7. Hukuk Dairesi 2012/8955 E. 2013/12492 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2012/8955 Esas 2013/12492 Karar 03.07.2013
7. Hukuk Dairesi 2012/8955 E., 2013/12492 K.
Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi
YARGITAY İLAMI
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalılar ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın bağımsız bölümlerinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de; verilen karar davanın niteliğine ve yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. Kural olarak muhdesat aidiyetinin tespiti davasının dinlenebilmesi için genel dava şartlarından başka iki özel koşula daha ihtiyaç vardır. Özel koşulların ilki, tespit davasının konusunu ancak bir hukuki ilişkinin oluşturabileceğidir. Gerçekten tespit hükmü, hak ve alacakların doğduğu hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığını tespit etmekte olup, miktarları hakkında bir şey içermez. Bu nedenle uygulamada, konusu yalnızca maddi vakıa ya da vakıalar olan tespit davalarının dinlenemeyeceği sonucuna varılmıştır. Kural olarak maddi vakıa ya da vakıalar ancak hukuki bir ilişki ile birlikte tespit davasına konu olabilirler. İkinci koşul, davacının sözünü ettiği hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığının hemen tespitinde hukuki bir yararı bulunmalıdır. Hukuki yarar koşulu, tespit davasını hükme bağlayan tüm yasalarda öğretide ve uygulamada kararlılıkla aranmaktadır. Öte yandan, bir hukuki ilişkinin hemen tespitinde, hukuki yararın varlığının kabul edilebilmesi için de şu üç koşulun birlikte olması zorunludur. a)Davacının bir hakkı veya hukuki durumunun halihazır bir tehlike ile ciddi biçimde tehdit edilmiş olması, b)Bu ciddi tehdit sebebiyle davacının hukuki durumunun tereddüt ya da belirsizlik içinde olması, c)Tespit hükmünün bu tehlikeyi ortadan kaldıracak nitelikte olması. Açıklanan nedenlerle davacının hukuki korunma (himaye) ihtiyacını başka bir vasıta ile tamamen tatmin edebilmesinin mümkün olduğu hallerde, hukuki ilişkinin soyut tespitinde hukuki yararının bulunmadığı, bu nedenle tespit davası açamayacağı kuşkusuzdur. Kural olarak, eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde muhdesat aidiyetinin tespiti davası açılmasında hukuki bir yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Sözü edilen kuralın ayrık hali olarak eda davası ile elde edilecek tespit hükmünün kapsamı, muhdesat aidiyetinin tespiti davası ile elde edilecek tespit hükmünün kapsamından daha dar ise, eda davası açılması mümkün olmasına rağmen, eda davasından bağımsız olarak ayrı bir tespit davası açılabileceği de öğretide ve uygulamada kararlılık kazanmıştır. Az yukarıda genel dava şartlarından ayrık olmak üzere tespit davasına özgü koşulların mahkemece resen gözetilmesi zorunludur. Bu hukuksal olguların ışığı altında duraksamasız belirtmek gerekirse hukuki yarar dava koşuludur. Somut olaya gelince; davacı tarafın tapuya kayıtlı ve ortaklığın giderilmesi davasına konu edilen 3437 ada 22 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan bina niteliğindeki muhdesatın bir kısım bağımsız bölümlerinin kaba inşaatının aralarındaki sözleşme uyarınca dava dışı kişiye yaptırıldığı, geri kalan eksikliklerin ise davacılarca tamamlandığı öne sürülerek dava konusu bağımsız bölümlerin mülkiyetinin tespitini istediği anlaşılmaktadır. Az yukarıdaki hukuki olgular ve taşınmazdaki paydaş sayısınca muhdesat üzerinde bağımsız bölüm bulunmadığı gözetildiğinde bu nitelikteki bir istemin eser sözleşmesine dayanılarak ve yüklenici ve arsa sahiplerinin tümü hasım gösterilmek suretiyle açılacak eda nitelikli tescil davasında öne sürülmesi gerektiği tartışmasızdır. Şu halde; başka bir mahkemenin önünde ön sorun olarak tartışılabilecek bir konu hakkında diğer bir mahkemede muhdesat aidiyetinin tespiti davası açılamayacağı, böyle bir davada hukuki yararın varlığından söz edilemeyeceği kabul edilmelidir. Hal böyle olunca; mahkemece hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, işin esası incelenerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalılar ... ve ...’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre de sair yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine ayrı ayrı iadesine, 03.07.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.