7. Hukuk Dairesi 2011/6713 E. 2012/4518 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2011/6713 Esas 2012/4518 Karar 12.06.2012
7. Hukuk Dairesi 2011/6713 E., 2012/4518 K.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 117 ada 14, 13, 11, 10, 137 ada 4, 136 ada 19 ve 118 ada 32 parsel sayılı sırasıyla 279,40 m², 1157,00 m², 72,36 m², 229,23 m², 960,28 m², 496,29 m² ve 172,91 m² yüzölçümündeki taşınmazlar kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak dava konusu 117 ada 14 ve 11 parsel sayılı taşınmazlar ölü oldukları tutanaklarının beyanlar hanesinde belirtilen davalı ... ... ve dava dışı ... ... ... adına paylı olarak, 117 ada 13, 10, 137 ada 4, 136 ada 19 ve 118 ada 32 parsel sayılı taşınmazlar ise davalı ... ...(...) adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka dayanarak dava açmış, yargılama sırasında 117 ada 14 ve 11 parsel sayılı taşınmazlardaki dava dışı ... ... ... hissesine itirazı olmadığını ayrıca belirtmiştir. Mahkemece davanın reddine, dava konusu 117 ada 10, 13, 118 ada 32, 136 ada 19 ve 137 ada 4 parsel sayılı taşınmazların ...'un Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınan 10.05.2007 tarihli veraset ilamında belirtilen mirasçıları adına payları oranında, dava konusu 117 ada 11 ve 14 parsel sayılı taşınmazların ise 2304 pay kabul edilerek 1/2 hisseye tekabül eden 1152 hissesinin dava dışı ... ... ... adına, geriye kalan 1152 hissenin ise ...'un Sulh Hukuk Mahkemesi'nden alınan 10.05.2007 tarihli veraset ilamında belirtilen mirasçıları adına payları oranında tapuya tescillerine karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece dava ve temyize konu taşınmazların davalı ... tarafından kullanıldığı ve davacının kadastro tespitinin aksini ispat edemediği gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli değildir. Şöyle ki; hükme dayanak yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanık sözleri, olaylara dayanmayan soyut nitelikte, gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi dava konusu taşınmazların evveliyatında tarafların kök miras bırakanları İsmail'e ait olup olmadığı da duraksamasız belirlenmemiş, dava konusu taşınmazların komşu parsellerine ait kadastro tutanak örnekleri ve varsa dayanak kayıtları getirtilerek yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmemiş, ayrıca muris ...'ın alınan nüfus kayıt örneğinde ... ve ...'dan olan ... ile ... ve ...'den olma ... isminde iki ayrı mirasçısı varken gerekçeli karar başlığında sadece bir tane ... davalı olarak gösterilmiş, gösterilen ... adına dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmiş, davalı ... mirasçısı diğer ... ise davadan haberdar edilmediğinden dosyada taraf koşulu oluşturulmamıştır. Böylesine yetersiz araştırma ve inceleme ile hüküm kurulamaz. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için, öncelikle davalı ...'un tüm mirasçıları adına, özellikle baba ve anne adları ayrı olan her iki ... isimli mirasçıları adına duruşma gün ve saati meşruhatlı davetiye ile tebliğ edilerek bu yolla taraf teşkili oluşturulmalı, dava konusu taşınmazlara komşu taşınmazların kadastro tutanak örnekleri ile varsa dayanak kayıtları Tapu Sicil Müdürlüğü'nden getirtilmeli, davanın taraflarının miras bırakanları ... ve ... adına dava konusu taşınmazlar dışında başkaca taşınmazlar tespit veya tescil edilip edilmediği belirlenmeli, yine ortak miras bırakan İsmail terekesine dahil dava dışı başka taşınmaz mallar bulunup bulunmadığı araştırılmalı, varsa sözü edilen taşınmazların kadastro tespit tutanak örnekleri ile dayanakları belgeler, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, bundan başka ortak miras bırakanın terekesine dahil menkul mallar varsa bunların niteliği, adedi ve değerleri belirlenmeli, daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tarafların aynı yöntemle gösterecekleri tanıklar ile tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde, taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazların ortak miras bırakan İsmail'den kalıp kalmadığı, muristen kalmış ise ortak miras bırakanın ölüm gününden sonra, mirasçıları arasında yöntemine uygun bir paylaştırma yapılıp yapılmadığı, yapılmış ise dava konusu taşınmazların hangi mirasçı ya da mirasçıların miras payına isabet ettiği yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, diğer mirasçı ya da mirasçıların miras payına karşılık kendilerine terekeden ne verildiği duraksamasız belirlenmeli, bu konularda da yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıntılı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin anlatımı ile tutanak bilirkişilerinin beyanları çeliştiği taktirde tutanak bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek çelişki giderilmeli, uyuşmazlığın niteliğine göre, deliller değerlendirilirken paylaşmada her bir mirasçıya eşit yüzölçümde ve eşit verimlilikte taşınmaz yada ekonomik yönden aynı parasal değerde menkul mal isabet etmesinin paylaşmanın koşulu olmadığı göz önünde tutulmalı, bir yada bir bölüm mirasçıya miras payına karşılık menkul mal verilmiş ise niteliği ve adedi belirlenmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı gerekçeli rapor alınmalı, somut olayın özelliğine göre dava konusu 117 ada 14 ve 11 parsel sayılı taşınmazlarda pay sahibi olan dava dışı ... ... ...'nın taşınmaz üzerinde tespit edilen hakkının nereden ve hangi hukuksal nedene dayalı olarak geldiği, hangi hukuksal nedenle taşınmazlar üzerinde pay sahibi olup belirlenecek hukuki durumunun davaya etkisi tartışılmalı, dava konusu taşınmazların kim tarafından kullanıldığı, taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin ne zamandan beri sürdüğü ve sürdürülen zilyetliğe karşı niza yaratılıp yaratılmadığı yerel bilirkişi ve tanıklardan ayrıca sorulup saptanmalı ve nizasız 40-50 yılı aşan zilyetlik halinde bu hususun paylaşımın yapılıp yapılmadığına dair fiili karine sayılıp sayılmayacağı hususu üzerinde durulmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller bu çerçevede değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi adlarına tescile karar verilen muris ... mirasçılarının payları açıkça belirtilerek hüküm kurulması gerekirken muris ...'un veraset ilamına atıf yapılmak suretiyle ve sadece mirasçıların isimleri sayılarak payları gösterilmeksizin hüküm kurulması dahi isabetsiz, davacı ...'nın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacı ...'ya iadesine, 12.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.