7. Hukuk Dairesi 2012/1616 E. 2012/5565 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2012/1616 E. 2012/5565 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2012/1616 Esas 2012/5565 Karar 06.09.2012
7. Hukuk Dairesi 2012/1616 E.,  2012/5565 K.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ve ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 206 parsel sayılı 190040,68 m² yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğundan söz edilerek, hali arazi niteliğiyle davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ...; kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, davacı ... ise kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine ve satın almaya dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava konusu 101 ada 206 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 12.12.2011 günlü rapor ve haritada (B) harfi ile işaretli 2066,33 m² yüzölçümündeki bölümü üzerinde tespit gününde davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği, davacının taşınmaz bölümü üzerinde zemini ekonomik amacına uygun olarak kullanmak koşuluyla iktisap sağlayan süreye ulaşan zilyetliğinin bulunmadığı mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve kararda gösterilen diğer gerekçelere göre davacı ...'ın yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
2-Davacı ...'ın temyiz itirazlarının incelenmesinde; dava konusu 101 ada 206 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişiler tarafından düzenlenen 12.12.2011 günlü rapor ve haritada (A) harfi ile işaretli 1212,92 m² yüzölçümündeki bölümü üzerinde davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma ve soruşturma hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; mahkemece keşif zaptına yazılan gözlemde taşınmazın bu bölümü üzerinde muhtelif ağaçlar bulunduğu bildirilmiş ve bu husus keşifte dinlenilen yerel bilirkişi ve tanıklarca doğrulanmış ancak mahkemenin gerekçesinde ise bu ağaçların davacının talep ettiği kısım dışında kaldığı belirtilmiştir. Dosya kapsamında mahkeme hükmünde geçen ağaçların davacının talep ettiği yer dışında kaldığını belirtir uzman fen veya ziraat bilirkişi raporuna ya da buna dair başkaca bir belgeye rastlanmamıştır. Hal böyle olunca mahkemece söz konusu ağaçların dava ve temyize konu taşınmaz bölümü içinde kalıp kalmadığının uzman bilirkişi eliyle belirlenmesi gerekirken bu hususta yeterli inceleme yapılmamıştır. Öte yandan zilyetlik yönünden yapılan araştırma ve soruşturma da yetersizdir.
Dava konusu taşınmazın kadastro tespitine bir kayıt ve belge esas alınmamış, yargılamada taraflar bir kayıt ve belgeye dayanmamışlardır. Hal böyle olunca taşınmazların tapuda kayıtlı olmadığı menkul mal hükümlerine tabi olduğu, bu nedenlerle yanlar arasındaki uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümleneceği kuşkusuzdur.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi fen elemanı ve uzman ziraatçi bilirkişi tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, dava konusu taşınmazın öncesinin kime ait olduğu, kimden kime kaldığı, taşınmaz üzerinde sürdürülen zilyetliğin başlangıç günü, süresi ve sürdürülüş biçimi hakkında yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı olaylara dayalı bilgiler alınmalı, tespitte saptanan hukuksal olgu dikkate alınarak tutanak bilirkişileri yeniden taşınmaz başında dinlenerek tespitte saptanan hukuksal olgu ile hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık ile yapılması muhtemel keşifte dinlenecek olan yerel bilirkişi ve tanıkların beyanları arasında aykırılık varsa duraksamasız giderilmeli, daha sonra uzman ziraatçi bilirkişi ve mahkeme heyeti hazır olduğu halde, taşınmaz bizzat mahkemece görülüp, gözlenmeli, gözlem keşif tutanağına aynen yansıtılmalı, özellikle taşınmazın meyil durumu, fiziksel yapısı, dıştan komşu taşınmazlarla toprak mukayesesi yapılmalı, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, komşu taşınmazların tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmış ise nizalı parsel yönünü sözü edilen kayıt ve belgelerin ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği üzerinde durulmalı, uzman bilirkişi fen elemanından keşfi izlemeye, yerel bilirkişi ve tanık sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkeme gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ...'ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile davacı ...'a yönelik hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ...'a iadesine, 06.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın