7. Hukuk Dairesi 2013/2012 E. 2013/7643 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2013/2012 E. 2013/7643 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2013/2012 Esas 2013/7643 Karar 25.04.2013
7. Hukuk Dairesi 2013/2012 E.,  2013/7643 K.

Mahkemesi :İş Mahkemesi

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekillerince istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı şirketlerden Arser İş Makineleri Servis ve Tic. AŞ.'de 23.08.2002-16.07.2008 tarihleri arasında çalıştığını, iş yerinde çalışma arkadaşları ile birlikte, anayasal hakları olan sendikal örgütlenmeye karar verdiklerini ve davalı Arser İş Makineleri Servis ve Tic A.Ş işçisi olarak Liman İş Sendikasına üye olduğunu, iş yerinde sendikal örgütlenmenin ve üyelik kayıtlarının başlaması üzerine, davalı işverenin tutumunu birdenbire değiştirerek, öncelikle kendisinin ve diğer işçilerin bilgisi, rızası ve kabulü olmaksızın, davalılar arasında yasalara aykırı olarak devir sözleşmesi yapıldığını, Arser İş Makineleri Servis ve Tic A.Ş'de çalışan sendika üyesi işçilerin tamamının, örgütlenmenin başladığı günün ertesi günü olan 21.06.2008 tarihli 7497 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile iş akdinin feshine dair ihtarnamenin keşide edildiğini, davalıların grup şirketi olduklarını, muvazaalı olarak hareket ettiklerini, sendikal nedene bağlı olarak ve sendikal örgütlenmeyi engellemek amacı ile yasalara ve hukuka aykırı olarak haksız fesih gerçekleştirdiklerini, haksız feshin sendikal örgütlenmeyi engellemek amacıyla yapıldığını belirterek Sendikalar Kanunun 31. madde uyaranca 12 aylık brüt ücreti ve kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin, resmi tatil alacaklarının ödetilmesini talep etmiştir.
Davalı savunmasında, davacının işe iade davası açmadığından sendikal tazminat talep edemeyeceğini belirtmiştir.
Mahkemece, işverenin yaptığı aynı içerikli fesihler sonucu açılan işe iade davalarında verilen kabul kararlarının Yargıtay’ca onandığı ve işverenin fesih bildiriminde belirtilen nedenleri ispatlayamadığından davacının kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığı, genel tatillerde ücretin ödendiğini ileri süren davalı tarafın dayandığı bordrolarda fazla mesai sütununda ödeme yapıldığını, bordrolarda genel tatil sütunu bulunmadığı, taraflar arasındaki hizmet sözleşmesinin geçici maddesinde fazla mesai ücretlerinin aylık ücrete dahil olduğu belirtilmiş bulunduğundan, bu ücret bordrolarında fazla mesai sütunundaki ücretlerin davacıya genel tatil ücreti olarak ödendiği, davacının iş güvencesi kapsamında olduğu, bu nedenlerle davacının işe iade davası açmamış olması nedeniyle fesih geçerli hale geldiğinden davacının sendikal tazminat talep etme hakkı bulunmadığı sonucuna varılarak sendikal tazminatın reddine , diğer alacakların kabulüne karar verilmiştir.
Davacı işçinin ulusal bayram ve genel tatillerde çalışma karşılığı ücretlere hak kazanıp kazanmadığı hususu taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını iddia eden işçi, bu iddiasını ispatla yükümlüdür. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda yer alan bayram ve genel tatil ücreti ödemesinin yapıldığı varsayılır. Bordroda ilgili bölümünün boş olması ya da bordronun imza taşımaması halinde işçi, ulusal bayram ve genel tatil günlerinde çalıştığını her türlü delille ispat edebilir.
Ulusal bayram ve genel tatillerde çalışıldığının ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, yazılı delil niteliğindedir. Ancak, sözü edilen çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda, tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bununla birlikte, işyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
İmzalı ücret bordrolarından, ulusal bayram ve genel tatil ücretlerinin ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından daha fazla çalışıldığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin alacağının bordroda görünenden daha fazla olduğu yönünde bir ihtirazi kaydının bulunması halinde, ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının ispatı her türlü delille yapılabilir. Bordroların imzalı ve ihtirazi kayıt taşımaması durumunda dahi, işçinin bordroda yazılı olanın dışında ulusal bayram ve genel tatil çalışmalarının yapıldığını yazılı delille kanıtlaması imkân dahilindedir.
Mahkemece davacının ulusal bayram ve genel tatil alacağı talebi hüküm altına alınırken kararın gerekçesinde 14.06.2012 tarihli bilirkişi raporundaki hesaplamaya itibar edildiği yazılmasına rağmen hükümde 26.09.2011 tarihli 1. raporda belirtilen miktar üzerinden karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davacıya yükletilmesine, 25.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın