7. Hukuk Dairesi 2023/5236 E. 2024/4423 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2023/5236 E. 2024/4423 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2023/5236 Esas 2024/4423 Karar 10.10.2024
7. Hukuk Dairesi 2023/5236 E.,  2024/4423 K.

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2022/1230 E., 2023/1416 K.
DAVA TARİHİ : 01.07.2020
KARAR : Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 6. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/288 E., 2022/72 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ...'ın 18.10.2017 tarihinde dava konusu İstanbul ili, ... ilçesi,... Mahallesi, 9058 ada 10 parselde bulunan 3 No.lu bağımsız bölümü satın aldığını, bu nedenle davalının taşınmaza haksız müdahalesinin önlenmesi ve müvekkili adına yapılan tescil tarihinden itibaren aylık 1.000.00 TL kira bedelinin yıllık yasal kira artışlarıyla ve yasal faiziyle birlikte tahliyenin gerçekleşeceği tarihe kadar davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalının dava konusu taşınmazdaki payını dava dışı ...e, bu kişinin de payını davacıya devrettiği, davalının taşınmazı kullanımının geçerli bir sebebe dayanmadığı, taşınmazda fuzuli şagil durumunda olduğu anlaşıldığından davanın kabulüyle davalının dava konusu taşınmaza yönelik müdahalesinin men'ine, taşınmazdan tahliyesine, 31.432,76 TL ecrimisilin dava tarihi olan 01.07.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; müvekkiline yapılan tebligatın usulsüz olduğunu, taşınmazın borca karşılık teminat olarak devredildiğini, davacının sebepsiz zenginleşeceğini, davacı ve ailesinin davacıya yıllarca yaptığı ödemeler dikkate alındığında haksız işgal olmadığını, dava konusu taşınmaz ile ilgili İstanbul Anadolu 16. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/149 Esas dosyasında açılan tapu iptal ve tescil davası ile müvekkili tarafından tefecilik suçuna ilişkin savcılık şikayetinin sonucu beklenerek karar verilmesi gerektiğini belirterek, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının tapu maliki olduğu, davalının dava tarihi itibariyle tapu maliki olmadığı, davacının malik olarak haksız kullanım nedeni ile el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talep etme hakkı olduğu, davalının haklı bir nedenle taşınmazı kullandığını kanıtlayamadığı, dava dilekçesinin davalıya adreste "kimse bulunamaması nedeni ile en yakın komşusu ...ya çarşıda olması nedeni ile tebliğ edildiği, muhtara teslimat yapılarak 2 No.lu ihbarnamenin kapıya yapıştırıldığı, komşusuna haber verildiği ve imzadan imtina etmesi nedeni ile imzasının alınamadığı" şeklinde tebliğ edildiği, o haliyle tebligatın usulüne uygun olduğu, ayrıca davalının değişik tarihte dosyaya mazeret dilekçesi sunduğu, duruşmadan haberdar olduğu, duruşmada beyanının alındığı, bilirkişi raporlarının tebliğ edildiği, davalının istinaf aşamasında sunduğu belgeleri yargılama esnasında sunmadığı; davalının açtığı herhangi bir dava olmadığı, mülkiyet hakkına üstünlük tanınması gerektiği, davalının uğrayacağı zararın mahsubu gerektiği şeklindeki savunmasının yerinde olmadığı, yasal süre içerisinde herhangi bir takas ve mahsup talebinin bulunmadığı anlaşıldığından, davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde mevcut sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk
1. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (4721 sayılı yasa) 683 üncü maddesinde; "Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi, her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir"

2. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup 08.03.1950 tarih 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı Kararı).

3. Değerlendirme
1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

10.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın