8. Ceza Dairesi 2023/3683 E. 2025/929 K. — Yargıtay Kararı
8. Ceza Dairesi 2023/3683 Esas 2025/929 Karar 06.02.2025
8. Ceza Dairesi 2023/3683 E., 2025/929 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/918 E., 2029/129 K. SUÇLAR : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık KARAR : Direnme TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2019 tarihli kararı ile sanıklar hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar İle Diğer Aletler Hakkında Kanun'a (6136 sayılı Kanun) aykırılık suçundan Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 08.10.2018 tarih 2018/6626 Esas, 2018/10451 Karar sayılı bozma ilamı ve gerekçesi yerinde görülmediğinden direnilmesine ilişkin kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 11.09.2023 tarihli ve 2023/7664 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/98894 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.10.2023 tarihli ve KYB-2023/98894 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olayla ilgili olarak Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31/05/2016 tarihli 2015/2-128 esas, 2016/292 karar sayılı ilamında "...bir hüküm, bozulmakla tamamen ortadan kalkacağından, Yerel Mahkemelerce direnme kararı verilirken, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 230, 231, 232. maddelerine uygun yeni bir hüküm kurulması zorunlu olup, aksi hal 5320 sayılı Kanun'un 8/1. maddesi gereğince halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’nun 308. maddesi uyarınca, mutlak hukuka aykırılık oluşturmaktadır. Ceza Genel Kurulunun yerleşmiş kararlarında da vurgulandığı üzere, CMK’nun 230 ve 232. maddeleri uyarınca, aynı Kanunun 223. maddesine göre verilen hükmün ne olduğu hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmeli, bozulmakla tamamen ortadan kalkan ve infaz yeteneğini yitiren önceki hükme atıf yapılmasıyla yetinilmemeli, onandığı takdirde başka bir kararın varlığını gerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte yeni bir hüküm verilmelidir. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.05.1998 gün ve 104-171 sayılı, 01.04.2008 gün ve 42-69 sayılı, 29.09.2009 gün ve 125-207 sayılı kararları da aynı mahiyettedir. ....bozulmakla ortadan kalkan eski hükümde direnilmesine karar verildikten sonra, 5271 sayılı Kanun’un 230 ve 232. maddeleri uyarınca verilen kararın ne olduğu, hükümde bulunması zorunlu olan“sonuç (hüküm)” kısmı eksik bırakılmıştır... bozulmasına..." şeklindeki açıklamalar ile, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232/6. fıkrasındaki" Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki ve anılan Kanun'un 307/4. fıkrasındaki "Yargıtaydan verilen bozma kararına bölge adliye veya ilk derece mahkemesinin direnme hakkı vardır. Direnme kararları, kararına direnilen daireye gönderilir. Daire, mümkün olan en kısa sürede direnme kararını inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir. Direnme üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunca verilen kararlara karşı direnilemez." şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12/03/2019 tarihli kararıyla 5271 sayılı Kanun'un 232. maddesi uyarınca denetime elverişli şekilde hüküm verilerek anılan Kanun'un 307/4. maddesi uyarınca da dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Sanıklar hakkında Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.11.2013 tarihli mahkumiyet kararının, Dairemizin 28.09.2015 tarihli bozma ilamı ile başka bir soruşturma kapsamında sanıklardan ele geçirildiği iddia olunan suça konu tabanca ve fişeklere ilişkin arama tutanağı, sanıkların kolluk ifadeleri ile soruşturma ve varsa diğer kovuşturma evrakında bulunup bu dosyayı da ilgilendiren belgelerin aslı ya da onaylı örneklerinin denetime olanak verecek şekilde dosyada bulundurulması gerektiğinden bahisle bozulmasını karar verildiği anlaşılmıştır. Bozma ilamı sonrası yeniden yapılan yargılama sonucunda Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02.2018 tarihli mahkumiyet kararının Dairemizin 06.10.2018 tarihli bozma ilamı ile, 28.09.2015 tarihli bozma ilamının gereği yerine getirilmediğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Bozma ilamı sonrası takiben, Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozmaya konu 12.03.2019 tarihli ve 2018/918 Esas, 2019/129 Karar sayılı kararıyla denetime elverişli olacak şekilde hüküm kurulmadan, yalnızca Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.02. 2018 tarihli kararında direnilmesine karar verilmiş ise de; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 232/6. fıkrasındaki" Hüküm fıkrasında, 223 üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir." şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, bir hükmün bozma kararı sonrası tamamen ortadan kalkacağından, İlk Derece Mahkemesi tarafından direnme kararı verilirken, 5271 sayılı Kanun’un 230, 231, 232. maddelerine uygun yeni bir hüküm kurulması zorunludur. 5271 sayılı Kanun'un 230 ve 232. maddeleri uyarınca, aynı Kanunun 223. maddesine göre verilen hükmün ne olduğu hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmeli, bozma kararı ile tamamen ortadan kalkan ve infaz yeteneğini yitiren önceki hükme atıf yapılmasıyla yetinilmemeli, onandığı takdirde başka bir kararın varlığını gerektirmeden infaza esas alınabilecek nitelikte yeni bir hüküm verilmelidir. Bu açıklamalar ışığında; Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 12.03.2019 tarihli kararıyla 5271 sayılı Kanun'un 232. maddesi uyarınca denetime elverişli şekilde hüküm verilerek anılan Kanun'un 307/4. maddesi uyarınca da dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kurulu'na gönderilmesine karar verilmesi yerine yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, 2. Bakırköy 3. Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.03.2019 tarihli 2018/918 Esas, 2019/129 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereğince, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.02.2025 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.