7. Ceza Dairesi 2023/9576 E. 2025/6172 K. — Yargıtay Kararı
7. Ceza Dairesi 2023/9576 Esas 2025/6172 Karar 30.04.2025
7. Ceza Dairesi 2023/9576 E., 2025/6172 K.
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/1614 E., 2021/473 K. SUÇ : 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Hendek 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/793 Esas, 2020/84 Karar sayılı kararı ile sanığın atılı suçtan beraatine karar verilmiştir.
B.İstinaf Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/1614 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu üzerine sanığın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 30/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 51, 52 ve 62. maddeleri uyarınca erteli 10 ay hapis ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanığın temyiz sebepleri; usule aykırı arama olduğu gibi teknik bir hukuki bilgiyi gerektiren bir itiraz konusunu bilmesinin beklenmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, taklit olduğunu bilmediği ürünlerin satışı dahi yapılmadan arama usullerine aykırı biçimde elde edilerek verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraati gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Suç tarihinde yürürlükte bulunan 6769 sayılı Kanun'un 30/1. maddesinde düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi olup, şikâyetçi vekilinin şikâyeti üzerine, sanığa ait işyerinde yapılan aramada üzerlerinde şikâyetçi firma adına tescilli markaların bulunduğu taklit ürünlerin satışa arz edilmiş halde ele geçirildiği iddiası ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan kamu davası açılmış ise de;
Marka hakkına tecavüz suçlarında şikâyet hakkı, münhasıran marka sahibine ait olup, tescilli markanın sahibi olan ve marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayan gerçek veya tüzel kişiler şikâyetçi olabilir.
Diğer bir ifade ile şikâyet hakkını kullanacak marka sahibi Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tutulan marka sicilinde, adına markanın tescil edildiği gerçek veya tüzel kişidir.
Şikâyet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan bu hakkın başkaları tarafından kullanılması mümkün değildir.
Hak sahibi kişiler şikâyet tarihinde, şikâyette bulunma yetkisini veren vekâletname bulunmak koşulu ile avukatları vasıtasıyla da şikâyette bulunabilir. Davaya vekâlet konusu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 71-83. maddelerinde düzenlenmiş olup, hem 6100 sayılı Kanunda hem de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda (6098 sayılı Kanun) vekâletnamelerin herhangi bir şekil şartına bağlı olmadığı kabul edilmiştir. Şikâyet hakkını kullanma konusunda asıl olanın vekâlet verenin iradesi olduğu yönündeki ilke ışığında somut olaya gelince;
Dosya içerisinde mevcut olan ve Mıchael Kors Internatıonal Gmb firmasının yetkilileri tarafından ... irtibat bürosu yetkilisi ...’e verilen asıl vekâletnamenin içeriğinde “Bir gümrük süreci ya da başka bir süreci takip etme anlaşması vaka bazında mektup, faks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır.” şeklindeki kısıtlamaların bulunması ve Dairemizin 13.12.2022 tarihli tevdii kararına rağmen katılan firma vekilinin, sanık hakkında şikâyet hakkının kullanılması amacıyla ve şikâyet tarihini kapsar şekilde marka sahibi firmanın yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, faks veya elektronik posta iletisi aslını veya tercümesinin onaylı örneklerini dosyaya ibraz edemediği anlaşıldığından, marka sahibi firmanın sanık hakkında şikâyet tarihi itibarıyla hukuken geçerli bir şikâyetinin bulunmadığı gözetilerek davanın düşürülmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırılık bulunmuştur.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.02.2021 tarihli ve 2020/1614 Esas, 2021/473 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 302/2. madde ve fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 30.04.2025 tarihinde karar verildi.
Bu kararı dosyanızda kullanın
Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.
İnternet sitemizde gizliliğinizi koruyabilmek ve size daha iyi bir deneyim sunmak için sınırlı sayıda çerezler yer alır. Kullandığımız çerezler hakkında daha fazla bilgi edinmek için Çerez Politikamıza bakın.