7. Hukuk Dairesi 2011/2808 E. 2012/2491 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2011/2808 Esas 2012/2491 Karar 04.04.2012
7. Hukuk Dairesi 2011/2808 E., 2012/2491 K.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... mirasçılarından ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu Aşık Şenlik Beldesi 152 ada 180 parsel sayılı 8.115.001,76 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadim kullanıma ve 4342 sayılı Yasa hükümlerine göre mera olarak sınırlandırılmış, Taşdeğirmen Köyü 101 ada 1 parsel sayılı 20.349.380,07 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, mera niteliğinde olduğu ancak Asliye Hukuk Mahkemesinde davalı olduğundan söz edilerek sınırlandırılmak suretiyle tespit edilmiştir. Davacı ..., kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazların belirli bölümlerine yönelik olarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine, dava konusu taşınmazların mera olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına karar verilmiş; hüküm, davacı ... mirasçılarından ... tarafından temyiz edilmiştir. Mahkemece, dava konusu taşınmazlar mera olarak sınırlandırıldığına göre uyuşmazlığın çözümlenmesi için mera araştırmasının yapılması zorunludur. Mahkemece bir yerin mera olarak kabul edilebilmesi için ya taşınmazın yetkili idari merciler tarafından mera olarak tahsis edilmesi ya da taşınmazın öncesinin bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde kamu malı niteliğinde mera olarak kullanıla gelmiş olması gerekir. Mahkemece bu doğrultuda bir araştırma ve soruşturma yapılmamıştır. Öte yandan dava konusu taşınmazlardan Taşdeğirmeni Köyü 101 ada 1 parsel sayılı taşımazın Çıldır Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/36 Esas sayılı dosyasında davalı olduğundan söz edilerek tutanağın mülkiyet hanesi açık bırakılmak suretiyle tespiti yapılmış ise de; anılan davanın Aşık Şenlik Belediyesi Tüzel Kişiliği ile Taşdeğirmeni Köyü Tüzel Kişiliği arasında mera ..../.... 2011/2808-2012/2491 S.2
niteliğindeki taşınmazdan faydalanma hakkına ilişkin olduğu dosya içeriği ve Yargıtay 14.HD'nin 24.01.2008 tarih 2007/15895-288 E.K. sayılı kararı ile belirlenmiştir. Hal böyle olunca; 3402 sayılı Kadastro Kanununun 5. maddesi hükmü uyarınca Kadastro Mahkemesine aktarılması gereken bir davadan söz edilemeyeceği de kuşkusuzdur. O halde davada sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için dava konusu taşınmazın bulunduğu bölgede yetkili idari merciler tarafından 4753 ve 5618 sayılı Yasalar uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Özel İdare Müdürlüğünden, 4342 sayılı Yasa uyarınca mera tahsisi yapılıp yapılmadığı Mülki Amirlikten sorulup saptanmalı, yapılmış ve bu yönetimsel işlemler kesinleşmiş ise mera tahsis haritası ve eki belgeler yerinden getirtilmeli, bundan sonra yöreyi iyi bilen yaşlı, yansız, dava konusu taşınmazın bulunduğu köye komşu köyler halkından seçilecek yerel bilirkişi ve tanıklar ve uzman bilirkişi, tapu fen memuru ve uzman ziraatçi bilirkişi, tespit tutanağı bilirkişilerinin tümü hazır olduğu halde dava konusu taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, bölgede mera tahsisi yapılmış ise mera tahsis haritasının ölçeği ile kadastro paftasının ölçeği eşitlendikten sonra yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi fen memuru eliyle her iki harita çakıştırılmak suretiyle zemine uygulanmalı, dava konusu taşınmazın mera tahsis haritasının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamaya meydan vermeyecek şekilde belirlenmeli, taşınmazın bulunduğu bölgede mera tahsisi yapılmamış ise, yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit tutanağı bilirkişilerinden dava konusu taşınmazın öncesi bilinmeyen bir zamandan beri geleneksel biçimde mera olarak kullanılıp kullanılmadığı yolunda olaylara dayalı bilgi alınmalı, ayrıca dava konusu taşınmazları bir arada gösteren çap örneği temin edilerek belirlenecek komşuları ile özellikle Taşdeğirmen Köyü 101 ada 385 ve 386 parsel sayılı taşınmazların onaylı tutanak örnekleri getirtilerek tespit tutanakları içeriğine göre tespitlerine esas alınan tespit ve belgelerin nizalı parsel yönünü ne biçimde ve kimin yeri olarak sınır gösterdiği incelenmeli, davalı olup olmadıkları, tespitlerinin kesinleşip kesinleşmediği irdelenmeli, dava konusu taşınmazın kamu malı niteliğinde mera olmadığı sonucuna varıldığı takdirde, zilyetlik hükümlerine göre inceleme yapılmalı, özellikle uzman bilirkişi fen memurundan keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye, uzman ziraatçi bilirkişiden ise mahkemenin keşif tutanağına geçen gözlemini yansıtmaya elverişli ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalı, bundan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulmalıdır.
2011/2808-2012/2491 S.3
Mahkemece bu olgular gözardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacı ... mirasçılarından ...'ün temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 04.04.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.