7. Hukuk Dairesi 2012/9541 E. 2013/3971 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2012/9541 E. 2013/3971 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2012/9541 Esas 2013/3971 Karar 20.03.2013
7. Hukuk Dairesi 2012/9541 E.,  2013/3971 K.

Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Dava, mirasçılık belgesinin verilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece, mirasçılık belgesi verilmesinin nüfus kayıtlarıyla mümkün olduğu, miras bırakanın annesinin bilinmediği, evli veya çocuklarının olup olmadığının belirlenemediği gibi, mirasçı oldukları iddia edilen kişilerin miras bırakanın ölüm tarihinden sonra nüfusa kayıt edildikleri gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş ise de, varılan sonuç doğru olmadığı gibi, hükmün gerekçesi de yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir.
4721 Sayılı Türk Medeni Kanununun 30. maddesine göre doğum ve ölüm, nüfus sicilindeki kayıtlarla ispat olunabileceği, nüfus kütüklerinde kayıt bulunmaması veya bulunan kaydın doğru olmadığının anlaşılması halinde, gerçek durumun her türlü delille kanıtlanması mümkün olduğu düzenlenmiştir. Bu olgu gözetildiğinde miras bırakanın nüfusa kayıtlı olmaması başlı başına irs ilişkisinin kurulamadığı sonucunu doğurmayacağı, dolayısıyla da davanın reddini gerektirmeyeceği kuşkusuzdur.
Öte yandan; hukukumuzda çekişmeli yargıya tabi davalarda taraflarca hazırlama ilkesi geçerli olup, hâkim tarafların talepleri ile bağlıdır. Hâkim, talepte bulunan tarafların iddia ettiği olaylar ve ileri sürdüğü deliller ile yetinerek karar vermek zorundadır. Çekişmesiz yargıya tabi davalarda ise re’sen araştırma prensibi egemendir. Hasımsız açılan ve çekişmesiz yargıya tabi olan davalarda verilen kararlar kesin hüküm teşkil etmediği gibi bu kararlar açılacak bir iptal davası sonucunda değiştirilebilir veya ortadan kaldırılabilir. .../.

2012/9541-2013/3971 S.2

Somut olaya gelince; dosya kapsamında bulunan delillere göre, miras bırakan ...’nun nüfusta kaydının bulunmadığı, Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen 1994/385 Hz. Numaralı dosya içeriğine göre ... ve ... oğlu ...’nun 21.08.1994 yılında terör örgütü mensuplarınca öldürüldüğü anlaşılmıştır. Dava dilekçesinin ekinde yer alan hazırlık soruşturması evrakında da ifade sahibi olarak dinlenen kişiler de bu durumu doğrulamışlardır.
Az yukarıda açıklanan hukuksal olgu uyarınca; mirasçılığın her türlü delille kanıtlanabileceği gözetildiğinde, davacı tarafın davasını ispat ettiği kabul edilerek mevcut delil durumuna göre mirasçılık belgesinin verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 20.03.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın