7. Ceza Dairesi 2022/8201 E. 2024/10354 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2022/8201 E. 2024/10354 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2022/8201 Esas 2024/10354 Karar 26.11.2024
7. Ceza Dairesi 2022/8201 E.,  2024/10354 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2018/778 E., 2021/593 K.
SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının
Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi, mükerrirlere özgü infaz rejimi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Katılan ... vekilinin temyiz istemi; münhasıran vekâlet ücretine ilişkin olup, ... lehine vekâlet ücretine hükmolunurken sehven Gümrük İdaresinden bahsedildiğine ilişkindir.

2.Sanığın temyiz istemi; yakalanan kaçak sigaraların kendine ait olmadığına ilişkindir.

II. GEREKÇE
Sanığın kolluk görevlilerince 22.09.2012 tarihinde semt pazarında tezgah arasında bulunan kasa
içerisinde kaçak sigara satarken görülerek yakalandığı ve uhdesinde 127 paket kaçak sigara ele geçirildiği, sanığın 13.01.2013 tarihinde ise, yine semt pazarında tezgahta kaçak sigara satarken görülerek yakalandığı ve uhdesinde 91 paket kaçak sigara ele geçirildiği, bu iki olaya ilişkin olarak, sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan ayrı kamu davalarının açıldığı, dava dosyalarının yargılama aşamasında zincirleme suç hükümlerinin değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle birleştirildiği anlaşılmıştır.

Sanık 22.09.2012 tarihli olaya ilişkin 07.04.2015 tarihli duruşmadaki savunmasında; kaçak sigara satarken yakalandığını belirterek ikrarda bulunduğu, 24.03.2021 tarihli savunmasında ise; kaçak sigaraların pazar yerinin ortasında ele geçirildiğini, kendisi ile ilgisinin bulunmadığını belirterek inkara yönelmiştir.

Sanık 13.01.2013 tarihli olaya ilişkin mahkemedeki savunmasında; olay yerinde yakalanan sigaraların kendisine ait olmadığını, kendisinin pazarda limon satmakta olduğunu belirterek inkarda bulunmuştur. Bunun üzerine beyanlarına başvurulan tutanak tanıklarının ise tutanak içeriğinin doğru olduğunu beyan ettikleri anlaşılmıştır.

Sanığın her iki olayda kaçak sigara satmakta iken suçüstü yakalanması, 22.09.2012 tarihli olaya ilişkin 07.04.2015 tarihli duruşmadaki ikrarı ve 13.01.2013 tarihli olaya ilişkin tutanak tanıklarının tutanak içeriğini doğrulayan beyanları karşısında, sanığın inkara ilişkin savunma içeriklerine itibar etmenin mümkün bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın üzerine atılı suçun sübuta erdiği anlaşılmış olup, sanık hakkında zincirleme suçtan mahkûmiyet hükmü kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak;
1.Sanığın adlî sicil kaydında bulunan mahkemece 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına da engel kabul edilen, Gaziosmanpaşa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/1045 Esas, 2012/1860 Karar sayılı ilâmın, 4733 sayılı Kanun'un 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasına muhalefet suçuna ilişkin olduğu, uyarlama yargılaması neticesinde 5607 sayılı Kanun'dan hüküm kurulmuş olmasının da suçun bu niteliğini değiştirmeyeceği, 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki ''İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz'' şeklinde düzenlemeye göre, etkin pişmanlık hükümlerinden istifade şartı olarak failin kaçakçılık suçundan mükerrir olmaması gerektiği, 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun kaçakçılık suçu olmadığı, bu nedenle söz konusu ilâmın sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel teşkil etmeyeceği nazara alınarak, sanığa suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olduğu kabul edilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca usule uygun etkin pişmanlık ihtaratında bulunularak neticesine göre karar verilmesi gerekirken, etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel adlî sicil kaydı olduğundan bahisle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasına karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

2.Katılan ... lehine vekâlet ücretine hükmolunurken Gümrük İdaresinden de bahsedilerek hükümde karışıklığa neden olunması hususları hukuka aykırı bulunmuştur.

III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan ... vekili ile sanığın temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 26.11.2024 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın