7. Ceza Dairesi 2024/1912 E. 2024/6392 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2024/1912 E. 2024/6392 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2024/1912 Esas 2024/6392 Karar 13.06.2024
7. Ceza Dairesi 2024/1912 E.,  2024/6392 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/180 E., 2023/1232 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, nakil aracının iadesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî onama, kısmî bozma

Sanıklar ve suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istemi, beraat ve düşme kararlarının hukuka aykırı olması sebebi ile hükmün bozulması talebine ilişkindir.

2.Sanık ...'ın temyiz istemi; kararın hukuka aykırı olması ve re'sen tespit edilecek sebeplerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Suç tarihinde dur ihtarına uymayarak kaçan ve terk vaziyette bulunan araçta yapılan aramada 10.250 paket kaçak sigara ele geçirildiği, olay yerinde yapılan araştırmada iki kişinin kaçtığı tespit edilmekle, sanık ...'ın sürücülüğünü yaptığı başka bir araçta sanık ... ile suça sürüklenen çocuk ...'nin yakalandığı anlaşılmıştır.

Sanık ... savunmasında, yakalanan ve kollukta ifade veren kişinin kendisi olmadığını, aynı restaurantta çalışan ... isimli şahsın kimliğini çalarak atılı suçu işlediğini beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir.

Suça sürüklenen çocuk ... savunmasında sanık ...'ı mahalleden tanıdığını, sigaraların sanık ...'a ait olduğunu beyan ederek atılı suçu kabul etmemiştir.

A. Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkındaki Düşme Kararına Yönelik Temyizi Yönünden
Suç tarihinde 15-18 yaş grubunda olduğu anlaşılan suça sürüklenen çocuğun yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası gereği bu sürenin 5 yıl 4 ay olduğu, 5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlem olan 17.03.2016 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren suça sürüklenen çocuk yönüyle 5 yıl 4 aylık olağan zamanaşımı süresinin hüküm tarihi olan 16.10.2023 tarihinde gerçekleşmiş olduğu anlaşılmakla kamu davasının düşürülmesine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamıştır.

B. Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Beraat Kararlarına Yönelik Temyizi Yönünden
1.Sanıkların yargılama konusu eylemi için belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.

2.5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi gereği zamanaşımını kesen son sebep olan 17.03.2016 tarihli mahkûmiyet kararından itibaren temyiz inceleme tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.

C. Sanık ...'ın Temyizi Yönünden
Sanığın savunmasında nüfus cüzdanının aynı iş yerinde çalışan ... tarafından alınıp kullanıldığını, yakalanan ve kollukta ifade veren kişinin kendisi olmadığını beyan etmesi, sanığın yargılamada bildirdiği adres ve telefonun soruşturmada bildirilen adres ve telefon numarasından farklı olması, olay yerinden kaçan suça sürüklenen çocuk ...'nin, sanık ...'ı mahalleden tanıdığını beyan etmesi ancak dosya kapsamında sanık beyanına göre sanık ...'ın Adana'da ikâmet etmediğinin anlaşılması karşısında, suç tarihinde olay yerinden kaçan ve kollukta ifade veren kişinin sanık ... olup olmadığının ve suçun failinin tespiti bakımından, ...'ın kolluk ifade tutanağı ve soruşturma aşamasındaki tutanaklarda bulunan imzanın sanığın el ürünü olup olmadığının tespiti bakımından kriminal inceleme yaptırılması, sanık ...'ın savunmasında geçen ...'un tanık sıfatıyla dinlenilerek, suç duyurusunda bulunulması, hakkında dava açılması halinde birleştirme kararı verilerek sanığın hukukî durumunun tayin ve takdir edilmesi, olay yerinden kaçan kişinin ... ya da ... olup olmadığının suça sürüklenen çocuk ...'ye usulüne uygun teşhis ettirilmesi, malen sorumlunun ifadesinde ismi geçen ... ve bu kişinin arkadaşı olan ... isimli şahsın tanık sıfatıyla dinlenilerek suç tarihinde aracı emanet verdiği kişinin tespit edilmesi ile sanık ...'ın suç tarihinde kullandığı cep telefonu numarasının tespiti ile HTS kayıtları celp edilerek suç tarihi ve saatinde olay yerinde olup olmadığının tespit edilmesi yerine eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre ise;
1.Suç tarihinde yürürlükte olan 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) ilgili maddelerinin somut olaya uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanık hakkında lehe Kanun'un tespit edilmesi gerektiği gözetilmeden, denetime imkan verecek şekilde somut lehe Kanun tespiti yapılmadan hüküm tesisi,

2.7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulanmasının olanaklı hale geldiği ve sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu kaçak sigaraların gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarının sanık tarafından kovuşturma evresinde, hüküm verilinceye kadar ödenmesi halinde 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezasında yarı oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezasında üçte bir oranda indirim yapılacağı ihtar edilerek indirim oranında yanıltılması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
A. Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Suça Sürüklenen Çocuk ... Hakkındaki Düşme Kararına Yönelik Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) paragrafında açıklanan nedenlerle katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

B. Katılan Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Sanıklar ..., ..., ... ve ... Hakkındaki Beraat Kararlarına Yönelik Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) paragrafında açıklanan nedenlerle katılan Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

C. Sanık ...'ın Temyizi Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) paragrafında açıklanan nedenlerle sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.06.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın