8. Ceza Dairesi 2021/6123 E. 2023/1406 K. — Yargıtay Kararı
8. Ceza Dairesi 2021/6123 Esas 2023/1406 Karar 16.03.2023
8. Ceza Dairesi 2021/6123 E., 2023/1406 K.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2017/1548 E., 2017/1542 K. SUÇLAR : İftira HÜKÜMLER : İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm fıkrası çıkarılıp sanıkların beraatlerine ve yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına şeklinde yazılmak suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükümlerin onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 ... maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 01.03.2016 tarihli iddianamesiyle sanıklar hakkında iftira
suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası gereğince cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır. 2. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2017 tarihli kararı ile sanıklar hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince ayrı ayrı 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir. 3. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27.09.2017 tarihli kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların istinaf başvurusunun İlk Derece Mahkemesince sanıkların mahkumiyetine ilişkin gerekçe ve hüküm fıkraları tamamen çıkarılıp, sanıkların üzerlerine atılı iftira suçunu işlemedikleri anlaşıldığından 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince beraatlerine, sanıklar için yapılan yargılama giderlerinin kamu üzerinde bırakılmasına, ibareleri eklenmek suretiyle, 5271 sayılı Kanun’un 280 ... maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılan vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme ile karar verildiğine, dilekçe hakkının sınırlarının aşıldığına, sanıkların iftira içeren beyanlarda bulunduklarına, bu beyanların şikayet hakkı olarak kabul edilemeyeceğine, sanıkların olmadığını bildikleri vakıaları şikayet konusu yaptıklarına, mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Dava konusu olay, sanıkların yetkili mercie şikayet dilekçesi vererek, gerçeğe aykırı biçimde katılanın yaptırdığı yurt binasında usulsüzlükler bulunduğunu, kredi yurtlar kurumu tarafından kiralanan binanın yapımı sırasında, kalas düşmesi sonucunda bir kişinin vefat ettiği ve üç yalancı şahitle ceza davasının önünü kapattıkları hususlarını ileri sürdükleri iddiasına ilişkindir. 2. ... Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/1076 soruşturma sayılı dosyasında, katılan ..., Ü.E., R.B. isimli kişiler hakkında konut dokunulmazlığını ihlal etme ve görevi kötüye kullanma suçlarından kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği anlaşılmıştır. 3. İlk Derece Mahkemesince özet olarak sanıkların aralarındaki hukuki ilişkiden ... anlaşmazlıklardan dolayı kasıtlı biçimde hareket ederek katılana yönelik gerçeğe aykırı biçimde suç isnadında bulundukları gerekçesiyle sanıkların mahkumiyetlerine karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Sanıkların iftira kabul edilen eylemlerinin vaka olarak mevcut olduğu, olan bir hususun şikayet konusu yapıldığı, şikayette bulunulan eylemin suçu oluşturup oluşturmadığını bilebilecek durumda olmayabilecekleri gerekçesiyle, İlk Derece Mahkemesince sanıkların mahkumiyetine ilişkin gerekçe ve hüküm fıkraları tamamen çıkarılıp sanıkların üzerlerine atılı iftira suçunu işlemedikleri anlaşıldığından
5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi gereğince beraatlerine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE Tüm dava dosyası içeriğine göre, sanıklardan ...'ın ... Caddesi üzerinde bulunan taşınmazı dava dışı A.N.Y. isimli şahıstan 05.10.2012 tarihinde 10 yıllık süre ile kiraladığı, taraflar arasında yapılan yazılı sözleşmeye göre, taşınmazın üçüncü bir şahsa satılması istenildiğinde, ilk önce sanıktan fiyat teklifi alınacağı, anlaşmaları halinde taşınmazın üçüncü bir şahsa haberi olmadan satılamayacağı hususunun kararlaştırıldığı, daha sonra söz konusu taşınmazın katılanın yetkilisi olduğu şirkete sanığın haberi olmadan satıldığı, katılanın yetkilisi olduğu şirketin kentsel dönüşüm işlemleri gerçekleştirmek amacıyla başvuruda bulunduğu ve yetkili kişilerin deprem riski hususunda inceleme yapmak için sanığın kiraladığı taşınmaza geldikleri, sanığın inceleme yapılmasına izin vermediği anlaşılmıştır. Sanık ...'ın savcılığa sunduğu şikayet dilekçesinde inceleme için gelen kişilerin yetkili olduklarına dair belgelerini göstermedikleri, kendilerine önceden tebligat yapılmadığı, katılanın usulsüz işlemler yaptığı, ayrıca bina inşası sırasında bir vatandaşın cadde üzerinde vefat etmesine rağmen, yalancı şahit dinletilerek inşaatın içinde sanki kafasına kalas düşmüş gibi gösterildiği hususlarını ileri sürdüğü, sanık ...'in babası olan sanık ...'ın da müşteki sıfatı ile alınan beyanlarda benzer iddialarda bulunduğu görülmüştür. Olay günü sanığın kiraladığı taşınmazda inceleme yapmak için gelen görevliler hakkında yürütülen soruşturma sonunda, usule aykırı işlem yapmadıkları, binanın bir başkasına satışının mümkün olduğu, binanın depreme dayanıklılığını kontrol amaçlı geldikleri ve konut dokunulmazlığını ihlal etmedikleri gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği görülmüştür. Tüm dava dosyası içeriğine göre, sanığın taşınmazın eski maliki ile yaptıkları sözleşme hükümlerinin ihlal edildiği inancıyla şikayet dilekçesi verdiği ve iddialarının maddi vakıalara dayandırıldığı, Anayasal şikayet hakkı kapsamında kalan eylemlerin iftira suçunu oluşturmayacağı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerde isabetsizlik görülmediğinden, katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddine karar verilmiştir.
V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 27.09.2017 tarihli kararında katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza
Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.03.2023 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.