7. Hukuk Dairesi 2011/4368 E. 2011/6843 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2011/4368 E. 2011/6843 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2011/4368 Esas 2011/6843 Karar 15.11.2011
7. Hukuk Dairesi 2011/4368 E.,  2011/6843 K.

Taraflar arasındaki dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi istenilmekle, duruşma için tebliğ edilen 01.11.2011 günü belirlenen saatte temyiz eden ... Sınai ve Tıbbi Gazlar A.Ş. vekili Av.... ve aleyhine temyiz istenilen ... Demir Çelik End. A.Ş. vekili Av.... geldiler, gelenlerin huzuru ile duruşmaya başlandı. Duruşmada hazır bulunan tarafların sözlü açıklamaları dinlendi. Duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyadaki belgeler incelendi. Gereği görüşüldü:
1-Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
İddia ve savunmaya, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgelere, bu yolla saptanan dava niteliği ile dosya kapsamında toplanıp değerlendirilen delillere, delillerin takdir, tahlil ve tartışımına ilişkin kararda gösterilen gerekçelere göre, davalının aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davalının bilirkişi raporunun içeriği ve kabul edilen tazminat miktarına yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir.
Bilindiği gibi hukukumuzda zarar konusunda fark teorisi benimsenmiştir. Bu teori gereğince zarar, mal varlığının zarar verici olaydan sonraki durumu ile zarar verici olay meydana gelmese idi bulunacağı durum arasındaki farktan ibarettir. Bu olgu dikkate alındığında hükmedilecek zararın hesaplanmasında zarar verici olayın malvarlığı üzerindeki olumsuz etkileri yanında olumlu etkilerinin de değerlendirilmesi ve yararla zararın denkleştirilmesi suretiyle gerçek zararın belirlenmesi gerekir.
Somut olaya gelince; davacı, davalı tarafından yapılan boru hattı döşeme işlemi sırasında enerji nakil hattına ait direklerin hasar gördüğünü öne sürerek, hasar bedelini talep etmiştir. Yukarıda açıklanan gerçek zarar ilkesine göre davacı tarafın zarar gören direklerin eski haline getirilmesi için gereken onarım bedelini isteyebileceği, bu durumda da eski direkler ile yeni direkler arasındaki eski yeni farkının hesaplanacak bedelden düşülmesi gerekeceği kuşkusuzdur. Ne var ki mahkemece benimsenen bilirkişi kurulu raporunda, zarar gören eski direkler ile değişen yeni direkler arasında eski-yeni değer farkı hesaplanmamış ve bu yönden denkleştirme yapılmadan zarar bedeli belirlenmiştir. Yetersiz bilirkişi kurulu raporu benimsenerek hüküm verilemez.
O halde, dosya yeniden bilirkişi heyetine verilerek zarar gören direklerin değişimi nedeniyle davacının yararlandığı eski-yeni farkının hesaplanması için ek rapor alınması, hesaplanacak bu bedelin önceki raporda hesaplanan davacı zararından indirilmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, davalının temyiz itirazının bu yönden kabulüne karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ :Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harçların istek halinde davalıya iadesine, Yargıtay duruşmasında kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına takdir ve tespit olunan 825,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 15.11.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın