9. Hukuk Dairesi 2025/1103 E. 2025/4063 K. — Yargıtay Kararı
9. Hukuk Dairesi 2025/1103 Esas 2025/4063 Karar 05.05.2025
9. Hukuk Dairesi 2025/1103 E., 2025/4063 K.
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/890 E., 2024/1441 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Gaziantep 6. İş Mahkemesi SAYISI : 2021/533 E., 2023/222 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının çok sayıda işyeri olan davalı bünyesinde 18.12.1986 tarihinde büro işçisi olarak çalışmaya başladığını, aylık net 5.000,00 TL ücret aldığını, en son ... İş Merkezi yetkilisi olarak çalışırken 05.03.2021 tarihinde iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız şekilde sonlandırıldığını iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatil ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının davlıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; öncelikle davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının, müvekkili bünyesinde hiçbir zaman çalışmadığını, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından dosyaya sunulan hizmet döküm cetvelinde davacının müvekkiline ait bir taşınmazın inşaatında müteahhit firmanın elemanı olarak çalıştığının görüleceğini, SGK kayıtları incelendiğinde davacının iddia ettiği şekilde davalı nezdinde bir çalışmasının olmadığını, ayrıca hizmet döküm cetvelinde davacının başka yerlerde SGK'lı olarak çalıştığının sabit olduğunu, açıklanan nedenlerle müvekkiline karşı açılan işbu davada husumet itirazının bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; iş sözleşmesinin fesih tarihinin 12.01.2009 olarak değerlendirildiği, davacının iddia ettiği sonraki dönem çalışmalarının davalı bünyesinde gerçekleştiğinin davacı tarafça ispatlanamadığı, fesih tarihi kabul edilen 12.01.2009 tarihi dikkate alındığında talep edilen alacakların dava ve ıslah tarihi itibarıyla zamanaşımına uğradığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafın 12.01.2009 tarihinden sonra davalının yanında veya davalı ile arasında organik bağ bulunan başka bir işyerinde çalıştığını ispat edemediği, davacı tarafından dosyaya sunulan birtakım dekont, vekâletname ve makbuz gibi belgelerin davacının davalı yanında çalıştığını ispata yeterli olmadığı, ayrıca davacı vekilince bu delillere dava dilekçesinde açıkça dayanılmadığı, dava tarihi itibarıyla davacının talep ettiği alacakların zamanaşımına uğradığı gerekçeleriyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davacının davalı yanında çalıştığını gösteren belge niteliğindeki delillerin Mahkemece incelenmemesinin hatalı olduğunu, 2. Mahkemece davacının tanık dinletme talebinin reddedilmesinin hukuki dinlenilme hakkını ihlal ettiğini, 3. Davacı isticvabında her ne kadar dava dışı ... Lojistik Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. adlı Şirketin davalıyla ilgilisinin olmadığını beyan etse de davacının aynı anda başka işverenlere hizmet vermesinin mümkün olduğunu ileri sürmüştür. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının davalı nezdinde geçen hizmet süresi ve dava konusu alacakların zamanaşımına uğrayıp uğramadığına ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (6100 sayılı Kanun) 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.