7. Ceza Dairesi 2025/1431 E. 2025/9148 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2025/1431 E. 2025/9148 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2025/1431 Esas 2025/9148 Karar 17.06.2025
7. Ceza Dairesi 2025/1431 E.,  2025/9148 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2024/130 E., 2024/475 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
KARAR : Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, eşya müsaderesi
TEMYİZ EDENLER : Katılan ... İdaresi vekili, sanık
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın; 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesindeki düzenleme uyarınca sanık hakkındaki hükmün daha önce Yargıtay temyiz incelemesinden geçmesi ve 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunla 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231/12. maddesinde yapılan değişiklik nedeniyle karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin kararı temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Dava konusu nakil aracı hakkında mahallinde karar verilmesi mümkün görülmüştür.

Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia, savunma ve toplanan tüm delillerle birlikte 5271 sayılı Kanun'un 231/6. maddesinde yer alan koşulların gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan vekilinin ve sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılık içermeyen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla ONANMASINA, 17.06.2025 tarihinde karar verildi.

KARŞI DÜŞÜNCE

Kaçakçılık suçundan sanık ... hakkında kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, sanık ile katılan idare vekilinin temyizi üzerine, kararın istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle incelenmeksizin iadesi yerine sayın çoğunluğun temyiz incelemesi yaparak bozmaya ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; 14.03.2024 tarih ve 32487 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanunun 15 inci maddesiyle Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasında değişikliğe gidilmiştir. Bu fıkrada “272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir.” hükmü getirilmiştir. 12 nci fıkra ile Ceza Muhakemesi Kanununun 272 nci maddesinin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulabileceği açıkça belirtilmiştir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanacaktır. Yani şartlarının varlığı halinde bölge adliye mahkemesinin kararı temyiz kanun yoluna tabi olacaktır. Yine, 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde de temyiz kanun yoluna gidilebilecektir. Somut olayda olduğu gibi, daha önce temyiz incelemesinden geçen ancak sonrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi hâlinde bu karar da istinaf yasa yoluna tabi olacaktır. Çünkü 7499 sayılı Yasa ile değişik Ceza Muhakemesi Kanununun 231 inci maddesinin 12 nci fıkrasında, bu kararların açıkça istinaf kanun yoluna tabi olduğu belirtilmiş, istisna olarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebileceği belirtilmiş, başkaca da bir istisnaya yer verilmemiştir. Kanun Koyucunun aksi kanaatte olması halinde bu hususun da açıkça istisnalar arasında sayılması gerekirdi. Bu anlatılanlar dikkate alındığında, kararın istinaf kanun yoluna tabi olması nedeniyle bölge adliye mahkemesine gönderilmek üzere incelenmeksizin iadesi yerine, sayın çoğunluğun temyiz incelemesi yaparak bozmaya ilişkin kararına katılmıyorum. 17.06.2025

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın