7. Hukuk Dairesi 2011/4756 E. 2011/6384 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2011/4756 E. 2011/6384 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2011/4756 Esas 2011/6384 Karar 26.10.2011
7. Hukuk Dairesi 2011/4756 E.,  2011/6384 K.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmiş ve isteğin kanuni süresinde olduğu anlaşılmış ise de hüküm tarihinde taşınmazın değeri kanunda mürafaa için öngörülen 14.510 TL'yi geçmediği anlaşıldığından duruşma isteminin reddine, dosyanın evrak üzerinde incelenmesine karar verildi. Gereği görüşüldü;
Kadastro sırasında dava konusu 317 ada 4 parsel sayılı 4650,68 m2 yüzölçümündeki taşınmaz satın almaya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanılarak davalı ... ... ve paydaşları adına tespit edilmiştir. Davacı ... ve arkadaşları miras yoluyla gelen hakka dayanarak taşınmazın ortak miras bırakan ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tescili istemiyle, davacılar ... ve arkadaşları ise Mart 1290 tarih 9/18, 9/19 ve 9/20 varak sayılı tapu kayıtlarının tedavül yoluyla oluşan Ağustos 1326 tarih 2, 3, 4 ve Şubat 1962 tarih 1, 2, 3, 4 ve 5 sayılı tapu kayıtlarına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece dava dosyaları birleştirilerek yapılan yargılama sonucunda davacılar ... ve arkadaşlarının davasının reddine, davacı ... ve arkadaşlarının davasının kabulüne, dava konusu taşınmazın ... mirasçıları adına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan ... ve arkadaşları ile davalılar ... ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmiştir.
İddia ve savunmaya, mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında, davacılar ... ve arkadaşlarının tutunduğu, dava dışı taşınmazlara yüzölçümü ile revizyon gören değişebilir ve genişletilmeye elverişli sınırlı, kapsamlarının 3402 sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca yüzölçümü ile belirlenmesi zorunlu bulunan tapu kayıtlarının dava ve temyize konu taşınmazı kapsamadığı, bir an için tapu kaydının taşınmazı kapsadığı düşünülse dahi, 4342 sayılı Mera Kanununun 36. maddesi hükmü ile Medeni Kanunun yürürlüğe girdiği 4 Ekim 1926 tarihinden önce yürürlükte bulunan ve Medeni Kanuna aykırı olmayan hükümlerinin Medeni Kanunun yürürlüğe girmesinden sonra da yürürlükte olduğu kabul edilen Şevval 1274 tarihli Arazi Kanunnamesinin 20 ve 78. madde hükümleri dikkate alındığında davalı tarafın taşınmaz üzerinde sürdürdüğü zilyetliğin Arazi Kanunnamesinin 20. maddesi hükmünde öngörülen süreye ulaştığı, davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 13/B-c maddesi hükmünde öngörülen mülk edinme koşullarının da gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif ve uygulama, toplanıp değerlendirilen deliller ile Kadastro Mahkemesinin 1996/11 esas sayılı dava dosyası içeriği ile belirlenmiştir. Ayrıca davacı taraf öne sürdüğü iddiaları ve davalı tarafın savunmasının aksini de kanıtlayamamıştır. Mahkemece bu olgular dikkate alınarak verilen hükümde bir isabetsizlik bulunmadığından davacılar ... ve arkadaşlarının yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının REDDİNE, peşin alınan harcın maksubu ile geriye kalan 6.85 TL harcın davacı ... ve arkadaşlarından alınmasına, 2- Davalılar ... ... ve arkadaşlarının temyiz itirazlarına gelince;
Dava ve temyize konu 317 ada 4 parsel sayılı taşınmazın davacılar ... ve arkadaşları ile davalıların bayii ...'ın ortak miras bırakanları ...'dan kalmadığı, taşınmazın davalıların bayii ... tarafından 1950 yılında 3. kişi durumundaki ... ...'den satın alındığı, bu nedenle davacılar ... ve arkadaşlarının terekeden gelen bir haklarının bulunmadığı, taşınmaz üzerinde davalı taraf yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının da gerçekleştiği, mahkemece yapılan keşif, uygulama ve toplanıp değerlendirilen delillerle belirlendiğine göre; mahkemece davanın reddine dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya tesciline karar verilmesi gerekirken, delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek davacıların davasının kabulüne karar verilmesi isabetsiz, davalılar ... ... ve arkadaşlarının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgililerine iadesine, 26.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın