8. Hukuk Dairesi 2022/3185 E. 2024/7499 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

8. Hukuk Dairesi 2022/3185 E. 2024/7499 K. — Yargıtay Kararı

8. Hukuk Dairesi 2022/3185 Esas 2024/7499 Karar 12.12.2024
8. Hukuk Dairesi 2022/3185 E.,  2024/7499 K.

MAHKEMESİ : Serik Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/10 E., 2021/38 K.
KARAR : Davanın kısmen kabul ve kısmen reddine

Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonunda Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabul ve kısmen reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asli müdahil Hazine vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

K A R A R

Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede 1954 yılında yapılan tapulama çalışmalarında Serik ilçesi ... köyü 16 parsel sayılı 50.750,00 m² yüz ölçümündeki taşınmaz, Temmuz 1944 tarih 9 sayılı, Kânunuevvel 944 tarih 37 sayılı, Ocak 949 tarih ve 4 sayılı tapu kayıtlarına istinaden davalılar ve murisleri adına tespit ve tescil edilmiştir. Taşınmaz kamulaştırma işlemi nedeniyle ifraz görmüş ve 158, 159 ve 160 nolu parsellere ayrılmış, daha sonrasında yenileme kadastrosu neticesinde 158 parsel 102 ada 1, 159 parsel 102 ada 2 ve 160 parsel 102 ada 3 parsel numaralarını almıştır. 6831 sayılı Kanuna göre yapılan orman kadastrosu ve 2/B uygulamaları 25.04.2008 tarihinde altı aylık ilana çıkarılmış, eldeki dava ilan süresi içinde açılmıştır.

Davacı Orman İdaresi, Antalya Orman Bölge Müdürlüğü 5 sayılı Orman Kadastro Komisyonunca, Serik ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sonucu kadastro tutanaklarının 25.04.2008 tarihinde askı yolu ile ilan edildiğini; Serik ilçesi ... köyü 16 parsel sayılı taşınmazın 50.750,00 m2 olarak davalılar adına tespit edildiğini; davaya konu olan ve davalı adına tespit gören parselin eskiden beri Devlet ormanı olup ve halen de orman niteliği bulunan ve orman bütünlüğünü teşkil eden yerlerden olduğunu belirterek 16 sayılı parselin orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tescilini talep ve dava etmiş; Hazinede davaya müdahale talebinde bulunmuştur.

İlk Derece Mahkemesinin 15.10.2014 tarih ve 2010/69 Esas, 2014/26 Karar Sayılı ilamı ile; 1954 tarihinde yapılan kadastro çalışmasında bir kısım tapu kayıtları dayanak gösterilerek dava konusu taşınmazın davalı taraf adına tespitinin yapıldığı, 3 üncü kişiler tarafından tespite karşı Kadastro Müdürlüğü'ne yapılan itirazın reddine karar verilerek tespit malikleri adına tutanağın kesinleşerek tapu sicilinin oluşturulduğu, arazi kadastrosunun kesinleşmesinden sonra yapılan orman kadastrosunun yeni bir kadastro çalışması olmayacağı ve taşınmazların orman sayılmasına olanak bulunmadığı, 2008 yılında orman kadastro çalışmasında yapılan orman sınırlandırılması işleminin 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 22/1 inci maddesi uyarınca ikinci kadastro niteliğinde olduğundan, yok hükmünde olduğu ve bütün sonuçlarıyla geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı Orman İdaresi ve asli müdahil Orman İdaresi temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay(Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 27.04.2017 ve 2015/13982 Esas, 2017/3714 Karar sayılı İlamı ile; daha önce genel arazi kadastrosu yapılan yerlerde, sonradan orman kadastrosunun yapılmasının yasal olduğu, dayanılan kanun kuralları ve hukuki sonuçları farklı olduğundan orman ve arazi kadastrosunun birbirine karşı ikinci kadastro olmayacağı, hal böyle olunca, somut olayda, çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Kanun hükümleri uyarınca yapılıp 25.04.2008 tarihinde ilan edilen orman kadastrosu ve 2/B madde uygulamasının 1954 yılında yapılan tapulama çalışmasına karşı ikinci kadastro kabul edilemeyeceği, işin esasına girilerek yöntemine uygun şekilde orman araştırması yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda; tüm deliller çerçevesinde hava fotoğraflarında ve orman amenajman planında yapılan incelemeler neticesinde davaya konu parsellerde orman sayılan yerler ve orman sayılmayan yerlerin ifraz edilen her bir parsele ilişkin olarak tespit edildiği, bilirkişi raporunun ekindeki krokide en güncel koordinatlara göre haritalandırıldığı gerekçesiyle, davacı Orman İşletme Müdürlüğü'nün ve asli müdahil Hazinenin açmış olduğu davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi ile; dava konusu Serik ilçesi ... köyü 102 ada 1 (eski 16 parselden ifrazen oluşan eski 158) nolu parselin 07.08.2021 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide 102/1A ile gösterilen 2392,43 m²lik kısmının ve 102/1B ile gösterilen 843,21 m²lik kısmının 102 ada 1 nolu parselden ifrazı ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, 102 ada 1 nolu parselin ise orman olarak ifraz olunan kısım dışında kalan bölümün 14131,24 m² olarak tespit ve tesciline, dava konusu Serik ilçesi ... köyü 102 ada 2 (eski 16 parselden ifrazen oluşan eski 159) nolu parselin 07.08.2021 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide 102/2A ile gösterilen 23,91 m²lik kısmının 102 ada 3 nolu parselden ifrazı ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, 102 ada 2 (eski 16 parselden ifrazen oluşan eski 159) nolu parselin ise orman olarak ifraz olunan kısım dışında kalan bölümün 1697,23 m² olarak tespit ve tesciline, dava konusu Serik ilçesi ... köyü 102 ada 3 (eski 16 parselden ifrazen oluşan eski 160) nolu parselin 07.08.2021 havale tarihli bilirkişi raporuna ekli krokide 102/3A ile gösterilen 6946,10 m²lik kısmının ve 102/3B ile gösterilen 3823,08 m²lik kısmının 102 ada 3 nolu parselden ifrazı ile orman vasfı ile Hazine adına tespit ve tesciline, 102 ada 3 (eski 16 parselden ifrazen oluşan eski 160) nolu parselin ise orman olarak ifraz olunan kısım dışında kalan bölümün 21069,60 m² olarak tespit ve tesciline karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asli müdahil Hazine vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Asli müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; yerel Mahkemece eksik ve hatalı inceleme yapılan bilirkişi raporuna dayanılarak karar verildiğini, dava konusu taşınmazın bir bütün arz ettiğini ve tamamının Orman niteliğinde olduğunu, öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü kaldırılmış olsa da toprağın orman olan niteliğini değiştirmediğini, İlk Derece Mahkemesince Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin de usul ve yasa hükümlerine aykırı olduğunu belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan arazi kadastrosunda taşınmazların 05.10.1954 tarihinde tespit edildiğini, itirazlar sonucunda hükmen vekil eden ve diğer mirasçıları adına tespit gibi tescil edildiğini, 2008 yılında yapılan Orman Kadastrosu çalışmasının ikinci kadastro olduğunu ve yok hükmünde olduğunu, Anayasa tarafından güvence altına alınan mülkiyet hakkı ve devlete güven ilkesinin yerel mahkeme kararı ile ihlal edildiğinden yerel mahkeme kararının bozulması ve/veya iç hukuk yollarının tüketilmesi için temyiz yoluna başvurduklarını belirterek hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Dava; tapu iptali ve tescil istemine yönelik olup, tapu iptali ve tescil davalarında husumetin, tapu maliklerine, tapu maliklerinin ölü olması halinde ise mirasçılarına yöneltilmesi ve tüm mirasçıların davada yer alması zorunludur. Taraf teşkilinin sağlanması dava şartı olup, bu koşul yerine getirilmeden işin esasına girilmesi hukuken mümkün bulunmamaktadır. Kamu düzenine ilişkin bu hususun, yargılamanın her safhasında Mahkemece re'sen dikkate alınması gerekir.

UYAP Takbis sisteminden yapılan sorgulamada, dava konusu 16 parselden ifrazen oluşan 158 parselin (yeni 102 ada 1 parsel) tapu kayıt maliklerinden müteveffa ... ve ölümünden sonra da mirasçılarının davaya dahil edilmediği, yine ... isimli kişinin tapuda malik olduğu ancak dosyada taraf olarak yer almadığı, dava konusu 16 parselden ifrazen oluşan 159 parselin (yeni 102 ada 2 parsel) tapu kayıt maliklerinden müteveffa ... ve ölümünden sonra da mirasçılarının davaya dahil edilmediği, yine ... ve Meral Gökçen isimli kişilerin tapuda malik oldukları ancak dosyada taraf olarak yer almadıkları, dava konusu 16 parselden ifrazen oluşan 160 parselin (yeni 102 ada 3 parsel) tapu kayıt maliklerinden müteveffa ... ve ölümünden sonra da mirasçılarının davaya dahil edilmediği, yine ... isimli kişinin tapuda malik olduğu ancak dosyada taraf olarak yer almadığı anlaşılmış olup, belirtilen kişiler usulüne uygun şekilde davaya dahil edilmeksizin işin esasına girilerek hüküm kurulması cihetine gidilmiştir. Bu haliyle davada taraf teşkilinin sağlandığından söz edilemez.

Hal böyle olunca; Mahkemece yapılması gereken iş, öncelikle dava konusu taşınmazların güncel tapu kayıtlarının dosya arasına alınarak, dosyada taraf olarak yer almayan tapu maliklerinin davaya dahil edilmesi için davacı tarafa süre verilmeli, bu şekilde taraf teşkilinin sağlanmasından sonra, işin esasına girilerek, tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husus göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, asli müdahil Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün bozulmasına, bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan sebeplerle;
Asli müdahil Hazine vekili ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 6100 sayılı HMK'nin geçici 3 üncü maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK'un 428 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA,

Taraflarca HUMK'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,

Peşin alınan harcın istek halinde yatırana geri verilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

12.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın