10. Daire 2018/1497 E. 2022/6745 K. — Danıştay Kararı
10. Daire 2018/1497 Esas 2022/6745 Karar 29.12.2022
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2018/1497 E., 2022/6745 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2018/1497 Karar No : 2022/6745
TEMYİZ EDEN (DAVALILAR) : 1) … Bakanlığı / ANKARA VEKİLİ : Av. … 2) … Bakanlığı (… Genel Komutanlığı) VEKİLİ : Av. …
KARŞI TARAF (DAVACI) : … VEKİLİ : Av. …
İSTEMİN KONUSU : Davacı tarafından, tutuklu olarak bulunduğu … E Tipi Kapalı Cezaevinde bulunan hükümlü ve tutukluların, F Tipi cezaevlerinin faaliyete geçirilmesini önlemek için başlatılan açlık grevi ve ölüm oruçlarının görüşmelerle sona erdirilememesi üzerine, açlık grevi ve ölüm oruçlarının sona erdirilerek tedavileri için hastaneye götürülmelerinin sağlanması amacıyla 19/12/2000 tarihinde yapılan müdahale esnasında yaralanması neticesinde malul kalmasında idarenin hizmet kusuru bulunduğu ileri sürerek, 100.000,00 TL maddi tazminat ile 50.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istemiyle açılan dava sonucunda, ... İdare Mahkemesince, Mahkemelerinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının Danıştay Onuncu Dairesinin 17/05/2016 tarih ve E:2015/1826, K:2016/2756 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyularak yapılan inceleme neticesinde; davacının F Tipi cezaevlerinin faaliyete geçirilmesini önlemek amacıyla ölüm orucu tutarak pasif direniş gösterdiğinin açık olduğu ancak çatışmaya girdiğine ilişkin dava dosyasında somut bir bilgi ve belge bulunmadığı sonucuna varılarak pasif direnişteki mahkum ve tutukluların can güvenliğinin sağlanması yönünde gerekli önlemler alınmaksızın cezaevinde operasyon yapılması ve bu operasyon sonucu aktif direnişe katılmayan davacının silahla yaralanması suretiyle %54 oranında malul kalmasında idarenin ağır hizmet kusuru ve tazmin sorumluluğu bulunduğu, dava konusu olay nedeniyle Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu Başkanlığının … tarih ve … sayılı raporu ile belirlenen davacının %54 meslekte kazanma gücü kayıp oranı dikkate alınarak davacının kazanç kaybının belirlenmesine yönelik yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde düzenlenen raporda davacının tahliye tarihi dikkate alınarak yapılan hesaplamada maluliyeti nedeniyle maruz kaldığı kazanç kaybının 68.663,75 TL olarak hesaplandığı, bilirkişi raporunun hükme esas alınabilecek nitelikte bulunduğu belirtilerek davacının 100.000,00 TL maddi tazminat isteminin 68.663,75 TL'sinin kabulüne, yaşanan olay nedeniyle talep edilen 50.000,00 TL manevi tazminat isteminin de takdiren 20.000,00 TL'sinin kabulüne, fazlaya ilişkin maddi ve manevi tazminat istemlerinin reddine, kabul edilen maddi ve manevi tazminat tutarının idareye başvuru tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine ilişkin davanın kısmen kabulü, kısmen reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın kabule ilişkin kısmının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI : Davalı idareler tarafından, idarelerinin hizmet kusuru bulunmadığı, davacının da aktif rol alan eylemciler arasında yer aldığı, davacının kendi eylemi nedeniyle idarenin eylemi ile oluşan zarar arasındaki illiyet bağının kesildiği, aktif rol almayan tutuklu ve hükümlülerin hiçbir şekilde zarara uğramadığı, davanın reddine karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Davacı tarafından savunma verilmemiştir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : … DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
HUKUKİ DEĞERLENDİRME : İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Anılan Kanun'un 50. maddesinin 4. fıkrasında, "Danıştay'ın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesi, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılır." hükmü bulunmaktadır. Bu durumda, mahkeme kararlarının Danıştay tarafından bozulması halinde, mahkemelerce bozmaya ilişkin kararlar üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvuruları, bozma kararındaki esaslara uyulup uyulmadığı yönünden incelenebilecektir. Temyiz istemine konu yapılan kararın Dairemizin 17/05/2016 tarih ve E:2015/1826, K:2016/2756 sayılı kararındaki esaslar doğrultusunda verildiği anlaşıldığından, temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davalı idarelerin temyiz istemlerinin REDDİNE, 2. …. İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı temyize konu kararının ONANMASINA, 3. Temyiz yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 4. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (on beş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 29/12/2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.