8. Hukuk Dairesi 2024/5734 E. 2025/6604 K. — Yargıtay Kararı
8. Hukuk Dairesi 2024/5734 Esas 2025/6604 Karar 27.10.2025
8. Hukuk Dairesi 2024/5734 E., 2025/6604 K.
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3664 E., 2024/1558 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 29. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/134 E., 2021/164 K.
Taraflar arasındaki elatmanın önlenmesi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
K A R A R
Yörede ilk orman tahdidi 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre 1942 yılında yapılmıştır. 1977 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu, eski tahdidin aplikasyonu ve 1744 sayılı Kanun'la Değişik 2. maddeye göre orman sınırı dışına çıkartılma çalışması yapılarak, 08.07.1982 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 1988 yılında 59 nolu Orman Kadastro Komisyonu tarafından 3302 sayılı 31.08.1956 tarihli ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunu'nun (3302 sayılı Kanun) uygulaması yapılıp, 27.02.1989 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir. 2010 yılında Mahkeme kararları uygulamaları yapılarak bir kısım 2/B madde alanları ile orman tahdit sınırları dışında kalan tapulama parselleri orman sınırları içine alınmıştır. 2011 yılında ise ... Mahallesinde Mahkeme kararı ile ilk defa ve hukuken orman sayılan alanlarda 3302 sayılı Kanun'a göre 2/B madde uygulamaları yapılmış ve 27.12.2011 tarihinde mahallinde askıya çıkartılarak kesinleşmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili Pendik ilçesi ... Mahallesi I nolu 2/B parselinin yaklaşık 2 dönümlük bölümünün 20 yılı aşkın süredir ... tarafından zilyet edilmekte olduğunu, üzerinde bu kişinin yaptırdığı bina ve yetiştirdiği meyve ağaçlarının mevcut olduğunu, ayrıca ... Otoyolu geçiş güzergahı nedeniyle dava konusu yerin ...'ne tahsisi olgusuna dayanarak Pendik Kaymakamlığınca ve Karayolları elemanlarınca boşaltılmak istendiğini, İstanbul ili Pendik ilçesi ... Mahallesi (köyü), I nolu 2B (orman) parseliyle ilgili muarazanın giderilmesi ve davalının müdahalesinin önlenmesini, dava sonuna kadar yıkımın tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "davacının kullanımında olduğunu iddia ettiği iki dönüm yerin bir kısmının 1 58... ve ... nolu parselde orman sayılmayan alanda kaldığı, 1 58... nolu parsel kalan kısmın 2/B alanında ve 50,90 m² olduğu, geriye kalan büyük bölümünün ise kesinleşmiş ... Devlet Orman sınırları içerisinde kaldığı, ... tarafından ...'ne verilen 07.01.2016 tarihli ve 01 nolu kesin izin oluru ile 1339579,26 m²lik ormanlık alanda 3. Köprü ve ... Otoyolu inşaatı için izin - irtifak hakkı verildiği, söz konusu izin - irtifak alanının, davacının kullanımında olduğunu iddia ettiği alanın ... Devlet Ormanı sınırları içinde kalan kısmını kapsadığını, 19.10.2010 tarihinde 5831 sayılı Kanun kapsamında ilana çıkartılan listede 1 58... nolu parselde kullanıcı ...'un görüldüğü, ... Devlet Orman sınırları içerisinde kalan kısımlarda özel mülkiyet tescilinin söz konusu olamayacağı ve orman alanının zamanaşımı ile iktisap edilemeyeceği" gerekçesiyle kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yetersiz bilirkişi raporlarına dayanılarak, eksik inceleme ve araştırma sonucu usul ve kanuna aykırı olarak karar verildiğinden bahisle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiş; Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. SONUÇ: Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 187,80 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.