8. Hukuk Dairesi 2011/4227 E. 2012/1375 K. — Yargıtay Kararı
8. Hukuk Dairesi 2011/4227 Esas 2012/1375 Karar 01.03.2012
8. Hukuk Dairesi 2011/4227 E., 2012/1375 K.
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi DAVA TÜRÜ : Tapu iptali ve tescil
... ile Hazine ve ... Tüzel Kişiliği aralarındaki tapu iptali ve tescil davasının kabulüne dair Silifke 1. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23.09.2010 gün ve 43/428 sayılı hükmün Yargıtay'ca incelenmesi davalı Hazine vekili tarafından süresinde istenilmiş olmakla dosya incelendi gereği düşünüldü:
K A R A R
Davacı vekili, miras yoluyla intikal ve kazanmayı sağlayan eklemeli zilyetlik nedeniyle 121 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine üzerindeki tapu kayının iptali ile vekil edeni adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. Davalı Hazine vekili, davacının ecrimisil ödediğini ve işgalci olduğunu açıklayarak davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, davacının yirmi yıldan fazla süredir zilyet olduğu ve kazanım koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve 121 parselin tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesi üzerine; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir. Dava konusu parsele ait tutanak 05.12.1972 tarihinde kesinleşmiştir. İncelenmekte olan bu dava ise 3402 sayılı Kadastro Kanununun 12/3. maddesinde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü sürenin kaçırılmasından sonra 23.01.2009 tarihinde açılmıştır. Anılan maddedeki 10 yıllık süre hak düşürücü nitelikte olup, olumsuz dava koşuludur. Hak düşürücü sürenin gerçekleşmesi, işin esasının incelenmesini önler. Hak düşürücü süre tüm def'i ve itirazlardan önce nazara alınır. Bu nedenle; yargılama bitinceye dek hak düşürücü sürenin geçtiği taraflarca ileri sürülebileceği gibi, görevden ötürü hakim tarafından kendiliğinden de gözönünde tutulur. Nizalı taşınmazın tescili tarihinden sonra sürdürüldüğü iddia ve beyan olunan zilyetlik bakımından ise; kural olarak tapulu taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetlik kazanım sağlamayacağından mülkiyet hakkının kazanılması yönünde değer ifade etmez. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir. Ayrıca kabule göre de; mülkiyetin aktarılmasına yönelik iptal ve tescil davaları kayıt malikine, kayıt maliki ölmüş ise mirasçılarına yöneltilir. Davalı ... Tüzel Kişiliği aleyhine açılan davanın husumet yokluğundan reddine karar verilmemiş olması da isabetsiz bulunmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün 6100 sayılı HMK.nun Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 01.03.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.