7. Hukuk Dairesi 2025/2036 E. 2025/3260 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2025/2036 E. 2025/3260 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2025/2036 Esas 2025/3260 Karar 25.06.2025
7. Hukuk Dairesi 2025/2036 E.,  2025/3260 K.

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/121 E., 2024/539 K.

Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... ada ... parsel sayılı taşınmazını ölünceye kadar bakım akdi ile davalıya temlik ettiğini, davalının kendisine iki ay baktığını, daha sonra ilgilenmediğini, dükkanı olması nedeniyle sürekli çalıştığını ileri sürerek; bakım akdinin feshi ile taşınmazın tapu kaydının iptali ve adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
2. Davacı asil dava dilekçesinde; 06.08.2007 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiğini bildirmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; bakım akdinden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini belirterek; davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “davanın reddine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince; “1928 doğumlu ...'nin çekişme konusu ... ada ... parsel, teras kat, 5 No.lu bağımsız bölümü 20.01.2006 tarihinde 1957 doğumlu, davalı yeğeni ...'a ölünceye kadar bakma akdi ile temlik ettiği, 06.08.2007 havale tarihli dilekçesi ile davadan feragat ettiği, davacı vekilinin de temyiz dilekçesinde davacının iradesini özgürce kullanamadığını, feragat beyanının geçersizliğini ileri sürdüğü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 311. maddesi gereğince feragatin irade fesadı ile alınıp alınmadığı hususunun tereddüte yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi, varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile sonuca gidilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı” gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “davacının feragatının 6100 sayılı Kanun'un 311. maddesinde belirtilen irade fesadı hâllerinden hangisine dayandığı hususunda delillerin sunulması için taraflara süre verildiği, davacı ...'nin feragat tarihi itibariyle hukuki ehliyetinin olup olmadığının tespiti açısından ATK'ya gönderilerek rapor aldırıldığı, davacı asil ...'nin davadan feragat ettiği 06.08.2007 tarihi itibariyle kendi hür iradesiyle serbest olarak eylem ve işlemlere girişebileceği, davadan feragat ettiği 06.08.2007 tarihi itibariyle fiil ehliyetine haiz olduğu ATK raporu ile sabit olmakla davanın davacı asilin 06.08.2007 tarihli feragat dilekçesi doğrultusunda feragat nedeniyle reddine” karar verilmiş ve yargılama giderleri davacı üzerinde bırakılmıştır.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacının fiil ehliyetinin bulunmadığını, alınan raporun hatalı ve eksik olduğunu, tanık beyanlarının dikkate alınması gerektiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, bakım borcunun yerine getirilmediği iddiasına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3/2 hükmünün atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 428. maddesi ile 439/2 hükmünde yer alan sebeplerden birisinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 5.06.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın