7. Ceza Dairesi 2023/8581 E. 2024/9600 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2023/8581 E. 2024/9600 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2023/8581 Esas 2024/9600 Karar 05.11.2024
7. Ceza Dairesi 2023/8581 E.,  2024/9600 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/221 E., 2021/1539 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiin temyiz sebepleri; sanığın ticaret kastı bulunmadığına, kanunî ve takdirî indirim yapılmadığına, sanığın ifadesine başvurulmadan karar verildiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir.

II. GEREKÇE
Rutin kontroller esnasında, yolcu otobüsünde önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, sanığa ait poşetlerden 109 karton kaçak sigaranın ele geçirildiği anlaşılmıştır.
Sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesine muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
Sanık savunmasında; suça konu sigaraları satacağını beyan etmek suretiyle üzerine atılı suçu ikrar etmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 21.04.2015 tarih ve 2014/10-623 Esas, 2015/117 sayılı kararında da yabancı uyruklu olup, yakalandığında üzerinde herhangi bir kimlik belgesi çıkmayan sanığın nüfus ve adlî sicil kayıtları ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadan sadece beyan edilen kimlik bilgilerine dayanılarak hüküm kurulmasının usul ve kanuna aykırı olduğu kabul edilmiştir.
6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun 91. maddesinde geçici koruma "Ülkesinden ayrılmaya zorlanmış, ayrıldığı ülkeye geri dönemeyen, acil ve geçici koruma bulmak amacıyla kitlesel olarak sınırlarımıza gelen veya sınırlarımızı geçen yabancılara geçici koruma sağlanabilir." şeklinde hüküm altına alınmış olup bu kişilerin Türkiye'ye kabulü, Türkiye'de kalışı, hak ve yükümlülüklerinin Cumhurbaşkanı tarafından çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmiştir.
6458 sayılı Kanun'un 91. maddesi uyarınca çıkartılan Geçici Koruma Yönetmeliği'nin (Bakanlar Kurulu Kararının Tarihi: 13.10.2014 No: 2014/6883 Dayandığı Kanunun Tarihi: 04.04.2013 No: 6458 Yayımlandığı Resmî Gazete'nin Tarihi: 22.10.2014 No: 29153) 21. maddesinde; Bu Yönetmelik kapsamındaki yabancıların kayıtları sırasında kimliğine ilişkin belge sunamayan yabancının, aksi ispat edilinceye kadar beyanının esas alınacağı, fotoğraf, parmak izi ya da kimlik tespitine elverişli diğer biometrik verilerin esas alınıp merkezi veri tabanına kaydedileceği, mevcut biometrik verilerle eşleştirileceği, kayıt altına alınan yabancıların bilgilerinin derhal Göç İdaresi Genel Müdürlüğü'ne bildirileceği, yabancıların kayıt bilgilerinin doğum, ölüm, evlilik, boşanma, gönüllü geri dönüş gibi hallerde güncelleneceği, adres kayıt sistemine kaydedilecekleri düzenlemeleri getirilmiş olup 22. maddesinde ise; kayıt işlemleri tamamlananlara, valilikler tarafından geçici koruma kimlik belgesi düzenleneceği, geçici koruma kimlik belgesi verilenlere, 25.04.2006 tarihli ve 5490 sayılı Nüfus Hizmetleri Kanunu kapsamında yabancı kimlik numarası verileceği belirtilmiştir.
6458 sayılı Kanunun 121. maddesine dayanılarak çıkartılan Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelik 17 Mart 2016 tarih ve 29656 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir.
Somut olayımızda ise; Suriye vatandaşı olan sanığın yakalandığı esnada üzerinde kimlik belgesi bulunmadığından beyanına göre adının ....ve doğum tarihinin 01.01.1996 olduğunun anlaşılması, hastane raporunda yer alan barkotta doğum tarihinin 01.01.1997 olarak belirtilmesi, Cumhuriyet savcısı tarafından doğum tarihi 1997 olarak kabul edilen sanığın suça sürüklenen çocuk sıfatıyla müdafii huzurunda ifadesinin alınması, sanığın adı Rim Muhammed Alahmad, doğum tarihi ise 1997 olarak kabul edilerek suça sürüklenen çocuk sıfatıyla hakkında kamu davası açılması, kovuşturma aşamasında sanığın Mahkemeye ibraz ettiği yabancı kimlik belgesinin tercümesine göre adının ...., doğum tarihinin ise 01.06.1988 olduğu tespit edilip suça sürüklenen çocuk sıfatı kaldırılarak yargılamaya devam edilmesi, gerekçeli kararın başlığında ise sanığın adının Rim Muhammad Alahmad ve doğum tarihinin 1997 olduğunun belirtilmesi, bu aşamada Suriye'ye yönelik adli yardımlaşma taleplerine Dışişleri Bakanlığınca yapılacak bildirime kadar ara verilmesi karşısında sanığın resmî kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemeyeceği sabit ise de; soruşturma makamınca sanığın beyanı üzerine tespit edilen kimlik bilgileri, kovuşturma aşamasında ibraz edilen kimlik bilgileri ile kolluk tarafından tespit edilen parmak izlerinin ve fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliği'nin 21 ve 22. maddeleri uyarınca sanığın Türkiye'ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numarası ile adres kayıt sistemindeki kaydının tespit edilmesi ile kimliğinin belirlenmesi, bu kapsamda sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 31. maddesinin tatbiki yönüyle yaş tespitine esas olacak kemik grafisinin çektirilmesinin ardından içinde radyoloji uzmanının da bulunduğu sağlık kurulundan rapor alınıp, gerektiğinde Adlî Tıp Kurumundan da görüş alınarak suç tarihindeki gerçek yaşının bilimsel olarak saptanması, bu şekilde sanığın isim ve yaşı ile ilgili dosya içeriğindeki çelişkinin giderilmesi, çelişki arz eden kimlik bilgilerinin düzeltilmesinin sağlanıp, düzeltilen iddianameye göre sanığın sorgusunun yapılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa bozma sonrası herhangi bir etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadığı cihetle, soruşturma aşamasında kendisine ihtaratta bulunulmayan sanığa suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı açıkça bildirilerek ödemesi halinde cezasından 1/2 oranında indirim yapılacağının ihtar edilmesi gerekirken etkin pişmanlık ihtaratı yapılmadan hüküm kurulması ve bu itibarla ödeme yapmadığından bahisle hakkında etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 05.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın