7. Hukuk Dairesi 2011/5460 E. 2011/6903 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2011/5460 E. 2011/6903 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2011/5460 Esas 2011/6903 Karar 16.11.2011
7. Hukuk Dairesi 2011/5460 E.,  2011/6903 K.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı Hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava konusu 343 ada 37 parsel sayılı 282,75 m2 yüzölçümündeki taşınmaz ...'in zilyetliğinde bulunduğu, ancak sit alanı içerisinde kaldığından sözedilerek ve 40 parsel ise tarla vasıflı olduğundan sözedilerek davalı Hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka, paylaşmaya ve kazandırıcı zamanaşımı zileytliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece 37 parsel yönünden davanın kabulüne, bu parselin davacı ... adına tapuya tesciline, taşınmazın 1. derece doğal sit alanı, 3. derece arkeolojik sit alanı içinde kaldığının tapu sicilinin beyanlar hanesinde gösterilmesine, 40 parsel yönünden ise davanın feragat nedeni ile reddine, 40 parselin tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 343 ada 37 parsel sayılı taşınmaz üzerinde adına tescile karar verilen zilyet davacı ... yararına 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir.
Somut olayda konuyu düzenleyen 2863 Sayılı Yasanın 11. maddesinin birinci fıkrasının 2 nci cümlesini değiştiren 5663 sayılı Yasanın 1. maddesi ile yapılan yeni yasal düzenlemede "birinci grup olarak tescil ve ilan edilen kültür varlıklarının bulunduğu taşınmazlar ile birinci ve ikinci derece arkeolojik sit alanlarındaki taşınmazların zilyetlikle kazanılamayacağı” öngörüldüğünden, doğal sit alanları ve üçüncü derece arkeolojik sit alanında bulunan taşınmazların koşulları oluştuğu takdirde kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yolu ile kazanılmaları mümkün hale getirilmiştir.
Mahkemece bu olgular dikkate alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmuş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığından davalı Hazine'nin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne var ki; Kadastro Hakimi infazı mümkün doğru sicil oluşturmak zorundadır. Dava konusu 343 ada 40 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki Marmaris Kadastro Mahkemesinin 17.11.2008 tarih 2008/73-842 E.K. Sayılı dava dosyası ile hüküm oluşturulduğu ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği gözönüne alındığında; davanın feragat nedeniyle reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline karar verilmesi isabetsiz, davalı Hazine'nin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de; yanılgının düzeltilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hükmün 1 nolu bendinin (B) fıkrasında yazılı bulunan “taşınmazın kadastro tespit tutanağındaki tespit gibi davalı Hazine adına tapuya tesciline” sözlerinin hüküm yerinden çıkarılmasına, yerine “taşınmaz hakkında Marmaris Kadastro Mahkemesinin 17.11.2008 tarih 2008/73-842 E.K. sayılı dava dosyası ile hüküm oluşturulduğu ve Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiği gözönüne alınarak yeniden karar verilmesine yer olmadığına,” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından ve Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 16.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın