7. Hukuk Dairesi 2009/3619 E. 2010/2900 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2009/3619 E. 2010/2900 K. — Yargıtay Kararı

7. Hukuk Dairesi 2009/3619 Esas 2010/2900 Karar 11.05.2010
7. Hukuk Dairesi 2009/3619 E.,  2010/2900 K.

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, dosyadaki belgeler okundu. Tetkik hakiminin açıklamaları dinlendi. Gereği görüşüldü:
Kadastro sırasında dava ve temyize konu 1043 ada 17, 863 ada 1, 865 ada 10, 881 ada 54, 893 ada 39, 864 ada 10 parsel sayılı taşınmazlar 4753 sayılı Kanun uyarınca oluşan tapu kayıtlarına dayanılarak davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ..., miras yoluyla gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davacı ...'in 1043 ada 17, 863 ada 1, 865 ada 10, 881 ada 54, 893 ada 39 parsel sayılı taşınmazlar ile 864 ada 10 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen ek raporunda (B) harfi ile işaretli 1537.63 m² yüzölçümündeki bölümüne yönelik davasının kabulüne, taşınmazların davacı ... adına tapuya tesciline, 864 ada 10 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişinin ek raporunda (A) harfi ile işaretli 14935,79 m² bölümün tespit gibi davalı hazine adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava ve temyize konu 1043 ada 17, 863 ada 1, 865 ada 10, 881 ada 54, 893 ada 39 parsel sayılı taşınmaz ile 864 ada 10 parsel sayılı taşınmazın uzman bilirkişi tarafından düzenlenen raporda (B) harfi ile işaretli 1537,63 m2 yüzölçümündeki bölümü üzerinde tespit gününde adına tescile karar verilen davacı ... yararına 3402 sayılı Kadastro Kanununun 14 ve 46/1. maddesi hükmünde öngörülen kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile taşınmaz edinme koşullarının gerçekleştiği mahkemece yapılan keşif, uygulama, toplanıp değerlendirilen delillerle belirlenmiştir. Bu nedenler ve hükümde gösterilen diğer gerekçelere göre davalı hazinenin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
Ne varki taşınmazların kadastro tespiti 26.7.1972 tarihinden sonra yapılmıştır. 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmünde bir kimse aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden zilyetlik yoluyla sulu toprakta 40, kuru toprakta 100 dönüm yüzölçümündeki taşınmaz mal iktisap edebilir. Nevarki, mahkemece davanın dayanağını oluşturan 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü uyarınca araştırma ve soruşturma yapılmış ise de yapılan araştırma ve soruşturma yöntemine uygun olmadığı gibi ayrıca yetersizdir.
O halde bu konuda mahkemece sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için adına tescile karar verilen zilyet davacı ... ile bağışlayanı babası ... ...'in onaylı nüfus kayıt örneği, ölmüş ise dava dışı tüm mirasçılarını gösterecek şekilde onaylı nüfus aile tablosu ilgili Nüfus Müdürlüğünden getirtilerek kimlikleri bu yolla sağlıklı biçimde belirlenmeli, adlarına kayıtsız ve belgesizden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği yoluyla başkaca taşınmaz mal tespit yada tescil edilip edilmediği Kadastro Müdürlüğü, Tapu Sicil Müdürlüğü ve Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüklerinden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, tespit edilen taşınmazlar varsa sözü edilen taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar, davalı iseler dava dosyaları da getirtilmeli, paylı tespit edilen taşınmazlar varsa taşınmazın yüzölçümü payda kabul edilerek ilgiliye o taşınmazda payı karşılığında kaç m2 taşınmaz mal isabet edeceği belirlenmeli, davalı olan ve hükme bağlanmayan dava dışı taşınmazlar varsa etkili bir denetim ve kontrol için usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü ile 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesi hükmü de dikkate alınarak birleştirilip birleştirilmeyeceği düşünülmeli, bu yolla sağlıklı biçimde etkili bir kontrol ve denetim yapılmalı, hükme bağlanan, kesinleşen davalar varsa sonuçları dikkate alınmalı, bundan sonra sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 11.05.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın