7. Hukuk Dairesi 2010/6701 E. 2011/1808 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2010/6701 Esas 2011/1808 Karar 24.03.2011
7. Hukuk Dairesi 2010/6701 E., 2011/1808 K.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, derneğin feshi istemine ilişkindir. Cumhuriyet Savcısı tarafından hazırlanan davaname kapsamına göre; dernek denetçileri tarafından yapılan denetimlerde bir kısım usulsüzlüklere rastlandığı, bu nedenle dernek yöneticilerine idari para cezasının tatbik edildiği, dernek yöneticilerinin tüzüklerinde yazıldığı şekilde yoksullara yardımda bulunulmadığı ve insanların merhamet duygularının istismar edildiği gerekçesiyle davalı derneğin amacının kanuna ve ahlaka aykırı hale geldiği ileri sürülerek feshi istenmiştir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine uygun düşmemiştir. Bir derneğin kapatılabilmesi, o derneğin suç sayılan eylemlerin kaynağı haline geldiğinin süregelen ve birden çok eylemin varlığının saptanması halinde mümkündür. Ancak o takdirde dernek kurucularının asıl amacının dernek faaliyeti olmayıp dernek adı altında suç işlemeye veya ahlaka aykırı çalışmalar yapmaya yasal zemin hazırlamak olduğundan söz edilebilir. Dernekte bir kez yapılan aramada ele geçirilen suç aletinin varlığı veya dernek başkan ve üyelerinin bireysel nitelikte suç işlemeleri durumunda derneğin kapatılması için yeterli neden kabul edilemez. Öte yandan bir tüzel kişi olan dernekler ancak organları olarak hareket eden gerçek kişilerin fiillerinden sorumlu olurlar. Temyize konu davada ise; davalı ... ... Körler Derneğinde yapılan denetimleri sonucu hazırlanan raporda; dernek yöneticilerinin dernek faaliyetlerini yürüttükleri sırada Dernekler Kanunu'na aykırı davrandıkları, dernek tarafından işletilen ticari işletmenin bir çok üye bakımından ticari kazanç kapısı olarak görüldüğü gibi iddiaların ileri sürüldüğü, bu usulsüzlükler nedeniyle dernek yöneticilerine Dernekler Kanunu kapsamında idari para cezasının tatbik edildiği anlaşılmaktadır. Dosyada derneğin kanuna ve ahlaka aykırı hale geldiğine ilişkin ileri sürülen iddialar nedeniyle dernek yöneticilerinin yargılanması söz konusu olmadığı gibi, bu eylemler nedeniyle ancak dernek yöneticilerine ceza verilmesini gerektireceği, bu haliyle Davanameye konu edilen eylemlerin davalı derneğin bu suçun "kaynağı" haline geldiğini göstermeye yeterli kabul edilemez. Nitekim, Anayasa Mahkemesi de benzer nitelikteki Siyasi Partiler Yasasının 103. maddesini "kanunsuz siyasi faaliyetlerin mihrakı olmayı suçun kesif şekilde işlenmesi, birden fazla mahkumiyet,..." şeklinde yorumlamıştır. (Anayasa Mahkemesinin 14.7.1993 tarihli, 92/1-93/1 sayılı kararı) Açıklanan bu olgular gözetildiğinde davalı derneğin kapatılma isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçe ile yazılı biçimde karar verilmesi isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 24.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.