7. Hukuk Dairesi 2013/4955 E. 2013/4088 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2013/4955 Esas 2013/4088 Karar 21.03.2013
7. Hukuk Dairesi 2013/4955 E., 2013/4088 K.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı, çalışmalarınızdan verim alınamadığından ve hizmetlerinizden istifade edilemediği şekliyle yapılan fesih bildiriminin kesin ve açık olmadığını, davalı işyerinde geçerli bir performans değerlendirme sisteminin olmadığını, davacının başka yerde değerlendirme imkanının hiçbir şekilde araştırılmadığını, ileri sürerek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatılmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini istemiştir Davalı, davacının sağlık durumuna özen göstermemesi nedeniyle sık sık rapor aldığını, yapmakla yükümlü olduğu görevini savsakladığını, işine özen göstermediğini, yapılan tüm uyarılara rağmen durumunu düzeltmediğini ve bu durumun iş akışını olumsuz yönde etkilediğini ve davacının yerine görev yapacak arkadaşının belirlenmesi de aksaklıklara yol açtığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, feshe dayanak yapılan nedenlerle ilgili olarak belge sunulmadığı, fesih yazısında gösterilen sebebin hangi objektif kriterlere dayandığının işyerine özgü uygulanan objektif kriterlerin ne olduğunun somut delilleri gösterilmediği, büyük bir yapılanma ve kadroya sahip olan işverenin davacıyı kendisine uygun başka bir pozisyonda istihdam edip edemeyeceğinin araştırılmadığı, feshin keyfi olup son çare ilkesine uyulmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. ./... 2013/4955-4088 S.2
4857 sayılı İş Kanunu’nun 18. maddesine göre otuz veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde en az altı aylık kıdemi olan işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesini fesheden işveren, işçinin yeterliliğinden veya davranışlarından ya da işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanmak zorundadır. 4857 sayılı Kanun’un 18. maddesi bakımından işçinin davranışlarından kaynaklanan sebepler, işçinin aynı Kanunun 25/II. maddesinde öngörülen sebepler niteliğinde ve ağırlığında olmayan, işyerinde işin görülmesini önemli ölçüde olumsuz etkileyen, sözleşmeye aykırı davranışlarıdır. İşçinin davranışı ancak işyerinde olumsuzluklara yol açması halinde geçerli sebep olabilir. İşçinin sosyal açıdan olumsuz bir davranışı, toplumsal ve etik açıdan onaylanmayacak bir tutumu işyerinde üretim ve iş ilişkisi sürecine herhangi bir olumsuz etki yapmıyorsa geçerli sebep sayılamaz. 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin ikinci fıkrasına göre feshin geçerli sebebe dayandığını ispat yükümlülüğü işverene aittir. İşçi, feshin başka bir sebebe dayandığını iddia ettiği takdirde, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Dosya içeriğine göre davacının 15.09.2004 tarihinde yolcu hizmetler memuru olarak davalı işyerinde işe başladığı 29.12.2011 tarihli fesih bildiriminde çalışmalarından verim alınamadığı ve hizmetlerinden istifade edilemediği için iş sözleşmesinin geçerli sebebe dayalı olarak feshedildiği anlaşılmaktadır. Davacının 2011 yılında doğum hariç fesihten önceki 49 günde 42 gün rapor aldığı alınan raporların farklı rahatsızlıklara dayandırıldığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacının bu şekilde aldığı raporlar sebebiyle işyerinde işin yürütülmesine ve aksamasına ve olumsuzluğa yol açtığı açıktır. Başka bir deyimle alınan raporlardan dolayı işverenin davacının yerine başka eleman temin etmek durumuyla karşı karşıya kalacağı ve önceden oluşturulmuş çalışma programlarının aksayacağının kabul edilmesi gerekir. Bu durumda artık işverenden normal koşullarda davacı ile iş ilişkisini sürdürmesi beklenemez. Hal böyle olunca davacı tarafından 1 kez rapor aldırılması tek başına geçerli neden değilse de bunun sık sık olması işverene geçerli nedenle iş akdini fesih hakkı vereceğinden feshin geçerli sebebe dayandığı gözetilmeden yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmesi hatalıdır. Belirtilen sebeplerle 4857 sayılı Kanun'un 20/3 maddesi uyarınca mahkeme kararının bozularak ortadan kaldırılması ve Dairemizce aşağıda yazılı olduğu gibi hüküm oluşturulması gerekmiştir. ./... 2013/4955-4088 S.3
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile; 1-Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2-Davanın reddine 3-Alınması gereken 24.30 TL harçtan peşin yatırılan 21.15 TL peşin harcın mahsubu ile kalan 3.15 TL bakiye karar ilam harcının davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 4-Davacının yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 80,00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ne göre 1.320,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6-Artan gider ve delil avansının istek halinde ilgili tarafa iadesine, 6-Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 21.03.2013 tarihinde oybirliği ile KESİN olarak karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.