7. Hukuk Dairesi 2013/24576 E. 2013/24205 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2013/24576 Esas 2013/24205 Karar 31.12.2013
7. Hukuk Dairesi 2013/24576 E., 2013/24205 K.
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Vekili Av. ... 2-... Mad. Ltd. Şti. Vekili Av. ...
Dava Türü : Alacak
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı davalılar tarafından işletilmekte olan ve ...Köyünde faaliyet gösteren Maden ocağında işe başlayıp, fesih tarihine kadar aralıksız olarak çalıştığını, hiçbir neden yokken haksız ve sebepsiz olarak davalı işverenler tarafından işine son verildiğini, maden ocağı davalı ... Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş. tarafından devletten yani Etibank Genel Müdürlüğünden kiralandığını, işletmesini yani madenin çıkarılmasını taşeron olarak diğer davalı ... Madencilik İnş. Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti.’ne verildiğini, davalı ... Madencilik İnş. Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından maden ocağından çıkarılan madenler diğer davalı ... Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş. tarafından Antalya'da bulunan fabrikasına götürülerek orada işlendiğini, maden ocağının asıl işvereninin ... Madencilik Elektrik Üretim San. ve Tic. A.Ş. olduğunu, ... Madencilik İnş. Kimya San. ve Tic. Ltd. Şti. ise alt işveren konumunda olduğunu, her iki davalı arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisi bulunduğunu, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu belirterek tazminat ve işçilik alacaklarının tahsilini istemiştir.
Davalı ... söz konusu maden ocağında bulunan işletme ve ruhsat hakkını diğer davalıya kiraladığını, yani diğer davalı ile aralarında rödövans sözleşmesi bulunduğunu, bu sözleşme uyarınca ... Madencilik’in mevcut iş yerinde kendi adına üretim ve işletme yapmakta olup üretmiş olduğu malı kendilerine veya başka firmalara fatura ettiğini, diğer davalının söz konusu işyerini kendi nam ve hesabına işlettiğini, kendilerinin sorumluluğu bulunmadığını, firmaları ile diğer davalı arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunmadığını, belirterek davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... Madencilik, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece davacının davalıya ait işyerinde süresi belirsiz hizmet akdiyle görev yaptığı, davalı işverenin tek taraflı olarak iş akdini feshettiği, davalı tarafın feshinin haklı nedene dayanmadığı, davacının kıdem ve ihbar tazminatına fazla mesai alacağı, resmi tatil ücreti alacağı, yıllık ücret izin alacağına hak kazandığı gerekçesi ile bu alacakların davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. Uyuşmazlık 3213 sayılı Maden Kanununda değişiklik yapan 10/06/2010 - 5995 sayılı Kanunun 17. maddesi uyarınca bu tarihten öncesi ve sonrasına ilişkin davalıların sorumluluğu, aralarındaki hukuki ilişkinin niteliği, davalılar arasında asıl işveren-alt işveren ilişkisinin bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır. 3213 sayılı Maden Kanununun Ek 7. maddesinde “(Ek madde: 10/06/2010 - 5995 S.K./17. md.) Maden ruhsat sahiplerinin, ruhsat sahalarının bir kısmında veya tamamında üçüncü kişilerle yapmış oldukları rödövans sözleşmelerinde, bu alanlarda yapılacak madencilik faaliyetlerinden doğacak İş Kanunu, iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili idari, mali ve hukuki sorumlulukların rödövansçıya ait olacağı, ancak bu durumun ruhsat sahibinin Maden Kanunundan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacağı” bildirilmiş olup söz konusu hüküm yürürlük tarihi itibariyle somut olaya uygulandığında, bu tarihten, iş sözleşmesinin sona erdiği tarihine kadar olan dönemdeki işçilik alacaklarından sadece rödövans sözleşmesi ile çalışan firma sorumlu olacaktır. Anılan yasanın yürürlük tarihinden önceki dönemdeki dava konusu alacaklardan davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verilmesi gerekir. Buna göre davalıların sorumluluk dönemlerine göre hesaplamalar yeniden yapılarak, süresinde ve yerinde olan zamanaşımı def'i değerlendirilerek çıkacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
Öte yandan dosyaya sunulan banka hesap ekstrelerinde gözüken ödemelerin neye dair olduğu davalılara açıklatılıp sonucuna göre yapılacak değerlendirme ile karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi de hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, 31.12.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.