7. Hukuk Dairesi 2010/2481 E. 2011/1498 K. — Yargıtay Kararı
7. Hukuk Dairesi 2010/2481 Esas 2011/1498 Karar 14.03.2011
7. Hukuk Dairesi 2010/2481 E., 2011/1498 K.
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 118 ada 73 parsel sayılı 3997,66 m² yüzölçümündeki taşınmaz mezarlık niteliği ile davalı ... adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresinde davacı ... satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davacının davasının 3402 sayılı Yasanın 28/2 maddesi gereğince açılmamış sayılmasına ve dava konusu taşınmazın tespit gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davacı taraf dava ve temyize konu 118 ada 73 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitine karşı yasal süresinde dava açmıştır. Mahkemece 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28/2 maddesi hükmü uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiş ise de, yerel mahkemenin vardığı sonuç dosya içeriğine uygun düşmemiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanununun 28.maddesi hükmünde davacı gerçek ve tüzel kişilerin dava sebep ve delillerini dava dilekçesinde bildirmek zorunda oldukları, bildirilmemiş ise mahkemece gönderilecek davetiye ile dava sebep ve delillerini bildirmesinin davacıya tebliğ edileceği, davacının ilk duruşmaya kadar dava sebep ve delillerini dilekçe ile veya ilk oturuma gelerek sözlü olarak bildirmez ise, davanın açılmamış sayılmasına ve tespit gibi tescile karar verileceği açıklanmıştır. Somut olaya gelince, davacı taraf dava dilekçesinde taşınmazı ... ... oğlu ... ...'den satın aldığını ve zilyet olduğunu öne sürüp kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava sebebini açıklamış, tanık beyanı, ilgili yasa hükümleri vs.diyerek de delillerini göstermiştir. Bu olgular gözetildiğinde davacının dava dilekçesinde dava sebep ve delillerini bildirdiğinin kabulü gerekir. Hal böyle olunca davacıya Kadastro Kanunu'nun 28.maddesindeki yaptırımın uygulanamayacağı, bir başka deyişle bu madde hükmüne dayanılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verilemeyeceği kuşkusuzdur. Yasal düzenlemelerin amacı ve açık hükmü gözardı edilerek hüküm verilemez. O halde mahkemece davacıdan iddiasını ispat için gösterdiği diğer delilleri sorulup saptanmalı, tanıklarının listesini ve varsa satış senedini dosyaya ibraz etmesi istenilmeli, gösterdiği deliller toplanmalı, dava dosyası keşfe hazır hale getirilmeli, davacının zilyetlik hukuksal nedenine dayandığı dikkate alınarak, tanık bildirmese dahi resen seçilecek yerel bilirkişi ve tutanak bilirkişileriyle 3402 sayılı Kadastro Kanununun 36. maddesi hükmü de gözetilerek mahallinde keşif yapılmalı, daha sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulmalıdır. Mahkemece açıklanan bu olgular gözardı edilerek yersiz gerekçelerle yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 14.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.