7. Hukuk Dairesi 2010/5830 E. 2011/4380 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2010/5830 Esas 2011/4380 Karar 28.06.2011
7. Hukuk Dairesi 2010/5830 E., 2011/4380 K.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı öne sürülen itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma ve soruşturma, toplanan deliller hüküm vermeye yeterli değildir. Alacak davalarında davalı olma sıfatı, alacağın borçlusuna, haksız fiillerde zarar sorumlularına, itirazın iptali davalarında ise hakkında takip yapılan ve itiraz etmesi nedeniyle hakkındaki takip kısmen ya da tamamen duran borçluya aittir. Borçlu veya zarar sorumluları dışında üçüncü bir kişiye karşı dava açılması durumunda davanın sıfat yokluğu, bir başka deyişle husumet yönünden reddine karar verilmesi zorunludur. Husumet defi olmayıp bir itirazdır. Bu niteliği dikkate alındığında yargılamanın her aşamasında öne sürülebileceği gibi, taraflarca öne sürülmese dahi mahkemelerce kendiliğinden dikkate alınması ve husumet sorunu çözümlendikten sonra işin esasına girilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Somut olaya gelince, davacı taraf davalı tarafın abone olmaksızın kaçak su kullandığının tespit edildiğini öne sürmüştür. Yargılama sırasında dava konusu tutanakların tutulduğu yerde kimin ve hangi tarihten itibaren faaliyette bulunduğu araştırılmamış, davalının takip konusu borçtan dolayı sorumlu olduğunun ispatlanamadığı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilerek, mahkemece tutanak düzenlenen adreste davalı tarafın faaliyette bulunup bulunmadığı, faaliyette bulunuyor ise faaliyetin hangi tarihten itibaren başladığı ilgili Ticaret Sicil Müdürlüğü, Vergi Dairesi Müdürlüğü ve diğer kurumlardan sorularak saptanması, kaçak su kullanma fiilinin kim tarafından işlendiğinin duraksamasız belirlenmesi, öncelikle husumet sorunu çözümlendikten sonra davanın esasına yönelik hüküm oluşturulması, kaçak su kullanma fiilinin davalı tarafından işlendiğinin tespiti halinde ise, dosya kaçak su bedeli hesabı konusunda uzman olan mühendis bir bilirkişiye verilerek, bilirkişiden davacı kurumun davalı taraftan isteyebileceği kaçak su bedelinin hesaplanması için rapor alınması, davalı tarafın sorumlu tutulabileceği kaçak su bedeli ile takip tarihi itibariyle istenebilecek işlemiş faiz miktarının duraksamasız belirlenmesi, daha sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik araştırma ve soruşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin ödenen harcın istek halinde davacı tarafa iadesine, 28.06.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.