7. Hukuk Dairesi 2024/32 E. 2024/5237 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2024/32 Esas 2024/5237 Karar 25.11.2024
7. Hukuk Dairesi 2024/32 E., 2024/5237 K.
MAHKEMESİ : Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1394 E., 2023/1601 K. DAVACILAR : ... mirasçıları ... vd. vekili Avukat ... DAVALILAR : ... vd. DAVA TARİHİ : 10.09.2018 KARAR : Davanın reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Tunceli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/64 E., 2021/155 K.
Taraflar arasındaki kadastral parselin ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın, davalı Hazine vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait taşınmazların da içinde bulunduğu bölgede yapılan imar uygulamasının Malatya İdare Mahkemesinin 29.12.2011 tarih, 2010/1115 Esas ve 2011/3762 sayılı ilamı ile iptal edildiğini, bu iptalden sonra belediye tarafından yeniden şuyulandırma işlemine de başlanılmadığını, imar uygulaması ile bir kısım parsellerinin muhafaza edilirken bir kısmına belediye, Maliye ve 3 üncü şahısların hissedar kılındığını, bu uygulama mahkeme kararı ile iptal edildiğinden belediye, hazine ve 3 üncü şahıslar adına oluşturulan tescilin "yolsuz tescile" dönüştüğünden belediyeye müracaat edildiğini ve tapunun imar uygulaması öncesi kadastral/imar parseline dönüştürülmesinin istendiğini, ne var ki belediyenin bu taleplerine olumlu veya olumsuz bir cevap vermediğini belirterek 2005 yılında yapılan şuyulandırma işlemi ile oluşturulan tapuların illiyeti ortadan kalkmış olduğundan parsellerinin ihya edilmesine ve 2005 yılı önceki eski haline getirilmesine, ortak edilen 3. şahısların hak sahipliğinin temelini oluşturan işlem iptal edildiğinden yolsuz tescil haline gelen tapu kayıtlarının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının dava açma konusunda korunması gereken bir menfaatinin olmadığını, İdare Mahkemesi kararları ile iptal edilen imar 18 uygulamasının iptal kararları gerekçeleri de dikkate alınmak suretiyle Geriye Dönüşüm Cetvelleri hazırlanmak ve yeniden imar uygulaması yapılmak suretiyle işlemlerinin devamının gerektiğini, imar uygulaması yapmanın belediyelerin zorunlu görevi olduğunu, iş bu duruma göre yeni 18 uygulamasının kaçınılmaz olduğunu, dava konusu bölgede kurumlarınca yeni imar uygulaması yapılmasının düşünüldüğünü belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu alanda 18 inci madde uygulamalarının başladığı ve en kısa sürede tamamlanacağı bildirilmişse de, idare mahkemesi kararının 06.12.2012 tarihinde kesinleştiği, dava tarihine kadar yaklaşık 6 yıl, dava tarihinden bu yana da yaklaşık 3 yıl geçtiği, Belediye Başkanlığından bildirilen son müzekkere cevabında bazı parsellerde ormanla ilgili davaların bulunduğunun bildirildiği, davacının uzun yıllar yeni uygulamanın başlayıp tamamlanmasını beklediği, davalı belediyenin kusurlu ya da kusursuz olarak işi sürüncemede bıraktığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararda Hazine yönünden bir hüküm kurulmadığından mezkur kararın hukuka aykırı ve eksik incelemeye dayalı olduğunu, davacıya ait olan 191 ada 9, 10, 11 ve 12 parsel numaralı taşınmazların imar uygulamasından önceki haline dönüştürülüp davacı adına tescil ettirildiğini, hazine hisselerinin imar uygulaması öncesi kadastral durumuna dönüşüne ilişkin bir ifade bulunmadığını, anılan kararın eksik olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 20 Şubat 2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7 nci maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesine yeni bir fıkra eklendiği, eklenen bu hüküm uyarınca dava konusu uyuşmazlığın idareye başvuru yoluyla çözülmesi gerektiği, imar parselinin kadastral parsele ihyasına yönelik dava konusu talebin, kanun değişikliği nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu belirtilerek davalı hazine vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; yasa değişikliğinin somut olayda uygulanmasına yer olmadığını, iptal edilen imar planından sonra yeni bir imar çalışması yapılmadığını, davalı Hazinenin istinaf itirazları ile istinaf kararının bağdaşmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, kadastral parselin ihyası istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 7221 sayılı Coğrafi Bilgi Sistemleri ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun 7 nci maddesiyle 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18 inci maddesine eklenen hükme göre; 3194 sayılı Kanunun 18 inci maddesi kapsamında yapılmış imar uygulamalarının kesinleşmiş mahkeme kararlarıyla iptal edilmesi nedeniyle; davaya konu parselin imar planı kararları ile umumi ve kamu hizmetlerine ayrılan alanlara denk gelmesi veya iptal edilen uygulama ile tahsis ve tescil edilmiş parsellerde hak sahiplerince yapı yapılmış olması ve benzeri hukuki veya fiili imkânsızlıklar nedeniyle geri dönüşüm işlemleri yapılarak uygulama öncesi kök parsellere dönülemeyeceğinin parselasyon planlarını onaylamaya yetkili idarelerin onay merciince tespiti halinde, öncelikle davaya konu parselin hak sahiplerinin muvafakati alınmak kaydıyla uygulama sahası içerisinde idarece uygun bir yer tahsis edileceği veya anlaşma olmaması halinde davacı hak sahibinin kök parseldeki yeri dikkate alınarak uygulamadaki düzenleme ortaklık payı kesintisi düşüldükten sonraki taşınmazın rayiç bedeli üzerinden değerinin ödeneceği belirtilmiştir.
3. Değerlendirme 1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan .sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine ,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.