7. Hukuk Dairesi 2012/8331 E. 2012/9505 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2012/8331 E. 2012/9505 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2012/8331 Esas 2012/9505 Karar 18.12.2012
7. Hukuk Dairesi 2012/8331 E.,  2012/9505 K.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ile dahili davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 128 ada 56 parsel sayılı 4294,92 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... adına tespit edilen taşınmazların eksik ölçüldüğünü, mevcut eksikliğin davalı adına tespit gören taşınmazlar içinde kaldığını öne sürerek dava açmış, yargılama sırasında tapu kaydına da dayanmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 128 ada 56 parsel sayılı taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline, dava konusu edilen 127 ada 12, 26, 128 ada 61, 27, 58, 57 ve 18 parsel sayılı taşınmazların davacı adına tespit gördüğü anlaşıldığından bu taşınmazlar yönünden açılan davanın reddine, 127 ada 12, 26, 128 ada 61, 27, 58, 57 ve 18 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine, davacının dava dilekçesini açıklaması ile dava konusu ettiği 128 ada 15, 19 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar hakkındaki davasının da husumet yokluğundan reddine, 128 ada 15, 19 ve 28 parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine, ayrıca 127 ada 19 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar hakkında usulüne uygun olarak açılmış bir dava bulunmadığından bu taşınmazlar açısından da taleplerinin reddine, yetkili ve görevli mahkemede davacının dava açma hakkının saklı tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... ile dahili davacı ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Hükmü temyiz eden ...'nin temyiz itirazlarının incelenmesinde ; dava konusu 128 ada 56 parsel sayılı taşınmazın davalı ... adına tespit edildiği, hükmü temyiz eden ...'nin bu taşınmaza yönelik herhangi bir dava açmadığı veya açılan davaya da usulüne uygun dilekçe sunmak ve harcını yatırmak suretiyle katılmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre, bir hükmü ancak hukuksal yararı bulunmak koşuluyla davanın tarafları ile davanın tarafı olmamakla birlikte aleyhine hüküm verilmiş olan kişiler temyiz edebilir. Mahkemece bu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Her ne kadar hükmü temyiz eden ...'nin ismine gerekçeli karar başlığında dahili davacı olarak yer verilmiş ise de mahkemenin bu belirtimi ilgili kişiye davanın tarafı olma sıfatını kazandırmaz. Temyize konu hükmün kapsamı dikkate alındığında hükmü temyiz eden ...'nin temyiz inceleme isteminin REDDİNE,
2-Davacı ...'nin temyiz itirazlarına gelince ; dava konusu 128 ada 56 parsel sayılı taşınmazın davacının tutunduğu Ekim 1964 tarih 66 sayılı tapu kaydı kapsamında kalmadığı, taşınmaz üzerinde tespit tarihinde zilyet davalı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki ; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Mahkemece yapılan keşif sırasında davacı vekili davalarının kapsamını açıklamış, beyanında davalı adına tespit edildiğini iddia ettikleri yerin sadece 128 ada 56 parsel sayılı taşınmaz içinde bir kısım yer olduğunu, bunun dışında talep ettikleri başka yer olmadığını, dava konusu ettikleri diğer taşınmazların tespit malikleri hakkında açacakları başka davalar ile taleplerini ileri süreceklerini belirtmiştir. Davacı vekilinin imzası ile doğruladığı ve davacının da katıldığı bu beyanlar nazara alındığında elde ki davada dava konusunun 128 ada 56 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün olduğu, bunun dışında kalan taşınmazlara yönelik bir dava bulunmadığının kabulü zorunludur. Nitekim davacının esasen elde ki davada 128 ada 56 parsel sayılı taşınmazın dava edilen bölümü dışında kalan diğer taşınmazlar yönünden üstün bir hakkının bulunduğu iddiası var ise genel mahkemelerde dava açma ... saklıdır. Bu hususlardan ayrı olarak mahkemece davacı ve paydaşları adına tespit gören bir kısım taşınmazlar hakkında da davanın husumet nedeniyle reddine karar verildiği belirtilerek tespit gibi tescil hükmü kurulmuştur. Gerek davacı ve paydaşlarına ait olan gerekse davacı tarafın keşifte açıkladığı dava kapsamı dışında kalan ve de gerekse dava dışı üçüncü kişiler adına tespitleri yapılan taşınmazlara ait tutanak asıllarının tespit gibi tescil işlemi yapılmak üzere Kadasro Müdürlüğü'ne geri çevrilmesine karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak nitelikte tespit gibi tesciline karar verilmesi, ayrıca haklarında usulüne uygun bir dava açılmadığı belirtilen 127 ada 19 ve 28 parsel sayılı taşınmazlar hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken taraflar arasında kesin hüküm oluşturacak nitelikte talebin reddine karar verilmesi hususları isabetsiz, davacı ...'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgıların giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden hükmün 2 nolu bendi ile 2 nolu bendin 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. paragraflarında yazılı bulunan 127 ada 12, 26, 128 ada 61, 27, 58, 57 ve 18 parsel sayılı taşınmazlara yönelik bölümlerin hüküm yerinden tamamen çıkarılmasına, yerlerine hükme 2.bent olarak “dava konusu olmadıkları anlaşılan 127 ada 12, 26, 128 ada 61, 27, 58, 57 ve 18 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanak aslı ile dayanağı belgelerin kadastro işlemlerinin olağan usulünce tamamlanması için Kadastro Müdürlüğü'ne geri gönderilmesine” sözlerinin yazılmasına, ayrıca hükmün 3 nolu bendi ile 3 nolu bendinin 2, 3 ve 4.paragraflarıyla hükmün 4 nolu bentlerinin hüküm yerinden tamamen çıkarılmasına, yerlerine hükme 3 nolu bent olarak “esasen elde ki dava dosyasının keşifte açıklanan kapsamı dışında kalıp bu aşamada dava konusu edilmediği anlaşılan 128 ada 15, 19, 28, 128 ada 15, 19 ve 28 parsel sayılı taşınmazlara ait kadastro tutanak asıllarının kadastro işlemlerinin tamamlanması için Kadastro Müdürlüğü'ne iade edilmesine, davacının bu taşınmazlar hakkında genel mahkemelerde dava açmakta serbest olduğuna” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından peşin alınan harcın istek halinde davacı ... ile ...'ye iadesine, 18.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi .

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın