9. Ceza Dairesi 2008/21260 E. 2010/12034 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

9. Ceza Dairesi 2008/21260 E. 2010/12034 K. — Yargıtay Kararı

9. Ceza Dairesi 2008/21260 Esas 2010/12034 Karar 30.11.2010
9. Ceza Dairesi 2008/21260 E.,  2010/12034 K.

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi Suç : Taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma Hüküm : 1- Sanık ... hakkında; Beraat 2-Sanık ... hakkında; 5237 sayılı TCK’nın 85/2, 62, 53/6. maddeleri uyarınca mahkumiyet, sürücü belgesinin geri alınması 3- Katılan sanık hakkında;765 sayılı TCK’nın 455/2-son, 59, 72, 647 sayılı Kanunun 4-6. maddeleri uyarınca mahkumiyet, erteleme

Dosya incelenerek gereği düşünüldü: 1- Sanık ... hakkında verilen hükme yönelik temyiz incelemesinde; Yapılan yargılama sonunda yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle beraate ilişkin hükmün ONANMASINA, 2- Sanık ... ile katılan sanık ... hakkında verilen hükme yönelik yapılan temyiz incelemesinde; Katılan sanık ...’ın idaresindeki araç ile Yalova istikametine seyir halinde iken olay yerine geldiğinde kendisi ile aynı istikamette ve yolun sağında soldaki SSK tarafına dönmek üzere durmakta olan ve 215 promil alkollü olan sanık ...’nin katılan sanık ...’ın geçmekte olduğu sırada harekete geçerek aracının sağ yan ön ve sağ arka tarafının ortasından çarpması sonucu bu aracın yön değiştirip karşı şeride geçmesine ve sanık ... idaresindeki otomobile çarpması şeklinde gelişen olay nedeniyle, a) Katılan sanık ...’ın olayda kusursuz olma ihtimali de göz önüne alınarak bir kez de Karayolları Genel Müdürlüğü uzmanlarından ya da Teknik Üniversitelerin ilgili bölümlerinden oluşturulacak bilirkişi heyetinden rapor alınarak sonucuna göre katılan sanığın kusur durumu ile, b) Olaya 215 promil alkollü olarak sebebiyet veren sanık ...’nin eylemini bilinçli taksirle işlediği de dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 7/2, 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri uyarınca, suçun işlendiği zamandaki kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun ilgili tüm hükümlerinin somut olaya ayrı ayrı tatbik edilmesi ve her iki kanuna göre hükmedilecek cezalar belirlendikten sonra, sanığın lehine olan kanunun tespiti ile lehe yasanın bir bütün halinde uygulanması ve bu durumun gerekçeye de yansıtılması suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılması, Kanuna aykırı, sanık müdafii, katılan sanık müdafii ile katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 30.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın