7. Hukuk Dairesi 2013/6632 E. 2013/13882 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2013/6632 Esas 2013/13882 Karar 05.09.2013
7. Hukuk Dairesi 2013/6632 E., 2013/13882 K.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı vekili, davacı işçinin davalıya ait işyerinde çalışmakta iken iş akdinin haksız olarak feshedildiğini, 22.02.2006-01.06.2011 arasında kesintisiz olarak çalıştığını ileri sürerek kıdem, ihbar ve kötüniyet tazminatı ile bazı işçilik alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir. Davalı vekili, hizmetin kesintili olduğunu, davacının 22.06.2006 tarihinde başlayıp, üniversiteye gitmek için 01.10.2007 tarihinde kendisinin ayrıldığını, tekrar 01.08.2010 tarihinde çalışmaya başladığını, feshin haklı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece, davacı işçinin üniversite eğitimi için çalışmaya ara verdiği SGK kayıtlarına göre hizmet süresinin belirlendiği; işveren tarafından davacının okula gittiği dönemde hizmet akdinin haklı nedenle feshettiğine ilişkin kanıt sunulmaması nedeni ile hizmetleri birleştirilmesinin uygun olacağı gerekçesi ile 22.06.2006-01.10.2007 dönemi çalışması kıdem ve ihbar tazminatı hesabındaki süreye dahil edilmiştir.
Taraflar arasında, 22.06.2006-01.10.2007 dönemindeki iş ilişkisinin işçinin istifası ile sona erip ermediği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Genel olarak iş sözleşmesini fesih hakkı, karşı tarafa yöneltilmesi gereken tek taraflı bir irade beyanı ile iş sözleşmesini derhal veya belirli bir sürenin geçmesiyle ortadan kaldırabilme yetkisi veren, bozucu yenilik doğuran bir haktır. İşçinin haklı bir nedene dayanmadan ve bildirim öneli tanımaksızın iş sözleşmesini feshi, istifa olarak değerlendirilmelidir. İstifa iradesinin karşı tarafa ulaşmasıyla birlikte iş ilişkisi sona erer. İş sözleşmesinin istifa ile sona ermesi halinde, işçi ihbar ve kıdem tazminatlarına da hak kazanamayacağı gibi fasılalı çalışmada kıdem ve ihbar tazminatı hesabında söz konusu dönemin sonraki çalışma dönemine eklenmesi de mümkün değildir. Mahkemece, davacının 22.02.2006-01.10.2007 dönemi çalışmasını üniversiteye gitmek amacı ile kendisinin sona erdirdiği yolundaki savunmaya yönelik olarak davacının üniversite kayıtları getirtilerek üniversiteye başlama tarihi belirlenip; öte yandan davalının temyiz dilekçesi ekinde sunduğu ibraname de davacıya gösterilip beyanları alınarak davacının 22.02.2006-01.10.2007 dönemi çalışmasının kıdem ve ihbar tazminatını gerektirmeyecek şekilde kendisi tarafından sona erdirilip erdirilmediği değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile 22.02.2006-01.10.2007 dönemi çalışmasının kıdem ve ihbar tazminatı hesabına esas hizmet süresine ilave edilerek karar verilmesi hatalı olmuştur. O halde davalı vekilinin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 05.09.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.