9. Hukuk Dairesi 2025/6284 E. 2025/6760 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

9. Hukuk Dairesi 2025/6284 E. 2025/6760 K. — Yargıtay Kararı

9. Hukuk Dairesi 2025/6284 Esas 2025/6760 Karar 23.09.2025
9. Hukuk Dairesi 2025/6284 E.,  2025/6760 K.

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
SAYISI : 2024/389 E., 2025/175 K.
DAVA TARİHİ : 22.12.2017

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıya ait yurt dışı şantiyelerde 28.01.2013 - 17.01.2017 tarihleri arasında çalıştığını, son aylık net ücretinin 1.500,00 Amerikan Doları (USD) olduğunu, iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasındaki ihtilafta yabancı hukukun uygulanması gerektiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak açılamayacağını, taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacının talep edebileceği bir alacağının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli kararı ile; davacının 28.01.2013-16.01.2017 tarihleri arasında olmak üzere 3 yıl 11... gün çalıştığı, beyanlarına başvurulan tanık anlatımları uyarınca davacının fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığına ilişkin iddiasının ispatlandığı, davacının iş sözleşmesinin davalı tarafından haksız feshedildiği, davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin 07.10.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 25.05.2023 tarihli kararı ile; somut uyuşmazlıkta Türk hukukunun uygulanmasının yerinde olduğu, davacının iş sözleşmesinin kıdem ve ihbar tazminatları ödenmemesini gerektirecek şekilde sona erdiğinin davalı işveren tarafından ispatlanamadığı, İlk Derece Mahkemesinin uyuşmazlık konusu hukuki ilişki ve hususları nitelemesi, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitleri, delilleri takdir ve değerlendirmesi, uyuşmazlığın çözümü için gereken hukuk kurallarını uygulaması ve uyuşmazlık konusu hususları gerekçelendirmesinin isabetli olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesinin 25.05.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece davalının sair temyiz itirazları incelenmeksizin, davacı işçinin 28.01.2013-16.01.2017 davalı Şirketin yurt dışında Umman'da bulunan projesinde çalıştığı, davacının tüm çalışma dönemi için tarafların iş sözleşmesi ile bir hukuk seçimi anlaşması yaptıkları, bu nedenle iş sözleşmesi ile seçilen hukukun uygulanması gerektiği, hâl böyle olunca, uzman bir bilirkişiden de denetime elverişli rapor alınmak suretiyle dosya kapsamındaki delil durumu birlikte değerlendirilerek ve usuli kazanılmış haklar da gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilâm başlığında belirtilen tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilâmına uyularak devam edilen yargılamada alınan bilirkişi ek raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde;
1. Somut uyuşmazlığa Türk hukuku uygulanması gerektiğini,
2. Aksi bir yorum hâlinde dahi Umman hukukuna göre alacakların zamanaşımına uğramamış olduğunu, Umman hukukunun doğru bir şekilde uygulanmadığını,
3. Yıllık ücretli izin alacağının hesaplanmamasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; iş sözleşmesine uygulanacak hukuk, talep edilen alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının yıllık ücretli izin, fazla çalışma, hafta tatili ile ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın