7. Hukuk Dairesi 2012/8897 E. 2013/5588 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2012/8897 E. 2013/5588 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2012/8897 Esas 2013/5588 Karar 04.04.2013
7. Hukuk Dairesi 2012/8897 E.,  2013/5588 K.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... mirasçıları ... ve ... .... ve .... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 117 ada 32 parsel sayılı 46726,05 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ve paydaşları ile davacı ... ve paydaşları adına payları oranında tespit edilmiştir. Davacı ... ve paydaşları satın almaya dayanarak dava konusu taşınmazda ....mirasçıları adına tespit edilen payların iptali istemiyle dava açmışlardır. Mahkemece davanın kabulüne, 117 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 1/4 payının davacı ..., 1/4 payının davacı ..., 1/4 payının davacı .. 1/4 payının ...mirasçıları adına verasette iştirak halinde tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı ... mirasçıları .... ve ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece dava ve temyize konu 117 ada 32 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafın dayanağı 25.7.1966 tarihli senetle davacı tarafa satıldığı ve o tarihten beri davacı tarafın zilyetliğinde olduğu gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de yapılan araştırma ve uygulama hüküm vermeye yeterli değildir.
Mahkemece iddia ve savunmanın kıymetlendirilmesi yönünden taşınmaz başında keşif yapılmış, iki davacı tanığı dinlenilmiş, tespitte saptanan hukuksal olgu ile keşifte saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde taşınmaz başında tutanak bilirkişileri dinlenilmemiş, ayrıca somut olayda yerel bilirkişi de dinlenilmemiş, varsa nedenleri hüküm yerinde gerekçeleriyle açıkça gösterilmemiştir. Böylesine yetersiz araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz.
O halde mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız yerel bilirkişi ve uzman bilirkişi fen elemanı ve tespit tutanağı bilikişilerin tümü, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, davacı tarafın dayanağı senet, yerel bilirkişi ve uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulama yapılırken satış senedinin dava dışı başkaca taşınmazlara ait olduğunun bildirilmesi halinde ait oldukları taşınmaz ya da taşınmazları göstermesi yerel bilirkişiden istenilerek uzman fen bilirkişi krokisine bu taşınmazlar işaret ettirilmeli, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç süresi ve sürdürülüş biçimi, kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmadığı dikkate alınarak menkul hükmündeki taşınmazın davacı tarafa teslim edilip edilmediği, eklemeli zilyetlikle taşınmaz edinme koşullarının hangisi yararına gerçekleştiği hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek tespitte saptanan hukuksal olgu ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen tanık ile yapılacak keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan HUMK’nun 74. maddesi hükmüne göre mahkeme tarafların iddia ve savunmaları ve talepleri ile bağlıdır. Kural olarak mahkemenin istekten fazlasına veya başka bir şeye hükmetmesi olanak dışıdır. Somut olayda davacılar ... ve arkadaşları dava dilekçelerinde, dava konusu taşınmazın davalı İsmail Demirci mirasçıları adına tespit edilen payların iptali ile bu payın adlarına tescilini talep etmişlerdir. Söz konusu dava dilekçesi içeriği dikkate alındığında dava konusu taşınmazdaki diğer payların dava konusu edilmediğinin kabulü zorunludur. Hal böyle olunca mahkemece davacıların talebi ile bağlı kalınarak karar verilmesi gerekirken talep aşılarak dava konusu taşınmazın tamamının davacılar adına tesciline karar verilmesi isabetsiz, davalı ... mirasçıları ... ve ... ve ....'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harçların istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 04.04.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın