8. Hukuk Dairesi 2024/2901 E. 2025/5000 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

8. Hukuk Dairesi 2024/2901 E. 2025/5000 K. — Yargıtay Kararı

8. Hukuk Dairesi 2024/2901 Esas 2025/5000 Karar 26.06.2025
8. Hukuk Dairesi 2024/2901 E.,  2025/5000 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/101 E., 2021/18 K.
HÜKÜM/KARAR : Bozma sonrası davanın kabulüne

Taraflar arasındaki vakıf evladı olduğunun tespiti davasından dolayı verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Dairece, Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava dilekçesinde; davacılar ... ile annesi ...'nun ... ... ... Vakfı'nın vakıf evladı olduklarının tespiti istenmiş daha sonra 11.01.2016 tarihli dilekçeyle talep daraltılarak davacıların ... ... ... ... ... Vakfı'nın evladı olduklarının tespitini istemiştir.
Cevap dilekçesinde, vakıftan galle fazlası alınabilmesi için davacıların vakfedenle soybağını ispatlamaları ve vakfiyede öngörülen şartların gerçekleşmesi gerektiği, ayrıca vakfın galle fazlası bulunmasının şart olduğu, bu konuların araştırılması, bu vakfa ait mezra ve köylerin Arazi Kanunlarına göre miri arazi (Hazine arazisi) niteliğinde olduğunun değerlendirildiği, vakıfla ve galle fazlası ile ilgili olarak yapılacak bir işlem olmadığı, açılan davada hukuki yarar olmadığından davanın reddi savunulmuştur.
İlk Derece Mahkemesi ilk kararı ile; davacıların soylarını dava konusu vakfın vakfedeni ... oğlu ...'e kadar ulaştıramadıkları gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 05.07.2018 tarihli ve 2017/7046 Esas, 2018/14987 Karar sayılı ilamı ile; "Tapu ve Kadastro II. Bölge Müdürlüğü Münakale Servisinin 03/12/2013 tarihli yazısı ekinde yer alan cilt:113, Sayfa:39, sıra:21 sene:341 nolu tapu kaydı ile ... numaralı Evkaf Defterinin 96 ve 97 sayfalarında bulunan secere kaydının bilirkişi raporunda belirtildiği gibi birbirini doğruladığı da gözetildiğinde ve aynı raporda ... ile bu kişi çocukları ... ve ... secerede geçen ... çocukları ... ve ... aynı kişi olduğunun takdiri mahkemeye bırakıldığı halde, neden aynı kişiler olmadığı konusunda herhangi bir gerekçe gösterilmeden davanın reddi yerinde değildir.Mahkemece gerektiğinde yeni bir bilirkişi raporu alınarak oluşacak sonuç doğrultusunda bir karar verilmelidir." gerekçesi ile Mahkeme kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, alınan bilirkişi raporuna göre, " Başbakanlık Devlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivi Daire Başkanlığı'nda ... numaralı Evkaf Defterinin 96-97.sayfalarında yer alan şecerenin davacıların iddiasını ispata elverişli bir delil niteliğinde olduğu, sayın mahkemece kabul edildiği, takdirde yine dosya kapsamında yer alan Tapu ve Kadastro II. Bölge Müdürlüğü Münakale Servisinin 03.12.2013 tarihli yazısı ekinde yer alan zabıt kaydında adı geçen ... hanım ile onun oğulları olan ... ve ... aynı kişi olduklarının dosya kapsamında ispat edilmiş olması halinde davacıların soyunu dava konusu vakfın vakfedeni ... oğlu ...'e kadar ulaştırmış oldukları ve böylelikle dava konusu ... ... ... ... ... Vakfının vakıf evladı oldukları" tespit edileceği belirtildiğinden bu dosyası için de Münakale servisi zabıt kaydı ile Evkaf defteri şeceresinde yer alan ... ile oğulları ... ve ... aynı kişiler olduğu kanaati ile davanın kabulü ile davacıların "... ... ... ... ... vakfının evladı olduklarının tespitine," karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekili verdiği temyiz dilekçesi ile; bilirkişi raporunda davacıların iddiasının ispatlanmadığı tespit edilmesine ve dosyada iddialarını kesin ve tartışmasız bir şekilde ispat eder resmi belge bulunmamasına rağmen davanın kabulü yönünde hüküm tesisi hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, Vakfedilen malların vakfedenin malı olmadığı, tahsisat kabilinden yerler olduğu, arazi kanunlarına göre miri arazi konumunda bulunduğu açık olmakla dava konusu vakfın galle alacağına konu olabilecek herhangi bir malı ve geliri olmadığından davacılar vakfedenin altsoyundan gelselerdi dahi galleye müstehik evlat ya da evlat olarak tespit edilmelerini istemekte korunmaya değer hukuki menfaatlerinin de bulunmadığını, arz edilen ve resen gözetilecek nedenlerle Mahkeme kararının bozulması istenmiştir.
Dava, vakıf evladı olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, Mahkeme kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Vakıflar Genel Müdürlüğü vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

SONUÇ: Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
5737 sayılı Vakıflar Kanunun 77. maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca Vakıflar Genel Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına, peşin harcın istek halinde temyiz eden Vakıflar Genel Müdürlüğüne iadesine,
Taraflarca Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın