7. Ceza Dairesi 2023/14345 E. 2025/3720 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2023/14345 E. 2025/3720 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2023/14345 Esas 2025/3720 Karar 12.03.2025
7. Ceza Dairesi 2023/14345 E.,  2025/3720 K.

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2020/2061 E., 2021/1949 K.
SUÇ : 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ
A. İlk Derece
Düzce 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2020 tarihli ve 2019/209 Esas, 2020/47 Karar sayılı kararı ile sanığın 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'na (6769 sayılı Kanun) muhalefet suçundan beraatine karar verilmiştir.

B.İstinaf
Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2020/2061 Esas, 2021/1949 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın 6769 sayılı Kanun'un 30/1. maddesi, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 ve 50. maddeleri uyarınca hapis cezasından çevrilen
6000,00 TL ve 4 gün karşılığı 80,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve adli emanetteki ürünlerin müsaderesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Sanığın temyiz sebepleri; kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, ürünlerin marka taklidi olduğunu bilmediğini ve böyle bir markanın varlığından dahi haberinin olmadığını defaatle beyan etmesine ve aksinin de kanıtlanamamış olmasına karşın verilen hükmün şüpheden sanık yararlanır ilkesine aykırı olduğuna, müşteri portföyü dikkate alındığında marka ambleminin ürünlerde yer alması neticesinde satılıyor olmasının beklenemeyeceğine, markaya tecavüz ederek kâr gütme gibi bir amacı olmadığına, suç kastı bulunmadığına, ürünlerden kâr sağlamadığına ve beraati gerektiğine ilişkindir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe
Suç ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 30/1. maddesinde düzenlenen suçun soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete tabi olup, katılan vekilinin şikâyeti üzerine, sanığa ait işyerinde yapılan aramada üzerlerinde katılan firma adına tescilli markaların bulunduğu taklit ürünlerin satışa arz edilmiş halde ele geçirildiği iddiası ile sanık hakkında marka hakkına tecavüz suçundan kamu davası açılmış ise de;

Marka hakkına tecavüz suçlarında şikâyet hakkı, münhasıran marka sahibine ait olup, tescilli markanın sahibi olan ve marka korumasından doğan hakları tecavüze uğrayan gerçek veya tüzel kişiler şikâyetçi olabilir.

Diğer bir ifade ile şikâyet hakkını kullanacak marka sahibi Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tutulan marka sicilinde, adına markanın tescil edildiği gerçek veya tüzel kişidir.

Şikâyet hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı bir hak olduğundan bu hakkın başkaları tarafından kullanılması mümkün değildir.

Hak sahibi kişiler şikâyet tarihinde, şikâyette bulunma yetkisini veren vekâletname bulunmak koşulu ile avukatları vasıtasıyla da şikâyette bulunabilir. Davaya vekâlet konusu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 71-83. maddelerinde düzenlenmiş olup, hem 6100 sayılı Kanunda hem de 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununda (6098 sayılı Kanun) vekâletnamelerin herhangi bir şekil şartına bağlı olmadığı kabul edilmiştir. Şikâyet hakkını kullanma konusunda asıl olanın vekâlet verenin iradesi olduğu yönündeki ilke ışığında somut olaya gelince;

Dosya içerisinde mevcut olan Make-up Art Cosmetıcs Inc. firmasının yetkilisi tarafından ... irtibat bürosu yetkilisi ...’e verilen asıl vekâletnamenin içeriğinde “Bir gümrük süreci ya da başka bir süreci takip etme anlaşması vaka bazında mektup, telefaks veya e-posta iletişimi ile yapılacaktır." şeklindeki kısıtlamanın bulunması ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 09.10.2022 tarihli eksikliğin giderilmesi konulu yazısına rağmen katılan firma vekilinin, sanık hakkında şikâyet hakkının kullanılması amacıyla ve şikâyet tarihini kapsar şekilde marka sahibi firmanın yetkilileri tarafından kendilerine verilmiş izin içeren mektup, telefaks veya elektronik posta iletisi aslını veya tercümesinin onaylı örneklerini dosyaya ibraz edemediği anlaşıldığından, marka sahibi firmanın sanık
hakkında suç tarihi itibarıyla hukuken geçerli bir şikâyetinin bulunmadığı gözetilmeden, davanın düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırılık bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 03.06.2021 tarihli ve 2020/2061 Esas, 2021/1949 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. madde ve fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2025 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın