7. Ceza Dairesi 2024/4426 E. 2024/6865 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2024/4426 E. 2024/6865 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2024/4426 Esas 2024/6865 Karar 11.09.2024
7. Ceza Dairesi 2024/4426 E.,  2024/6865 K.

MAHKEMESİ :Sulh Ceza Hâkimliği SAYISI : 2023/2880 Değişik İş SUÇ : 6831 sayılı Orman Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR : İtirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Şüpheli ... hakkında yapılan soruşturmada Biga Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 05.12.2022 tarihli ve 2022/4515 soruşturma, 2022/3235 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara karşı yapılan itirazın mercii Çanakkale 2. Sulh Ceza Hâkimliğinin 25.10.2023 tarihli ve 2023/2880 değişik iş sayılı kararıyla reddine karar verilmiştir.

Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 14.05.2024 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/56966 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 28.05.2024 tarihli ve KYB-2024/56966 sayılı kanun yararına bozma isteminin;

"5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında, Dosya kapsamına göre, ...'nün bila tarihli cevabi yazısına göre, 3140 parsel numaralı orman arazisinde herhangi bir ekim, sürüm veya başkaca faaliyetin olmadığının belirtildiği ve fotoğraflara göre şüphelinin işgal ve faydalanma suçunu işlediğine dair somut delil elde edilemediği gerekçeleriyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmiş ise de; Biga Orman İşletme Müdürlüğünün 07/10/2022 tarihli suç tutanağında 3140 parsel numaralı orman arazisinin bitişiğinde bulunan 2627 nolu parsel sahibinin 2710 metre karelik alanda işgal ve faydalanma olduğunun belirtilmesi karşısında, gerekirse tutanak tanıklarının dinlenmesi, tapu kayıtlarının getirtilmesi ve mahallinde keşif yapılarak söz konusu parselde en son ekim, dikim veya sürüm gibi eylemlerin ne zaman yapılmış olabileceği hususunda bilirkişi raporunun alınması gerektiği gözetilmeden, itirazın kabulü ile soruşturmanın genişletilmesi yerine, yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Suç tutanağına konu alanda işgal ve faydalanmada bulunulduğunun tespiti halinde bu hususun mahallinde soruşturma konusu yapılabileceği gözetilerek;

07.10.2022 tarihli suç tutanağına göre, orman muhafaza memurları tarafından yapılan incelemede, tapulu parsel bitişiğinde "işgal ve faydalanma tespit edildiği belirtilerek", 2727 numaralı parsel sahibi olan şüpheli hakkında suç tutanağı düzenlendiği, şüphelinin ifadesinde suçlamayı kabul etmediği, Kocatepe Orman İşletme Şefliğinin bila tarihli yazısı ile ilgili parselde orman işletme şefi tarafından yapılan kontrolde herhangi bir ekim, dikim, sürüm ve başkaca faaliyet yapılmadığının belirtildiği, suç tutanağında bahse konu alanda sadece soyut bir ifade ile işgal ve faydalanma tespit edildiğinin belirtildiği anlaşılmakla, kanun yararına bozma isteminin reddine karar verilmiştir.

III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 11.09.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın