7. Hukuk Dairesi 2013/1690 E. 2013/5169 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2013/1690 E. 2013/5169 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2013/1690 Esas 2013/5169 Karar 01.04.2013
7. Hukuk Dairesi 2013/1690 E.,  2013/5169 K.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Davacı vekili taraflar arasındaki iş sözleşmesinin davalı işverence haksız olarak feshedildiğini belirterek kıdem ve ihbar tazminatı ile fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil, hafta tatili, yıllık izin ücreti ve işçilik ücretinin hüküm altına alınmasını istemiştir.
Davalı vekili taraflar arasında iş sözleşmesi bulunmadığını bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece taraflar arasında iş ilişkisi bulunduğuna dair yeterli kanıt olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı temyiz etmiştir.
Görev konusu kamu düzenine ilişkin olup mahkemece kendiliğinden dikkate alınmalıdır. İş Mahkemelerinin görev alanını hakim, tarafların iddia ve savunmalarına göre değil 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun l.maddesini esas olarak belirleyecektir.
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanununun l.maddesi uyarınca İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuki uyuşmazlıklarının çözüm yeri iş mahkemeleridir.
4857 sayılı Kanununun 4/1-e maddesinde “ev hizmetlerinde çalışanlar” hakkında bu kanun hükümleri uygulanmaz. Ev hizmetlerinde “aşçı”, “uşak”, “temizlikçi”, “şoförlük” gibi işlerde çalışan işçi ile ev sahibi işveren arasındaki uyuşmazlığın İş Mahkemesi yerine genel mahkemelerde çözümlenmesi gerekir. İş Kanunu kapsamı dışında bırakılan bu hizmetleri gören kimselerle bunları çalıştıranlar arasındaki hukuki ilişkiye Türk Borçlar Kanununun hizmet akdine ilişkin hükümleri uygulanır.
Buna karşın evde hastaya bakan “hemşire” ile “çocuk eğiticisi” İş Kanunu kapsamında değerlendirilmelidir.
Davacı vekili dava dilekçesinde davacının davalı yaşlı olup yalnız yaşadığından şoförlüğünü yaptığını, ilaçlarını verip diğer bakımlarını yerine getirdiğini iddia etmiştir.
Davacı tarafın iddiası ve yukarıda sıralanan bilgiler ışığında taraflar arasındaki uyuşmazlıkta 4857 sayılı İş Kanununun hükümlerinin uygulanması söz konusu olmadığından 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu hükümleri gereğince İş Mahkemesinin görevli olduğundan da söz edilemez. Uyuşmazlığın çözüm yeri genel hükümlere göre Asliye Hukuk Mahkemesi olup, mahkemece HMK'nun 115.maddesi gereğince davanın usulden reddine karar vermek gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 01.04.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın