7. Ceza Dairesi 2022/4694 E. 2023/9874 K. — Yargıtay Kararı :: Hukuk Asistan
Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2022/4694 E. 2023/9874 K. — Yargıtay Kararı

7. Ceza Dairesi 2022/4694 Esas 2023/9874 Karar 09.11.2023
7. Ceza Dairesi 2022/4694 E.,  2023/9874 K.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2021/907 E., 2021/1186 K.
SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM : Mahkûmiyet, müsadere
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 08.04.2010 tarihli ve 2009/999 Esas, 2010/557 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar
verilmiştir.

2.Sanığın denetim süresi içinde kasıtlı suç işlediğinin ihbarı üzerine Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2016 tarihli ve 2016/319 Esas, 2016/588 Karar sayılı kararı ile hükmün açıklanmasıyla sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 5 ... hapis ve 80,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3.Anılan kararın sanık tarafından temyizi üzerine dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 7242 sayılı Kanun'un 61 ve 62 nci maddeleriyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3 ve 5 inci maddelerinde yapılan değişikliklerin, hakkında mahkûmiyet hükmü kurulmuş olan sanığın lehine olabileceğinden, 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesinin ikinci fıkrasındaki düzenleme gereği mahkemesine iade edilmiştir.

4.Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2021 tarihli ve 2021/907 Esas, 2021/1186 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve yirmikinci fıkraları ile 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi uyarınca 3 ... 10 gün hapis ve 20,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
1.Sanığın temyiz isteği; iş yerinin babasına ait olduğuna, usulüne uygun tebligat yapılmadığından savunma hakkının ihlal edildiğine ve yeterli araştırma yapılmadığına ilişkindir.

2.O yer Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; suça konu çayların müsaderesi gerekirken dava konusu olmayan cep telefonları hakkında müsadere kararı verildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1.Gaziantep Sulh Ceza Mahkemesinin 2009/2092 Değişik İş sayılı adlî arama kararı ile sanığın iş yerinde yapılan aramada 224 kg kaçak çay tespit edilmiştir.

2.Sanık savunmalarında suçlamayı kabul etmemiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun iadesi üzerine sanığa 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca gümrüklenmiş değerin iki tutarın ihtar edildiği, sanığın ödeyecek maddi gücü olmadığını beyan ettiği anlaşılmıştır.

3.Kaçak eşyaya mahsus tespit varakası dosyada mevcuttur.

4.06.01.2010 tarihli bilirkişi raporunda ibraz edilen faturanın gerçek bir alım satımı göstermediği kanaati bildirilmiştir.

IV. GEREKÇE
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu
olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki sübuta yönelen temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.Ancak;

1.15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı ... Hâzinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." hükmünü içermesi karşısında; kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği, sanığa soruşturma aşamasında etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmadığı cihetle, suça konu eşyanın gümrüklenmiş değerin iki katı tutarının hesaplanarak, verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılacağının sanığa bildirilmesi gerekirken indirim oranı 1/3 olarak bildirilmek suretiyle sanığın yanıltılması hukuka aykırı bulunmuştur.

2.28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yapılan değişiklik öncesi anılan maddede öngörülen hapis cezası üst haddinin 2 yıl olduğu gözetilerek; Anayasa Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 24 üncü maddesi ile yeniden düzenlenen ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin birinci fıkrasında hüküm altına alınan basit yargılama usulüne ilişkin aynı Kanunun geçici 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan “...kovuşturma evresine geçilmiş...” ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmesi, aynı şekilde 16.03.2021 tarihli, 31425 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 tarihli ve 2020/81 Esas, 2021/4 Karar sayılı kararı ile yargılama aşamasında olup, henüz kesinleşmiş hükümle sonuçlanmamış dosyalar yönünden, ceza miktarı üzerinde fail lehine etki doğuracağı, bu nedenle belirli bir tarih itibarıyla hükme bağlanmış olan dosyalarda basit yargılama usulünün uygulanmamasının Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğu gerekçesiyle 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen Geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan "...hükme bağlanmış..." ibaresinin iptal edildiği de dikkate alınmak suretiyle, 5237 sayılı Kanun'un 7 nci ve 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddeleri uyarınca sanığın eyleminin “basit yargılama usulü” yönünden yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

3.Hükmün açıklanmasına esas alınan Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2013 tarihli ve 2013/175 Esas, 2013/394 Karar sayılı ilâmına konu, denetim süresinde işlenen suçun 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçu olduğu, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması hâlinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması hâlinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içermesi, yine aynı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un beşinci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği anlaşılmakla; Gaziantep 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 09.04.2013 tarihli ve 2013/175 Esas, 2013/394 Karar sayılı

dosyasında uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı, uyarlama yargılaması neticesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilip verilmediği araştırılarak, neticesine göre 08.04.2010 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı sonrası denetim süresinde suç işlenip işlenmediğinin yeniden değerlendirilmesinin gerektiğinin gözetilmemesi,

4.Dava konusu kaçak çay olduğu halde dosya ile ilgisi bulunmayan kaçak telefonların müsaderesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziantep 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.10.2021 tarihli ve 2021/907 Esas, 2021/1186 Karar sayılı kararına yönelik sanığın ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

09.11.2023 tarihinde karar verildi.

Bu kararı dosyanızda kullanın

Hukuk Asistan ile Yargıtay, Danıştay ve emsal kararlarında gelişmiş arama yapın; kararları dosyalarınıza ekleyin, UYAP ve UETS entegrasyonuyla işlerinizi tek yerden yönetin.

Bize yazın