9. Ceza Dairesi 2013/4533 E. 2013/8951 K. — Yargıtay Kararı
9. Ceza Dairesi 2013/4533 Esas 2013/8951 Karar 13.06.2013
9. Ceza Dairesi 2013/4533 E., 2013/8951 K.
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Muhafaza görevini kötüye kullanma suçundan sanık ...'nın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 155/2. maddesi gereğince 4.000 Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 04.04.2012 tarihli ve 2011/366 esas, 2012/215 sayılı kararını müteakip, sanığın temyiz talebinin reddine ilişkin, aynı Mahkemenin 17.07.2012 tarihli ve 2011/366 esas, 2012/215 sayılı ek kararı ile ilgili olarak; Dosya kapsamına göre; yokluğunda verilen kararın sanığa savunmasında bildirdiği adresine 7201 sayılı Tebligat Kanununun 35. maddesine göre tebliğ edilerek kesinleştirildiği anlaşılmış olup, anılan maddenin uygulanabilmesi için gerekli ön koşul olan kendisine veya adresine Kanunun gösterdiği usullere göre, daha önce yapılmış bir tebliğ işleminin bulunması veya tebliğ yapılmamış ise söz konusu Kanunun 35. maddesinin son fıkrasında gösterilen istisnaî durumlardan birinin oluşmasının gerekli olması karşısında; gerekçeli kararın tebliği için sanığın bilinen son adresine çıkartılmış tebligat bulunmaması sebebiyle anılan Kanun maddesi uyarınca doğrudan yapılan tebligatın geçerli sayılamayacağı, bu hususun Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 01.12.2004 tarih, 2004/20415-12070 sayılı ilâmında da kabul edildiği üzere bu nedenle kararın kesinleşmemiş olduğu, bu sebeple sanığın öğrenme üzerine vermiş olduğu dilekçenin süresinde verilmiş temyiz dilekçesi olarak kabul edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde temyiz talebinin reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığının 06.12.2012 gün ve 2012/17864/69506 sayılı kanun yararına bozma talebine atfen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.12.2012 gün ve 2012/312300 sayılı tebliğnamesi ile daireye ihbar ve dava evrakı tevdi kılınmakla; Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Temyiz isteminin reddine ilişkin 17.07.2012 tarihli kararın tebliği usulsüz olup henüz kesinleşmediği, sanık müdafiinin bu karara yönelen 19.10.2012 tarihli kanun yararına bozma talebinin temyiz talebi mahiyetinde bulunduğu ve dosyanın temyiz incelemesi yapılmak üzere Yargıtay’a gönderilmesi gerektiği anlaşıldığından, koşulları bulunmayan kanun yararına bozma isteminin REDDİNE, dosyanın gereği için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.