8. Hukuk Dairesi 2012/8936 E. 2013/1716 K. — Yargıtay Kararı
8. Hukuk Dairesi 2012/8936 Esas 2013/1716 Karar 19.02.2013
8. Hukuk Dairesi 2012/8936 E., 2013/1716 K.
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tescil
... ile ..., dahili davalılar Hazine ve ... aralarındaki tescil davasının kabulüne dair Akçakoca Sulh Hukuk Mahkemesi'nden verilen 23.02.2012 gün ve 448/67 ... hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... ve dahili davalı ... temsilcisi taraflarından süresinde istenilmiş olmakla; dosya incelendi, gereği düşünüldü:
KARAR
Davacı; kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik hukuki nedenine dayanarak, adına tapuda kayıtlı bulunan 157 ada 2 ve 13 parseller arasında yol olmadığı halde 4 metre genişliğinde ve 25 metre uzunluğundaki taşınmazının davalı yararına yol olarak tespit dışı bırakıldığını, taşınmazlarının bir bütün halinde olduğunu, yolun iptali ile 157 ada 2 ve 13 parsellerine eklenmesine karar verilmesini istemiştir. Davalı ...; dava konusu yerin kadim yol olduğunu, kadastro tespitinin doğru olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Dahili davalı ... temsilcisi, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. Dahili davalı ... temsilcisi; dava konusu yerin yol niteliğinde olmadığını, davacının zilyet ve tasarrufunda bulunan yerlerden olduğunu, iddia ve savunmalara bir diyecekleri olmadığını beyan etmiştir. Mahkemece; davacı yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluştuğundan davanın kabulüne, teknik bilirkişi tarafından düzenlenen 29.03.2011 tarihli krokide (A) harfiyle gösterilen 168,84 m2 yüzölçümündeki çıkmaz yolun davacıya ait 157 ada 2 ve 13 parsel ... taşınmazlara eklenmek suretiyle tapuya tesciline karar verilmiştir. Hüküm; süresi içerisinde, davalı ... ve dahili davalı ... temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu taşınmaz kadastro çalışmaları sırasında paftasında yol olarak gösterilen bir yerdir. 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 16. maddesi hükmüne göre yol, meydan ve köprü gibi orta malları haritasında gösterilmekle yetinilir. Taşınmazın haritasında yol olarak gösterilmesi bir kadastro işlemi olup kadastro tutanağı düzenlenmediği için böyle bir işlem tespit dışı bırakma işlemi niteliğindedir. Böyle bir yerin TMK.nun 713/1 ve 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17. maddesi hükümlerine göre tapuya tesciline karar verilebilmesi ve kazanılabilmesi için, taşınmazın nitelik itibariyle kazanmaya elverişli yerlerden olması ve zilyetlik koşullarının davacı yararına gerçekleşmiş bulunması ve 3402 ... Yasanın 16/c maddesindeki yerlerden olmaması gerekir. Mahkemece, 08.12.2009 tarihinde mahallinde yapılan keşif sırasında zapta yazılı bulunan "gözlem"e göre; "dava konusu edilen bölümün zeminde fındık sıra aralığında bulunan yol olarak kullanıldığı, davacıya ait taşınmazın ortasından geçtiği, davacıya ait taşınmazın kuzey hududunda bulunan yola bağlandığı gözlemlendi." yazılı bulunmaktadır. Mahalli bilirkişiler ile davacı ... davalı tanıkları da; dava konusu yerin yol olarak geçmiş tarihten bugüne kadar davalı ... ve ailesi tarafından güneyde bulunan 157 ada 4 parsel ... taşınmazlarına gitmek için kullandıklarını, davacı ... ailesinin dava konusu yolu şimdiye kadar hiç ekip, biçmediklerini, yolun sınırlarının hiç değişmediğini beyan etmişlerdir. Mahallinde yapılan keşif sırasında zapta yazılı bulunan hakim gözlemi ile yerel bilirkişi ve tanık beyanlarına göre, dava konusu yerin davalı ... ailesinin de müşterek istifadesinde olan yol niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. TMK.nun 715. ve 3402 ... Kadastro Kanunu'nun 16. maddesinde yolların kamu malı olduğu açıklanmıştır. Kamu malı niteliğinde bulunan bir yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yolu ile edinilmesi ve özel mülkiyet şeklinde de tapuya tescili mümkün bulunmamaktadır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme sonunda yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir. Davalı ... ve dahili davalı ... temsilcisi temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan kabulüyle hükmün 6100 ... HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 ... HUMK.nun 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, HUMK.nun 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna ve istek halinde 21,15 TL peşin harcın temyiz eden davalı ...'e iadesine 19.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.