9. Ceza Dairesi 2021/25367 E. 2025/3195 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

9. Ceza Dairesi 2021/25367 E. 2025/3195 K. — Yargıtay Kararı

9. Ceza Dairesi 2021/25367 Esas 2025/3195 Karar 21.04.2025
9. Ceza Dairesi 2021/25367 E.,  2025/3195 K.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2021/373 E., 2021/650 K.
SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi
Özetle suça sürüklenen çocuğun, olay tarihinde cezai ehliyetinin bulunmadığına, suça konu eylemin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığına, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmediğine, buna ilişkin alınan adli raporun hüküm kurmaya elverişli olmadığına, eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmek suretiyle mevcut çelişkilerin giderilmediğine, adli rapor ücretinin suça sürüklenen çocuğa yükletilmesine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi
Özetle adli tıp raporu için kuruma ödenen rapor ücretinin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmek suretiyle Çocuk Haklarına Dair Sözleşemeye aykırı davranılmasına ilişkindir.

III. GEREKÇE
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20/2. maddesi uyarınca davaya katılma hakkı bulunan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığına yokluğunda yapılan yargılamaya ilişkin olarak Mahkemelerce re'sen ihbarda bulunulmasının zorunlu olup olmadığı hususunda Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunca yapılan toplantı sonucunda verilen 13.12.2019 gün ve 2019/6 Esas, 2019/7 sayılı içtihadı birleştirme kararı ile Bakanlığa bildirimde bulunulmasının zorunlu olmadığının kabul edilmesi ve 5271 sayılı Kanun'un 237/2. maddesine göre kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağının anlaşılması karşısında, Bakanlık vekilinin davaya katılma ve hükmü temyize hakkı olmadığı gibi istinaf aşamasında verilen katılma kararı da bu hakkı vermeyeceğinden temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,

Ancak;
İlk Derece Mahkemesince suça sürüklenen çocuk hakkında hukuki anlam ve sonuçlarını yaşı itibariyle algılayıp algılayamadığının ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişmiş olup olmadığının tespiti için alınan adli raporun, harcaması zorunlu kamu masrafı niteliğinde bulunması nedeniyle Adli Tıp Kurumuna ödenen rapor ücretinin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle, Çocuk Haklarına Dair Sözleşmeye aykırı davranılması hukuka aykırı ise de, bu hususun Dairemizce düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

IV. KARAR
A. Şikayetçi Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle şikayetçi Bakanlık vekilinin vaki temyiz isteminin 5271 sayılı Kanun'un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısı ve Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemleri Yönünden
Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/131 Esas, 2020/157 Karar sayılı hükmünün 7 numaralı fıkrasında yer alan 100 TL'den ibaret Adli Tıp Kurumu Rapor ücretine ilişkin bölümün hükümden çıkarılarak hükmün 7 numaralı fıkrasının "Bu dava için yapılan 2 adet e-tebligat ve 1 adet posta giderinden oluşan toplam 26,25 TL'nin yargılama giderinin suça sürüklenen çocuktan tahsili ile Hazineye irat kaydına" şeklinde değiştirilmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

21.04.2025 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın