8. Ceza Dairesi 2017/25063 E. 2019/12105 K. — Yargıtay Kararı
8. Ceza Dairesi 2017/25063 Esas 2019/12105 Karar 10.10.2019
8. Ceza Dairesi 2017/25063 E., 2019/12105 K.
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Hakkı olmayan yere tecavüz etme HÜKÜM : Mahkumiyet
Gereği görüşülüp düşünüldü: Suça konu taşınmaza ilişkin tapu kaydının getirtilip taşınmazın hangi nitelikte kayıtlı olduğunun belirlenmesi, mera, yaylak, kışlak şeklinde kayıt ya da tahsis kararının bulunmaması durumunda mahallinde keşif yapılıp mahalli bilirkişiler dinlenerek öteden beri mera, yaylak, kışlak ya da köylünün ortak kullanımında bir yer olup olmadığının belirlendikten sonra veya suç duyurusunda bulunulan Torul Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2012/116 Esas, 2013/62 Karar sayılı dosya içerisinde hükme esas alınan keşif tutanağı, bilirkişi raporu, olay görgü ve zarar tespit tutanağı gibi belgelerin denetime olanak sağlayacak şekilde aslı veya onaylı sureti getirtilmeden, eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre; 1- 5237 sayılı TCK.nun 50. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendindeki düzenlemenin, "...belirli yerlere gitmekten veya belirli etkinlikleri yapmaktan yasaklanma..."yı öngördüğü, yasada geçen "etkinlik" kavramının ise, "...insanın, çevresiyle arasındaki ilişkileri düzenleyen her türlü eylem-çalışma, iş yapma, işlerlik ve devinimi” ifade ettiği, bu fıkraya göre belirli yerler ve etkinlikler; temel hak ve özgürlüklerin özüne dokunmayan sanığın suç işlemesinde, suça yönelmesinde ya da zararlı alışkanlıklar edinmesinde veya bağımlılık yapan maddeler kullanmasında çevresel, psikolojik, sosyal veya ekonomik etkisi bulunan yada sanığın yeniden suç işlemesine yol açan etkenleri tetikleyecek yerler veya etkinliklerdir. Bu bağlamda sanık hakkında hükmedilecek seçenek yaptırımın infazı ile ulaşılmak istenilen temel amacın, sanığın yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, sanığın sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumunu kolaylaştırmak niteliğinde olması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının, 5237 sayılı TCK.nın 50/1-d maddesi uyarınca soyut ifadelerle infazda kuşkuya neden olacak şekilde, temel hak ve özgürlükleri kısıtlayacak şekilde “6 ay 20 gün süre ile kahvehanelere gitmeme” tedbirine çevrilmesi, 2- Seçenek yaptırımdan ibaret mahkumiyet kararına tekerrür hükümlerinin uygulanması suretiyle, 5271 sayılı TCK.nın 58/2. maddesine aykırı davranılması, 3- Sanık hakkında hükmedilen adli para cezası 5237 sayılı TCK.nın 52/4 ve 5275 sayılı Yasanın 109. maddesi ve bu maddeye dayanılarak çıkarılan Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Tüzüğün 51. maddelerine aykırı olarak infaz yetkisini kısıtlar şekilde “mahkememiz kararının kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde peşin olarak ödemesine“ karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 10.10.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.