7. Hukuk Dairesi 2013/7752 E. 2013/16622 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2013/7752 Esas 2013/16622 Karar 10.10.2013
7. Hukuk Dairesi 2013/7752 E., 2013/16622 K.
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda; hüküm süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiş, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenmiş ise de; HUMK'nun 435.maddesi gereğince duruşma isteğinin süreden reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü: 1)Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının tüm, davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2)Davacı, davalıya ait işyerinde Bursa Bölge Müdürü olarak çalıştığını, 2009 yılı Ocak- Şubat- Mart- Nisan- Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos- Eylül ayı ücretlerinin ödenmediğini, ileri sürerek diğer isteklerle birlikte ücret alacağının da hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı, davacının iddiasının gerçek dışı olduğunu, ücret alacağı bulunmadığını bildirerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece, davacının 8 ayı aşkın bir süre ücret almadan çalışması hayatın olağan akışına aykırı olacağı gibi sebepsiz zenginleşmeye sebep verilmemesi açısından Borçlar Kanununun ilgili maddeleri göz önünde bulundurularak hesaplanan ücret alacağında takdiren 1/3 oranında hakkaniyet indirimi yapıldığı belirtilerek bilirkişi raporunda belirlenen ücret alacağından 1/3 oranında indirim yapılarak isteğin kabulüne karar verilmiştir. İşçi ücretlerinin ödenmesi konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmaktadır. 4857 sayılı İş Kanununun 37 nci maddesine göre, işçiye ücretin elden ya da banka kanalıyla ödenmesi durumunda, ücret hesabını gösteren imzalı ve işyerinin özel işaretini taşıyan “ücret hesap pusulası” verilmesi zorunludur. Uygulamada çoğunlukla “ücret bordrosu” adı altında belgeler düzenlenmekte ve periyodik ödemelerde işçinin imzası alınmaktadır. Banka aracılığı ile yapılan ödemelerde banka kayıtları da ödemeyi gösteren belge niteliğindedir. Ücretin ödendiğinin ispatı işverene aittir. Bu konuda işçinin imzasını taşıyan bir ödeme belgesi yeterli ise de, para borcu olan ücretin ödendiğinin tanıkla ispatı mümkün değildir. Yukarıda açıklanan ilkeler gereğince, ücret alacağında takdir indirim uygulamasının hiçbir yasal dayanağı bulunmamaktadır. Somut olayda davacı işçinin 2009 yılı Ocak- Şubat- Mart- Nisan- Mayıs- Haziran- Temmuz- Ağustos- Eylül ayı ücretlerinin ödendiği hususu davalı işveren tarafından ispat edilemediği mahkemenin kabulündedir. Bu durumda söz konusu aylara ilişkin ücretin tamamı yerine 1/3 oranında indirim yapılarak hüküm altına alınması hatalı olmuştur. O halde davacı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalıya yükletilmesine, 10.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.