10. Daire 2015/4994 E. 2017/281 K. — Danıştay Kararı
10. Daire 2015/4994 Esas 2017/281 Karar 23.01.2017
Danıştay 10. Daire Başkanlığı 2015/4994 E., 2017/281 K.
T.C. D A N I Ş T A Y ONUNCU DAİRE Esas No : 2015/4994 Karar No : 2017/281
Kararın Düzeltilmesini İsteyen (Davacı): … Tekstil Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. Vekili: Av. …
Kararın Düzeltilmesini İsteyen (Davalı): … Bakanlığı / ANKARA Vekili: Av. …
İstemin_Özeti: Danıştay Onuncu Dairesince verilen 20/05/2015 tarih ve E:2013/7084, K:2015/2391 sayılı kararın 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesine karar verilmesi davacı ve davalı idare tarafından istenilmektedir.
Savunmaların_Özeti: Taraflarca savunma verilmemiştir.
Danıştay Tetkik Hakimi: … Düşüncesi: Davacının kararın düzeltilmesi isteminin kabul edilerek mahkeme kararının bozulması, davalı tarafın isteminin 2577 sayılı Kanun'un 54. maddesinde öngörülen nedenler bulunmadığından reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA Hüküm veren Danıştay Onuncu Dairesince gereği görüşüldü: ... İdare Mahkemesinin davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararını onayan Dairemizin 20/05/2015 tarih ve E:2013/7084, K:2015/2391 sayılı kararının taraflarca düzeltilmesi istenilmektedir. Dava, davacı şirket adına tescilli gümrük çıkış beyannameleri muhteviyatı toplam 36.500 adet pantolonun, davacı şirket adına tescilli bir marka olmadığının tesbiti üzerine çıkış beyannamesine konu eşyanın ihracat işlemlerinin durdurularak ihracat yasağı konulması sebebiyle uğranıldığı iddia edilen 2.000.000 TL maddi zararın dava tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte tazmini istemiyle açılmıştır. ... İdare Mahkemesince, davacı şirket adına tescilli çıkış beyannameleri muhteviyatı toplam 36.500 adet pantolona el konulduğu hususunun ve zaptına dair işlemin, davacı şirketin kanuni temsilcisinin gözaltına alındığı ve sorgulandığı 26/10/2000 tarihinde öğrenildiğinin açık olduğu, yani davacı şirketin dava konusu zarara yol açan işleme 26/10/2000 tarihinde muttali olduğu dikkate alındığında, davacı şirketin hakkını ihlal eden işleme karşı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7 ve 12. maddeleri uyarınca 26/10/2000 tarihinden itibaren 60 gün içinde dava açması gerekirken, bu süre geçirildikten sonra 17/01/2012 tarihinde açılan davanın süresinde olmadığı gerekçesiyle davanın süre aşımı yönünden reddine karar verilmiştir. Davacı tarafından, süre ret kararının hukuka aykırı olduğu, davalı idare tarafından ise vekalet ücreti yönünden hukuka aykırı olduğu ileri sürülerek temyiz edilmiş, tarafların temyiz istemleri reddedilerek mahkeme kararı Dairemizin 20/05/2015 tarih ve E:2013/7084, K:2015/2391 sayılı kararı ile onanmış, taraflarca aynı iddialarla Dairemiz kararının düzeltilerek mahkeme kararının bozulması istenilmiştir. 1-Davacının, mahkemenin süre ret kararını onayan Dairemiz kararının düzeltilmesi yönündeki isteminin incelenmesi: Dava dosyasının incelenmesinden; davacı şirket tarafından Dahilde İşleme İzin Belgesi kapsamında imal edilen emtianın … tarih ve … sayılı Gümrük Çıkış Beyannamesi kapsamında yurt dışına ihraç edilmek istenildiği, ancak Ambarlı Gümrük Müdürlüğünce, davacı şirketin kendi imalatı olmadığı halde kendi imalatı gibi gösterilerek Dahilde İşleme Tebliğine aykırı olarak taahhüt kapatılması yoluna gidildiği gerekçe gösterilerek 1918 sayılı Kanun uyarınca emtiaya el konulduğu, gümrük kaçakçılığı suçundan dolayı ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2000/1496 esas sayılı dava dosyasında açılan davada beraat kararı verildiği, bu kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay tarafından, görev yönünden kararın bozulduğu, davaya ... Ağır Ceza Mahkemesinin … esasında devam edildiği, diğer yandan; gümrük kaçakçılığı olayında gümrük müşavirleri hakkında da 3217 sayılı Kanun uyarınca takibatta bulunulmasının talep edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucu düzenlenen rapora dayanılarak Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, Cumhuriyet Savcılığınca hazırlanan iddianame üzerine ... Asliye Ceza Mahkemesinin … esasında açılan davada verilen görevsizlik kararı nedeniyle ... Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davada, yapılan yargılama sonucunda şirket yetkilileri ve gümrük müşavirleri hakkında beraat kararı verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay ... Ceza Dairesince verilen … tarihli, E:…, K:… sayılı kararla, zamanaşımı nedeniyle davanın ortadan kaldırılmasına karar verildiği, ... Ağır Ceza Mahkemesinin … tarih ve Değişik İş No:… sayılı kararıyla, el konulan emtianın davacı şirkete iadesine karar verildiği, bu karara yapılan itirazın da ... Ağır Ceza Mahkemisinin 15/03/2010 tarihli kararıyla reddedildiği, Mahkemece el konulan emtianın davacı şirkete iadesi yönünde müzekkere yazılmasına karşın davalı idarece malların iade edilmemesi nedeniyle, davacı şirket tarafından 02/11/2011 tarihinde Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne başvurulduğu, 21/11/2011 tarihli cevap yazısı üzerine 16/12/2011 tarihinde Erenköy Tasfiye İşletme Müdürlüğüne başvurulduğu, başvuruya cevap verilmemesi nedeniyle 17/01/2012 tarihinde İdare Mahkemesi kayıtlarına geçen dilekçe ile davanın açıldığı anlaşılmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 7. maddesinde, dava açma süresinin, özel yasalarında ayrı süre gösterilmeyen hallerde Danıştayda ve idare mahkemelerinde altmış ve vergi mahkemelerinde otuz gün olduğu belirtilmiş; 10. maddesinde; "1. İlgililer, haklarında idari davaya konu olabilecek bir işlem veya eylemin yapılması için idari makamlara başvurabilirler. 2. Altmış gün içinde bir cevap verilmezse istek reddedilmiş sayılır. İlgililer altmış günün bittiği tarihten itibaren dava açma süresi içinde, konusuna göre Danıştaya, idare ve vergi mahkemelerine dava açabilirler. Altmış günlük süre içinde idarece verilen cevap kesin değilse ilgili bu cevabı, isteminin reddi sayarak dava açabileceği gibi, kesin cevabı da bekleyebilir. Bu takdirde dava açma süresi işlemez. Ancak, bekleme süresi başvuru tarihinden itibaren altı ayı geçemez. Dava açılmaması veya davanın süreden reddi hallerinde, altmış günlük sürenin bitmesinden sonra yetkili idari makamlarca cevap verilirse, cevabın tebliğinden itibaren altmış gün içinde dava açabilirler." kuralı yer almıştır. Uyuşmazlık konusu olayda, davacı tarafından kesinleşen yargı kararı ile iadesine karar verilen eşyanın iadesinin istenildiği, davacının bu isteminin mülkiyet hakkı kapsamında olduğu dikkate alındığında, 2577 sayılı Yasanın yukarıda aktarılan 10. maddesi uyarınca bir işlem veya eylemin yapılması için ilgililerce idareye her zaman başvurulabilmesi ve bu başvurunun sonucuna göre yasal süresi içinde idare mahkemesinde dava açılabilmesi mümkündür. Bu durumda, hem kesinleşen yargı kararının gereğinin ve hem de mülkiyet hakkının bir gereği olarak eşyanın iade edilmesi istemiyle 2577 sayılı Kanunun 10. maddesi kapsamında davacı tarafından 02/11/2011 tarihinde Ambarlı Gümrük Müdürlüğüne yapılan başvurunun zımnen reddi işleminden kaynaklandığı ileri sürülen zararın tazmini istemiyle 60 günlük dava açma süresi içinde 17/01/2012 tarihinde açılan davanın süresinde olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Bu itibarla, davacının kararın düzeltilmesi isteminin kabulü ile Dairemizin 20/05/2015 tarih ve E:2013/7084, K:2015/2391 sayılı kararının kaldırılmasına, ... İdare Mahkemesince davanın süre aşımı yönünden reddi yolunda verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davalı idarenin, süre ret kararının vekalet ücretine ilişkin kısmını onayan Dairemiz kararının düzeltilmesi yönündeki isteminin incelenmesi: Davacı tarafın, yukarıda belirtilen gerekçe ile karar düzeltme isteminin kabul edilerek Dairemizin 20/05/2015 tarih ve E:2013/7084, K:2015/2391 sayılı onama kararı kaldırılarak mahkeme kararı bozulduğundan, mahkemece bozma kararı uyarınca yapılacak yargılama sonucunda yeniden bir karar verileceğinden, davalı idarenin vekalet ücreti yönünden ileri sürdüğü karar düzeltme sebepleri, mahkeme kararının vekalet ücretine ilişkin kısmını onayan Dairemiz kararının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile, ... İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA, davalı tarafın karar düzeltme isteminin REDDİNE, yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan mahkemeye gönderilmesine, 23/01/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Danıştay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.