9. Hukuk Dairesi 2009/46870 E. 2012/7619 K. — Yargıtay Kararı
9. Hukuk Dairesi 2009/46870 Esas 2012/7619 Karar 07.03.2012
9. Hukuk Dairesi 2009/46870 E., 2012/7619 K.
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi
DAVA : Davacı ve birleşen davalı, kıdem, ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin alacağının ödetilmesine davalı ve birleşen davacı, ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkeme, her iki davayı da reddetmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, iş sözleşmesinin işverence haksız feshedildiğini ileri sürerek, kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin ücreti alacağını istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı, davacının iş akdini kendisinin feshettiğini savunarak davanın reddini ,birleşen dosyada ise ihbar tazminatı istemiştir. C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davanın ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı taraflar temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1- Miktar ve değeri temyiz kesinlik sınırını aşmayan taşınır mal ve alacak davalarına ilişkin nihai kararlar HUMK.’un 426/A maddesi uyarınca temyiz edilemez. Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. Temyiz kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen taşınır malın veya alacağın değeri dikkate alınır. Faiz, icra (inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. Birleştirilen davalarda, temyiz sınırı her dava için ayrı ayrı belirlenir. İhtiyari dava arkadaşlığında, temyiz sınırı her dava arkadaşının davası için ayrı ayrı belirlenir. Karşılık davada, temyiz sınırı asıl dava ve karşılık dava için ayrı ayrı belirlenir. Tespit davalarında, temyiz sınırı tespit davasının öncüsü olduğu eda davasının miktar ve değerine göre belirlenir. Temyiz sınırından fazla bir alacağın tamamının dava edilmiş olması halinde, hükümde asıl istemin kabul edilmeyen bölümü temyiz sınırını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Kısaca temyize konu edilen miktara bakılarak kesinlik belirlenir.
Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması halinde, kısaca kısmi davada kesinlik sınırı dava edilen miktara göre değil, alacağın tamamına göre belirlenir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu’nun 06.06.1975 gün ve 1975/6-8 sayılı içtihadında, 5521 sayılı yasada açık düzenleme olmamakla birlikte, bu yasanın 15. maddesindeki düzenleme gereği HUMK.’un 426/A maddesindeki kesinlik sınırının iş mahkemelerinde verilen kararlarda da uygulanması gerektiği, grup halinde açılan davaların salt iş mahkemelerine özgü bir dava türü olmadığı, bu nedenle seri olarak açılan davalarda her dosya için kesinlik sınırına bakılması gerektiği açıkça belirtilmiştir. Dosya içeriğine göre hüküm altına alınan/temyize konu edilen miktar karar tarihi itibari ile 1400 TL kesinlik sınırı kapsamında kaldığından davalının birleşen davaya yönelik temyiz isteminin HUMK.’un 426/A, 432 maddeleri uyarınca REDDİNE, 2-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının yerinde olmaması nedeni ile reddine, Somut olayda, davacı iş akdinin davalı tarafından haksız feshedildiği iddiasıyla kıdem ve ihbar tazminatlarını talep etmiş, mahkemece iş akdinin davacı tarafından istifa nedeniyle sonlandırıldığı, kıdem ve ihbar tazminatları talep koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Dosya içerisinde mevcut 18.06.2001 tarihli davacı tarafından verildiği savunulan istifa dilekçesi fotokopi olup, aslına dosya içerisinde rastlanmamıştır. Davacı vekilince 20.10.2009 tarihli dilekçe ile istifa dilekçesindeki yazı ve imzanın davacı asile ait olmadığı şeklinde beyanda bulunulmuştur. Mahkemece bu iddia üzerinde değerlendirme yapılmadan hüküm verilmiştir. Mahkemece 18.06.2001 tarihli dilekçenin aslı celbedilerek imza konusunda gerekli araştırma yapılıp diğer delillerle birlikte değerlendirilip sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde ihbar ve kıdem tazminatı taleplerinin davanın reddine karar verilmesi hatalıdır. F) Sonuç: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 07.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.