7. Hukuk Dairesi 2011/6259 E. 2012/6363 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2011/6259 E. 2012/6363 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2011/6259 Esas 2012/6363 Karar 25.09.2012
7. Hukuk Dairesi 2011/6259 E.,  2012/6363 K.

Mahkemesi :Kadastro Mahkemesi

YARGITAY İLAMI

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... ..., ..., ..., ... ve davalı ... ile ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 101 ada 50 parsel sayılı 2.216,55 m2 yüzölçümündeki taşınmaz miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... oğlu ... adına, 112 ada 190 parsel sayılı 1.027,64 m2 yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydına, miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... oğlu ... mirasçıları adına, 112 ada 193 parsel sayılı 902,37 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ise miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak ölü olduğu belirtilmek suretiyle ... oğlu ... adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve arkadaşları ile ..., dava konusu taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan özel mülkiyete konu olamayacak yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmışlardır. Yargılama sırasında davacı Hazine aynı sebebe dayanarak davaya katılmıştır. Mahkemece davanın kabulüne dava ve temyize konu 101 ada 50 ve 112 ada 190 ve 193 parsel sayılı taşınmazların mera niteliği ile ayrı ayrı sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, dava konusu olmayan 112 ada 194 parsel sayılı taşınmaz yönünden hüküm kurulmasına yer olmadığına ve 112 ada 194 parsel sayılı taşınmazın olağan usullere göre işlemlerine devam edilmesi için tutanağın Hafik Tapu Müdürlüğüne geri çevrilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ..., ..., ..., ... ve davalı ... ile ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 112 ada 193 parsel sayılı taşınmazın ölü olduğu belirtilmek suretiyle ... oğlu ... adına tespit edilmesine rağmen mirasçılarından ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... ve mirasçılardan 2004 yılında vefat ettiği anlaşılan ... ...'ın kızı ... ... ile 1999 yılında vefat ettiği anlaşılan ... ...'ın eşi ... ... ve ... ...'ın çocukları ... ..., ... ... ..., ... ... ve ... ... davaya çağrılmamış, yöntemine uygun şekilde taraf koşulu oluşturulmamıştır.
Taraf koşulunun oluşturulmamış olması başlı başına bozma nedenidir. O halde belirtilen mirasçıların tebliğe elverişli adresleri belirlenmeli, adı geçen mirasçılara dava dilekçesi ve duruşma günü 7201 sayılı Tebligat Kanununu ve Nizamnamesi uyarınca yöntemine uygun şekilde tebliğ edilmeli, husumet yaygınlaştırılarak bu yolla taraf koşulu oluşturulmalı, adı geçenlerden davaya karşı diyecekleri sorulup saptanmalı, gösterecekleri deliller toplanmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalı ve davanın tüm tarafları gerekçeli karar başlığında gösterilmesi gerekir.
Öte yandan mahkemece yöntemine uygun taraf teşkili sağlanan dava konusu 101 ada 50 parsel sayılı taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olduğu, meraların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile kazanılamayacağı gerekçe gösterilerek hüküm kurulmuş ise de, dava konusu 101 ada 50 parsel sayılı taşınmaza yönelik yapılan araştırma ve uygulama da hüküm vermeye yeterli değildir.
Dava konusu 101 ada 50 parsel sayılı taşınmaz bakımından yanlar arasındaki uyuşmazlık, taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olup olmadığı yönünde toplanmıştır. Kural olarak, mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanıla gelmiş olmasına bağlıdır. O halde uyuşmazlığın saptanan niteliği dikkate alınarak taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753-5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılmış ise Özel İdare Müdürlüğünden, 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise aynı doğrultudaki araştırma, 4342 sayılı Yasa uyarınca, mülki amirlikten sorulup saptanması zorunludur.
Kuşkusuz 4753 ve 5618 sayılı Yasalar ile 4342 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise, aynı doğrultudaki araştırma dava sonucunda yararı olmayan taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek elverdiğince yaşlı, yansız, yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile uyuşmazlık çözümlenecektir.
Mahkemece dava konusu 101 ada 50 parsel sayılı taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsis çalışması yapılıp yapılmadığı doğrultusunda bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır.
O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise aynı doğrultudaki araştırma, 4342 sayılı Yasa uyarınca, mülki amirliğinden sorulup saptanmalı, bundan sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazların bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar ve uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi, tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle yerine her iki harita çakıştırılmak suretiyle uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal ya da yapay sınır yerlerinden yararlanılmalı, bu yolla dava konusu taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından mera tahsisi yapılmamış ise yerel bilirkişi ve tanıklardan dava konusu taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinden olaylara dayalı bilgi alınmalı, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile tespit ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin beyanları çeliştiği takdirde belirtmelik tutanağı bilirkişileri ve tespit tutanağı bilirkişileri taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek yerel bilirkişi ve tanıkların anlatımları ile tespit tutanağı ve belirtmelik tutanağı bilirkişilerinin beyanları arasındaki çelişki duraksamasız giderilmeli, öte yandan uzman ziraatçi bilirkişi aracılığıyla taşınmaz bizzat mahkemece görülüp gözlenmeli, taşınmazın fiziksel yapısı, meyil durumu, taş ve toprak unsurundan hangisinin galip olduğu ayrıntılı şekilde keşif tutanağına geçirilmeli, komşu taşınmazların toprak yapısı ile dava konusu taşınmazın toprak yapısı mukayese edilmeli, bu fiziksel olgular da keşif tutanağına geçirilmeli, dava konusu taşınmaza komşu taşınmazların tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine bir kayıt ve belge esas alınmadığı dikkate alınarak tutanakları içeriğinde vurgulanan maddi ve hukuki olgularla yerel bilirkişi ve tanık sözleri denetlenmeli, belge esas alınmış ise sözü edilen belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davalı olup olmadıkları tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği incelenip irdelenmeli, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, yeterli biçimde zilyetlik araştırması yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın fotoğrafları çektirilmeli bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
Mahkemece dava konusu 112 ada 193 parsel sayılı taşınmaz bakımından taraf koşulu oluşturulmaksızın işin esası hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması ve gerekçeli karar başlığında dava konusu 112 ada 190 parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağına göre tespit maliki olduğu anlaşılan davalılar ... oğlu ... ...'in mirasçıları olan ... ... ve ... ... ile ... ... mirasçıları ... ..., ... ..., ... ... ve ... ... ...'nin mirasçılarından ... ve ... ..., ... ... ve ... ... davalı taraf sıfatıyla gösterilmemiş olması isabetsiz olduğu gibi, yöntemine uygun taraf teşkili oluşturulan dava konusu 101 ada 50 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise yukarıda izah edildiği şekilde usulüne uygun mera araştırılması yapılmaması dahi isabetsiz davalılar ... ..., ..., ... ve ..., davalı ... ile ...'un temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenlerine göre de dava konusu 112 ada 190 ve 112 ada 193 parsel sayılı taşınmazlar yönünden sair yönlerin şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 25.09.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın