10. Daire 2019/10074 E. 2023/6422 K. — Danıştay Kararı
10. Daire 2019/10074 Esas 2023/6422 Karar 02.11.2023
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2019/10074 E., 2023/6422 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2019/10074 Karar No : 2023/6422
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1) ... Genel Müdürlüğü VEKİLİ : Av. ... 2) ... Birliği VEKİLİ : Av. ...
KARŞI TARAF (DAVACILAR) : 1) ... 2) ... 3) ... 4) ... 5) ... VEKİLLERİ : Av. ...
İSTEMİN KONUSU :... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
DAVANIN KONUSU : Davacılar tarafından, mevsimlik işçi olarak geldikleri Aksaray ilinde Yeşiltepe Kasabasında kendilerine gösterilen yerde çadır kurmak suretiyle konakladıkları, 23/07/2015 tarihinde 15 yaşında olan yakınları ...'ın beraberindeki arkadaşı ... ile su kenarında ellerini yıkamak isterken ayağının kayması sonucu düşmesi neticesinde boğulmak suretiyle hayatını kaybetmesinde davalı idarelerin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürülerek müteveffanın annesi ... için 500,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 63.750,00 TL) maddi, 40.000,00 TL manevi, babası ... için 500,00 TL (miktar artırım dilekçesiyle 63.750,00 TL) maddi, 40.000,00 TL manevi, kardeşleri ..., ... ve ... için ayrı ayrı 20.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmiştir.
YARGILAMA SÜRECİ : İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla, sulama kanalını yapan ve 1995 tarihli protokolle devreden DSİ’nin, devir protokolünde açık olarak belirtildiği üzere, sulama tesisine ilişkin kontrol ve denetim yetkisinin her zaman olduğu, ayrıca sulama tesislerinin yapımı ve işleyişine ilişkin konularda tecrübesi olduğu da gözetildiğinde, sulama tesisinden kaynaklı bilahare gerçekleşebilecek can ve mal kaybı gibi hususlara yönelik denetim ve kontrollerini belli aralıklarla da olsa yapması ve gerekli tedbirlerin alınmasını sağlaması gerektiği, dolayısıyla dava konusu boğulma olayında, davalı DSİ Genel Müdürlüğü'nün denetim yetkisini gereğince kullanmadığından bu yönüyle hizmet kusurunun bulunduğu sonucuna varıldığı, davalı ... Birliği'nin mahalde alt yapı tesislerine ilişkin can ve mal güvenliğinin korunmasına yönelik gerekli tedbirleri alması gerektiğinden asli kusurlu olduğu ve davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarının %75'ini, kendisine kusur atfedilen DSİ Genel Müdürlüğü'nün ise %25'ini karşılaması gerektiği, tazmini gereken maddi tazminat tutarının tespitinde müterafik kusurun da (zarar görenin kusuru) dikkate alınması gerektiği, olay sırasında 15 yaşında olan müteveffa ...'ın belli bir algılama yeteneğinde olması gerekirken tedbirsiz olarak suya girdiği, davacı anne ve babanın çocuklarını koruma görevini gereği gibi yerine getirmedikleri, gerekli dikkat ve özeni göstermedikleri dolayısıyla olayın meydana gelmesinde zarar görenlerin de kusuru olduğu, müteveffanın yaşı ve olayın gelişimi dikkate alındığında müterafik kusurun %25 olması gerektiği sonucuna ulaşıldığından, tespit edilen maddi tazminat tutarının %75' inin davacılara ödenmesi gerektiği, davacı anne ... için talep olunan ve bilirkişi raporuyla belirlenen 63.750,00 TL maddi tazminat tutarının %75'i olan 47.812,50 TL maddi tazminat tutarının, 47.312,50 TL'sinin miktar artırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihi olan 12/04/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, 500,00 TL'sinin idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerektiği, idarelerin kusur durumuna ilişkin yapılan açıklamalar mucibince, söz konusu tutarın 35.859,37 TL sinin yasal faiziyle birlikte davalı ... Birliği'nce, kalan 11.953,13 TL sinin yasal faiziyle birlikte Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ödenmesi gerektiği, davacı baba ... için talep olunan ve bilirkişi raporuyla belirlenen 63.750,00 TL maddi tazminat tutarının %75'i olan 47.812,50 TL maddi tazminat tutarının, 47.312,50 TL'sinin miktar artırım dilekçesinin davalı idarelere tebliğ tarihi olan 12/04/2018 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte, 500,00 TL'sinin idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlkte davacıya ödenmesi gerektiği, idarelerin kusur durumuna ilişkin yapılan açıklamalar mucibince, söz konusu tutarın 35.859,37 TL'sinin yasal faiziyle birlikte davalı ... Birliği'nce, kalan 11.953,13 TL'sinin yasal faiziyle birlikte Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından ödenmesi gerektiği, olayda manevi tazminata ilişkin koşulların oluştuğu, olayın meydana geliş şekli ve sonuçları dikkate alındığında, davacı anne ve babanın her biri için ayrı ayrı 20.000,00 TL, diğer davacılar 3 kardeşin her biri için ayrı 4.000,00 TL olmak üzere toplamda 52.000,00 TL manevi tazminatın Mahkemece uygun görüldüğü, ancak müterafik kusur oranı dikkate alındığında toplam 39.000,00 TL manevi tazminatın davalı idarelerce, idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacılara ödenmesi gerektiği, yine idarelerin kusur durumu dikkate alınarak 29.250,00 TL manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte ... Birliği'nce, 9.750,00 TL manevi tazminatın faiziyle birlikte DSİ Genel Müdürlüğünce davacılara ödenmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince istinaf başvurusuna konu ... İdare Mahkemesi kararının hukuka ve usule uygun olduğu gerekçesiyle davalı idarelerin istinaf başvurularının reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü tarafından, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı, maddi tazminat istemine ilişkin hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan hesaplamanın hatalı olduğu, hükmedilen manevi tazminat tutarının yüksek olduğu, manevi tazminat tutarına dava tarihinden itibaren faiz yürütülebileceği ileri sürülmektedir. Davalı ... Birliği tarafından, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı, idareleri yönünden davanın reddi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacılar tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : ... DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin reddi ile usul ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : Bölge idare mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin ... İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak davalı idarelerce yapılan istinaf başvurularının reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, artan posta ücretinin iadesine, 4. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın ... İdare Mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2023 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.