7. Hukuk Dairesi 2011/621 E. 2011/8246 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2011/621 E. 2011/8246 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2011/621 Esas 2011/8246 Karar 20.12.2011
7. Hukuk Dairesi 2011/621 E.,  2011/8246 K.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi katılan davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 227 parsel sayılı 639.100 m2 yüzölçümündeki taşınmaz mera niteliği ile sınırlandırılmıştır. Davacılar ... ve ... ... tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak Çepnidere Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine dava açmıştır. ... ... tapu kaydı ve kazandırıcı zamaşımı zilyetliğine dayanarak davaya katılmış, yargılama sırasında Hazine müdahale dilekçesi sunmuştur. Mahkemece katılan davacı ... ...’un davasının reddine, davacılar ... ... ve arkadaşlarının davasının kabulü ile dava konusu taşınmazın tespitinin iptali ile davacı ... ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, katılan davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece 227 parsel sayılı taşınmazın davacı ... ... ve arkadaşlarının tutunduğu 03.06.1947 tarih, 4 sayılı tapu kaydının kapsamında kaldığı gerekçesi ile hüküm kurulmuşsa da davacının tutunduğu tapu kaydının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri soyut ve gerekçesiz, uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve eki harita keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersiz olduğu gibi Hazine'nin tutunduğu vergi kaydı da gereği gibi uygulanmamıştır. Diğer taraftan taşınmazın mera niteliği ile tespit edildiği dikkate alındığında; taşınmazın kadim mera olup olmadığı hususunda yeterli araştırma yapılmamıştır. O halde sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın tutunduğu 03.06.1947 tarih, 4 sayılı tapu kaydının ilk oluştuğu günden itibaren tüm tedavülleri ile birlikte varsa haritaları da Tapu Kadastro Genel Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, dayanılan kayıtların dava dışı başka taşınmazlara revizyon görüp görmediği, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmaz ile revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlara komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita ile komşu taşınmazların tespit tutanakları varsa dayanakları kayıtlar Kadastro Müdürlüğü ve Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, davalı Hazine'nin tutunduğu 208 sayılı tahrir kaydı da getirtilerek, yöreyi iyi bilen komşu köy halkından seçilecek yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, taraf tanıkları ile taşınmazlar başında yeniden keşif yapılmalı, dayanılan tapu kayıtları ve vergi kaydı yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınırlar yönünden tanık bilgisine başvurulmalı, taşınmazın kadim mera niteliğinde olup olmadığı hususunda taşınmaza komşu olan köy ya da yerleşim yerlerinden temin edilecek mahalli bilirkişi ve tanıklardan bilgileri sorulup saptanmalı, mahkemenin taşınmaza ilişkin gözlemi zapta geçirilmeli, uzman fen bilirkişisinden keşfi denetlemeye imkan verecek şekilde rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın davacıların tutunduğu tapu kaydı kapsamında ya da Hazine'nin tutunduğu vergi kaydı kapsamında kalıp kalmadığı belirlenmeli, uzman ziraatçi bilirkişiden taşınmazın mera niteliğinde olup olmadığı hususunda ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, taşınmazın tutunulan tapu kaydının kapsamında kaldığı belirlendiği takdirde tapu kaydı sabit hudutlu olmadığından miktarı ile geçerli olacağı, taşınmazın tutunulan tapu kaydının kapsamı dışında kaldığı saptandığı takdirde mera olup olmadığı değerlendirilerek mera niteliğinde ise, taşınmazın mera niteliği ile sınırlandırılmasına, mera niteliğinde değilse zilyetlik araştırması yapılarak, tespit gününde zilyetleri yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14.maddesi hükmünde öngörülen kısıtlamalar da dikkate alınarak taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, katılan davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.12.2011 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın